30 Ağustosun düşündürdükleri

30 Ağustosun düşündürdükleri

Portresi_gulumseyen

Onur Öymen

(AS : Bizim kısa katkımız yazının altındadır..)

Ulusal Kurtuluş Savaşımızı taçlandıran, özgür ve bağımsız bir Cumhuriyete kavuşmamızın yolunu açan 30 Ağustos zaferinin (AS: 94.) yıldönümünde Büyük Atatürk’e ve Onun silah (AS : ve dava) arkadaşlarına bir kez daha minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Bu zafer hakkında Atatürk şöyle diyordu:

  • “30 Ağustos Zaferi, Türk Tarihi’nin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur, ama Türk Ulusu’nun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbelli ki yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan
    Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.”

Falih Rıfkı Atay 30 Ağustos zaferi için şöyle yazmıştır:

  • “Neyimiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batının pençesinden, vicdanımızı ve düşüncemizi Doğunun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi 30 Ağustos zaferine borçluyuz.”

Bu zafer mazlum milletlerin emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesine de esin kaynağı olmuş ve bu uğurda mücadele eden liderleri yüreklendirmiştir.

Daha sonra Pakistan’ı bağımsızlığına kavuşturacak olan ilk Devlet Başkanı Muhammed Ali Cinnah, Türklerin 30 Ağustos zaferinden sonra, 11 Eylül 1922’de Londra’da şunları söylüyordu:

  • “Ne biz ne de her kıtada yaşamakta olan tutsak ve mazlum ulusları bundan sonra tutamayacaksınız. Mustafa Kemal ve Türkler ki, kendileri için hazırlanan tabutu
    yayılmacıların başına geçirmişlerdir; şimdi dünyada başlarına tabutlar geçirilecek başkaları da benzer sonuçlara hazırlanmalıdırlar.”

Hintlilerin ünlü lideri Mahatma Gandi de 8 Eylül 1922’de düzenlediği basın toplantısında şöyle diyordu:

  • “Türkiye Orduları bir devir kapatmıştır. Şimdi mazlum ve tutsak devletler ve uluslar
    artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler.
    Mustafa Kemal’in utkusu, Dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır.

İşte Büyük Atatürk’ün önderliğinde böyle büyük bir zafer kazanan ve dünyadaki bağımsızlık mücadelelerine öncülük yapan Türk milleti, bugün de O’nun ışıklı yolundan ilerleyerek dış baskılara direnmesini ve karşılaştığı güçlükleri yenmesini bilecektir.

Saygılar, sevgiler. 30.08.2016

===================================

Size katılıyoruz Sn. Öymen

  • “….. Bu alanda (Afyon ovası, Dumlupınar) akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan
    şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.”

Yüce ATATÜRK‘ün bu açıklaması aklımızdan hiç çıkmıyor…
Vatan evlatları Büyük Taarruz’da canlarını ülkemiz – ulusumuz için gözlerini kırpmadan esirgemedikleri gibi, aziiiiz mi aziz şehit ruhları da bu kutsl semalarda devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.

Bu maddi – manevi güçle Büyük ATATÜRK‘ün en büyük yapıtı (eseri) olan Türkiye Cumhuriyeti kutsal emaneti, sonsuza dek özgür – bağımsız – onurlu – başı dik – gönençli.. yaşatılacaktır.

Ne yapalım, kimileri yazgılarına küsebilirler ama böyle yazılmıştır bu coğrafyanın yazısı!

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir