672-673 ve 674 Sayılı Yeni KHK’ler Ne Getiriyor?

672-673 ve 674 Sayılı Yeni KHK’ler
Ne Getiriyor?

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Olağanüstü hal kapsamında bazı tedbirlerin alınması/ bazı düzenlemelerin yapılması bağlamda Anayasanın 121 inci maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4 üncü maddesine göre,  Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nca (17.08.2016 gün ve 29804 sayılı R.G. yay. 670 ve 671 sayılı KHK’lerinde de görüşüldüğü) 15.08.2016 tarihinde kararlaştırılmış ve 01.09.2016 günlü mükerrer R.G. yay. 672, 673 ve 674 sayılı KHK’lerin arz ettiği önem/çok sayıda yasada değişiklik yapılmasını kapsaması hususu da dikkate alınarak, kamuoyunu bilgilendirme bağlamında tarafımdan hazırlanmış genişletilmiş, sistematik bir özeti aşağıya çıkarılmıştır.

Yararlı olmasını diler, saygılarımı sunarım.

Mahmut ESEN                             
Mülkiye Başmüfettişi

***** 

1-OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA KAMU PERSOENELİNE İLİŞKİN BAZI TEDBİRLERİN ALINMASINI DÜZENLEYEN 672 SAYILI KHK

1Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; 

  1. a) Ekli (1) sayılı listede yer alan (42.691) kişi kamu görevinden,
  2. b) Ekli (2) sayılı listede yer alan  (11.518) kişi Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından,
  3. c) Ekli (3) sayılı listede yer alan (323) kişi Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından,

ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan (2) Kişi Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından,

başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır.

[Görevden çıkarma işleminde, 667 sayılı KHK/4 maddesinde öngörülmüş (özel yetkili kurulun teklifi/Bakanın onayı vb.) süreç izlenmektedir. Görevlerine son verilmiş kamu personelinin büyük bölümü (28.163)  MEB personelidir. Ancak kurumların toplam personel sayısı üzerinden yapılan hesaplamaya göre görevine son verilmiş personel sayıları: Mülki İdare Amirlerinde %14, EGM’ de % 5 oranına yükselmektedir. (Bu konuda en yüksek oranın %23 oranı ile hakim/savcılara ait olduğu bilinmektedir.)

Göreve son verme işlemlerinde daha önce KHK’lerde açıklanmış olan açığa alınmış personel listelerinin temel alındığı görülmektedir. Ancak anılan listelere de tam olarak bağlı kalınmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim 246 mülki idare amiri açığa alınmış olduğu halde 303 kişinin görevine son verilmiş, açığa alınmış bazı personelinde görevlerine son verilmemiştir.]

671 sayılı KHK düzenlemesinde olduğu gibi bu kişiler başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın görev/kurumlarından çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacaktır. Teşkilatlarından çıkarılan bu kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe/ memuriyetleri alınmakta; görev yaptıkları teşkilatta veya kamu hizmetinde bir daha istihdam edilmeleri yasaklanmaktadır.

Kamu görevinden çıkarılanların, uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi/ vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan/ müsteşar/hâkim/savcı/kaymakam vb. meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacaklardır. Bu unvan/sıfat/ meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaklardır. (Md. 2)

II-OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLERİN ALINMASINA İLİŞKİN 673 SAYILI KHK

2-22.07.2016 gün ve 667 sayılı KHK gereğince kapatılmış  (54) adet özel öğretim kurum / kuruluşları ile özel öğrenci yurtları yeniden açılmaktadır. (Md.1)

3-İstifa etmiş/emekli olmuş hakim ve savcılara mesleklerine tekrar dönüş olanağı getirilmiştir. (Md.2)

4-Ceza ve infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurulu başkan ve üyelikleri için yeniden seçim yapılacaktır.

5Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlardan:

-Devlet adına yurtdışına (lisans üstü) eğitime gönderilmiş  (158) kişinin öğrencilikle ilişiği kesilmiştir.

-Kaçakçılık Kanunu göre yapılması gereken ikramiye ödemelerinden bunlar yararlandırılmayacaktır.

-İş sözleşmesi feshedilmiş olan kamu iştiraklerindeki işçiler, bundan böyle kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilemeyecektir.

-İş sağlığı ve güvenliği alanında ölçüm, analiz vb. işlerin yapılması; işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlık eğitim verilmesi işlemlerine yönelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilmiş yetki belgeleri iptal edilecektir.

-OHAL ilanından önce lehlerine verilmiş olduğu anlaşılan iflasın ertelenmesi bağlamındaki tedbir kararları kaldırılacaktır.  (Md.4,5,7, 9 ve 10)

6-Görevden uzaklaştırılmış yöneticiler, yöneticilik dışında başka kadro/pozisyonlara atanmak suretiyle görevlerine iade edilebilecektir. (Md.8)

7-22.07.2016 gün ve 667 sayılı KHK bazı ek/değişiklikler yapılmıştır. (Md.10)

-Yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlarca meslekten çıkarma kararlarına karşı
itiraz edilmesi / yeniden incelenmesi talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da
R.G.’de yayımlanacak ve ilgililere tebliğ edilmiş sayılmaktadır.

Pasaportları iptal edilmiş olanların eşlerinin pasaportları da (genel güvenlik açısından)
iptal edilebilecektir.
 

II-OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLERİN ALINMASINA İLİŞKİN 674 SAYILI KHK

8- 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’ye geçici bir madde eklenmiş; özel dershane/ etüd eğitim merkezlerinde altı yıl çalışmış olanlara, KPSS’ne girmeden, kalkınmada öncelikli yörelerde sözleşmeli öğretmen olarak atanabilmeleri konusu düzenlenmiştir.

9Yargı ile ilgili bazı düzenlemeler yapılmıştır. (Md.3-20)

-Bilişim ile ilgili konularda bilgi toplamak/işlemek vb. görevleri için Adli Bilişim İhtisas Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. Son üç yıl içinde Adli Tıpta Uzmanlık Giriş Sınavında 45 ve üzeri puan alanlara yeni bir sınav hakkı getirilmektedir.

– Bölge adliye mahkemelerinde hukuki/fiili nedenlerle kendi üyeleriyle toplanamadığı hallerde Bölge Başkanınca diğer dairelerden üye görevlendirilecektir.

– 5271 sayılı CMK uyarınca taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma halinde kayyım atanacağı (TMSF’nin görevlendirileceği) kuralı getirilmiştir.

-Hükümlü ve tutukluların kurum dışına çıkarılmalarında güvenlik yönünden sakınca bulunması hallerinde dışarı çıkarılmalarına kısıtlama getirilmektedir.

Ceza infaz kurumlarının yapım işleri için (meralar dahil arsa temini/imar planı/ihale vb. konularda) önemli kolaylıklar getirilmiştir.

-Terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 5271 sayılı CMK/133 uyarınca
kayyım atanmasına karar verilmiş şirketlerde görev yapan olan kayyımların yetkileri,
hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmektedir.
Bundan böyle kayyımlık görevleri TMSF tarafından yapılacaktır.

– Hazine ve Vakıflara devredilenlerin dışındaki kapatılmasına karar verilmiş şirketlerin satış ve tasfiye işlemleri konusunda TMSF yetkilendirilmiştir. Maliye Bakanlığınca devredilmesi halinde, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının tasfiye işlemleri de, TMSF tarafından tasfiyesi yapılacaktır. 

10-Güvenlik ile ilgili bazı düzenlemeler yapılmıştır. (Md.21-41)

– Geçici köy korucularının görev alanları gerektiğinde (valilerin onayı ile iller arası da olacak şekilde) genişletilebilecektir. Köy korucularına silah taşına ruhsatı verilecektir. Operasyonlara katılanlara (ek olarak) 21 TL tutarında günlük ödeme yapılacaktır.

-Valilere; kamuya açık alanlarda kurulacak sistemlerin yerlerinin tespiti, kurulumu/alt yapı faaliyetleri koordine konusunda yetki verilmiştir.

İçişleri Bakanlığınca terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı tespit edilen yurtdışındaki eğitim öğretim/sağlık kurumu, vakıf/dernek/şirket yöneticilerine pasaport verilmeyecektir.

-Jandarma ve SGK teşkilat kanunlarında  (daha önce yayımlanmış KHK paralelinde)  bazı ek değişiklikler yapılmıştır. Sıkıyönetim dönemlerinde, Jandarma ve SGK personelinin de TSK emrine gireceğine ilişkin ibareler kaldırılmış, personelin mali/sosyal haklar yönünden TSK Personel Kanununa bağlı olacağı belirtilmiştir. Henüz tamamlanmamış personel alım işlemleri ve nakil/tefi (statü) işlemleri iptal edilmiştir.

-Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi mezunlarının subay/astsubay olarak atanabilmesi için yeterlik sınavında başarılı olma koşulu getirilmiştir.

-İnsansız hava araçlarını satın alanların kaydı yapılacak, bu araçlar belli alanlarda uçurulacaktır.

– (Daha önce iç güvenlik yasa tasarısı kapsamında yer alan) Büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım ve hizmetlerinin etkin olarak yapılması, izlenmesi ve koordinasyonu, acil çağrı, afet ve acil yardım hizmetlerinin koordinasyonu vb. görevler için İçişleri Bakanlığının taşra teşkilatı olarak kurulan Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına özel bütçeli bir kuruluş statü kazandırılmış; Başkanlığın yetkileri artırılmış; bu bağlamda bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşlarının illerde yapacakları her türlü yatırım işlerini Başkanlık aracılığıyla yapabileceği esası getirilmiş, kamu yatırım / hizmetlerde aksama halinde gerektiğinde hizmetin Başkanlık tarafından üstlenileceğine yönelik düzenlemeler yapılmıştır.

            – 5393 sayılı Belediye Kanununda bazı ek/değişiklikler yapılmıştır.

– Belediye başkanı / meclis üyelerinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması / tutuklanması / kamu hizmetinden yasaklanması vb. hallerde İçişleri Bakanı / il valileri tarafından belediye başkanı veya meclis üyesi ataması yapılabilecektir.

Böylesi durumlarda belediye meclisi toplantısı yapılmayacak, meclisin görevleri belediye encümenin atanmış üyelerince yerine getirilecektir. Muhasebe işlemleri de Maliye Bakanlığı saymanlık birimlerine gördürülecektir.

-Belediye hizmetlerin aksatılmasının terör veya şiddet olaylarıyla mücadeleyi olumsuz etkilemesi hallerinde bu hizmetler il özel idaresi/Yatırım İzleme Ve Koor. Başkanlığınca yapılacak harcama tutarları da İller Bankası hisselerinden tahsil edilecektir.

11-Milli savunma ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. (Md.42-48)

-Harita Genel Komutanlığına coğrafi veri üretilmesi görevi verilmiş, Komutanlığa bağlı
Coğrafi Veri Merkezi kurulmuştur.

Askeri sağlık kurum/kuruluşlarının Sağlık Bakanlığına devri üzerine, personelin askeri hastane yerine resmi sağlık kuruluşlarına sevklerine yönelik Askerlik Kanununda ek / değişiklikler yapılmıştır.

-MSB üst düzey yönetici kadrolarının askeri rütbe karşılıkları belirlenmiş, bu kadrolara atanan sivillerin kamu konut ve sosyal tesislerden rütbe karlığındaki subaylar gibi yararlanması kabul edilmiştir.

7-Öğretim üyesi yetiştirme programı kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olanlar (durumları her yıl yeniden gözden geçirilen) lisansüstü öğrenci statüsüne alınmıştır. (Md. 49)

8-Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu ilgili valilerce tespit edilenler; Terörle Mücadele Kanunu uyarınca
kamu kurum ve kuruluşlarında sınavsız istihdam hakkından yararlandırılmayacaktır. (Md. 51)

=========================================

Dostlar,

Biz de, Mülkiyeli şapkamızla, Sn. Esen’in sistematik özetlemesine eklemeler yapalım :

Mülkiye Başmüfettişi Sayın Mahmut ESEN önemli bir görev yapıyor ve Türkiye’nin
20 Temmuz 2016’da başlatılan AKP – RTE güdümünde OHAL Kararnameleri ile DNA’sına dek kökten başkalaştırılması sürecine tanıklık ediyor. 667 ile başlandı ve 674 sayılı OHAL Kararnamesi 01.09.2016 günü RG’de yayımlandı. Önceki OHAL Kararnameleri için de
Sn. Esen benzer sistematik özetleme çabası gösterdi ve paylaştı, biz de web sitemizde yer verdik.
(Örn. http://ahmetsaltik.net/2016/08/19/670-ve-671-sayili-khklerin-getirdikleri/)

Yinelenmesi gereken çok önemli ve ivedi noktalar var                 :

1. TBMM, OHAL rejimi ile ağır bir bunalımdan çıkmaya çabalayan Türkiye’de neden tatildedir? Derhal toplanması ve OHAL Kararnameleri’ni görüşmesi, asli Yasama yetkisini ve Yürütme üzerindeki yasama ile denetleme yetkisini kullanması gerekir. Milletin Meclisi karar vermelidir gerçekten olağanüstü içerikleri olan düzenleme ve değişikliklere. Ayrıca TBMM’de görüşmelerde söz konusu OHAL Kararnameleri’nin demokratik tartışma ile,
muhalefetin katkıları ile olgunlaştırılması ve olası ağır hatalardan ayıklanması olanaklıdır.

2. Türkiye resmen 28 kişilik (gerçekte salt RTE!) bir OLİGARŞİK OTORİTER – TOTALİTER yönetim altındadır hatta despotizme kaymıştır ve bu fiili durum, TBMM devre dışı bırakılarak sürdürülemez, Anayasa’nın özüne de sözüne de aykırıdır; açıkça AKP SİVİL DARBESİDİR!

Bu dayatma sürdürülür ise; Ulusun meşru direnme hakkı bile gündeme gelebilecektir.

3. OHAL Kararnameleri’nin en geç 30 gün içinde TBMM’de görüşülmesi TBMM İçtüzüğünün buyurucu kuralı (amir hükmü) gereğidir (md. 128) ancak bu kasten yaptırılmadığı için
OHAL Kararnameleri yasalaşamamakta ve Anayasa Mahkemesine de götürülememektedir. Gerçekte yasalaşmadan da anayasal yargıya taşınma olanağı hukuksal olarak vardır (bkz. http://ahmetsaltik.net/2016/08/08/ohal-kararlari-nasil-iptal-olur/) ancak anamuhalefet CHP’nin Meclis Grubu ya da herhangi 110 vekil bu yolu henüz kullanmamıştır!? Öte yandan, olası bir Anayasa Mahkemesi iptal kararının anlamı da kalmayacaktır / kalmamıştır çünkü Anayasa Mahkemesi kararları bilindiği gibi geçmişe yürütülememektedir (retrospektif etkisi yoktur).

OHAL Kararnameleri ile yürütülen pek çok işlem, “etkisi uygulanmakla tükenen idari işlem hatta eylem” niteliğindedir hukuksal olarak; dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin olası iptal kararları fiilen yararsız olacaktır. Bu durum, anayasal yargı denetimini boşluğa düşürmek anlamına gelir ki, açıkça anayasayı çiğneme (ihlal) suçu (yetki ve işlev gaspı) oluşturur.
Üstelik siyasal iktidar bu boşlukları bilerek kullanmaktadır; iyi niyet yoktur ve hukuk iyniyetsizliği korumaz.

4. Türkiye’de çok sayıda insan ayrımcılığa uğradığını, iktidarın adaletsiz işlemi sonucu
hukuksal statülerini yitirdiklerini, ağır ve giderimi olanaksız zarara uğradıklarını, can ve
mal güvenliklerinin kalmadığını, hukuk devletinin en temel özelliklerinden olan hukuksal öngörülebilirliğin yok edildiğini… düşünmektedir. Kamu görevinden çıkarılanlar yüz bine yaklaşmış hatta aşmıştır. Aile ve yakınları ile çok büyük rakamlara erişmektedir çok olumsuz etkilenen kitle.. Bu insanlar bu ülkede yaşamaktadırlar, yaşayacaklardır ve yapılanlar herhalde toplumsal barışa katkı sağlamayacaktır. Ciddi potansiyel sorunlar tohumlanmaktadır.
Ergenekon – Balyoz benzeri kumpas davalar gibi birkaç yıl içinde geri tepme (bumerang) etkisi olabilir! Ayrıca AİHM’de pek çok davaya Türkiye muhatap olacak ve yitirecektir.
Devlet, sorumlu kamu çalışanlarına Anayasa gereği (AY md. 40/3, 129/4) rücu edebilecektir!

5. Türkiye, uluslararası toplumda dışlanarak yalnızlaşmakta, AKP – RTE’nin yapageldiği hukuk   ve demokrasi – laiklik dışı dayatmalar ülkemizin saygınlığını ciddi biçimde zedelemektedir.
Bu tablo uluslararası hukuk bakımından BM eliyle ağır yaptırımlar doğurabilir. Ekonomik ve siyasal – diplomatik ambargolar gibi.. Bıçak sırtındaki Ekonominin ve turizmin çok olumsuz etkilenmesi gibi..

Sonuç olarak; bu tablodan sorumlu kadroların Türkiye’yi bu ağır ve kritik bunalımdan çıkarması düşünülemez.. Hele hele ikide bir kandırıldıklarını itiraf eden (!?) siyaset safı (!?) ……… kadrolarla..

  • RTE; AKP grubunca pasifize edilmeli, CHP ve MHP ile Ulusal Koalisyon kurulmalıdır..

Önkoşul ise 1 Ekim’i beklemeden TBMM’nin derhal toplanmasıdır.

Gangren olmuş kol – bacak kesilir, başka bir sağaltımı henüz bulunamamıştır.
Yoksa ???

Sevgi ve saygı ile.
04 Eylül 2016, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yazımızın pdf biçimi : OHAL_KARARNAMELERI_ILE_FIILI_SIVIL_DARBE

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“672-673 ve 674 Sayılı Yeni KHK’ler Ne Getiriyor?” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir