DEVLETİ YENİDEN İNŞA ETMEK…

DEVLETİ YENİDEN İNŞA ETMEK…

portresi

 

Zeki Sarıhan

 

 

15 Temmuz Fetullahçı darbe girişiminden sonra iktidar çevrelerinden “Devleti yeniden inşa edeceğiz” sözleri işitilmeye başlandı. İnşadan kast ettikleri şeyin kendi iktidarlarını ayakta tutmaya yarayacak kimi önlemler olduğu anlaşılıyor: Ordu’yu doğrudan doğruya kendilerine bağlamak, askeri liseleri kapatmak, Fetullahçı örgütlenmeye destek veren kişi ve kurumları etkisiz kılmak, memur alımında mülakat yöntemini getirmek bunların başlıcalarıdır.

Bir devlet inşa etmek veya inşa edilmiş bir devleti yıkıp yerine yenisini yapmak kolay değildir. Bu ancak köklü bir devrim veya karşı devrim dönemlerinde yapılabilir. Yepyeni bir devlet için yepyeni bir insan gereklidir. Oysa sizin bütün insan kaynaklarınız, eski devletten devşirmedir. Yeni bir anayasa yapsanız bile bunun temel çatısı eski anayasadan alınmadır. Yasaların büyük çoğunluğu yürürlüktedir.

İktidar partisinin yaptığı ve yapmak istediği, devletten bir bölüm insanları tasfiye edecek kimi
yasa ve kararnameler çıkarmaktan ibarettir.

AKP’nin, eski ortağı Fetullahçıları tasfiye ederken bunu “devletin yeniden inşa edilmesi” diye açıklaması gerçekçi değildir. Peki bu yeni veya yenilenmiş devletin ideolojisi ne olacaktır?

Devlet de öbür bütün kurumlar gibi eskir ve yıpranır. Onu canlı tutmak için yeni yasalar ve anayasalar çıkarılır. Yasalar olduğu gibi yerinde kalsalar bile devletin amaçları ve işleyişi ile ilgili yorumlarda esnemeler olur. Bunların ileri mi geriye mi yönelik olduğu iktidardaki sınıfların çıkarlarıyla ilgilidir. 1876 Anayasası ile 1921’e, hatta 1924’e, 1924 Anayasası ile de 1961’e dek yönetildiğimizi anımsamak gerekir.

      Gölge etme başka ihsan istemez!

AKP, devletin yapısıyla oynamak yerine ona gölge etmeseydi başka ihsan istemezdi!

14 yıl boyunca laik bir devletti dinci bir devlete dönüştürmek için yapmadıklarını bırakmadılar.

Parlamenter sistemi ve güçler ayrılığını bir yana bırakıp fiili bir diktatörlüğe özendiler. “Dünyada barış” politikası yerine emperyalistlerin yelkenine binip komşularımıza askerî müdahaleye özendiler ve İslam dünyasının ağası olmak istediler. İçeride barış ve kardeşliği kurma fırsatlarını heba edip yurdumuzun bir bölgesinde taş üstünde taş bırakmadılar.

  • Devleti yeniden inşa etmekten söz eden AKP çevreleri, şimdi eski ortaklarının tasallutundan kurtulmaktan başka millete ne vaat ediyor?

Gerçek inşanın nasıl olması gerektiği konusunda söylenecek çok şey vardır. Bunlardan bir var ki acilen belirtilmesi gerekiyor: Din ve devlet ilişkisi.

AKP iktidarına ilk söylenecek şey; yalnız onun değil, milletin başına gelen darbe felaketinin din ve devlet ilişkisinin yanlış kurgulanmasıdır. Bu konuda Fetullahçılarla AKP zihniyeti arasında yalnızca yöntem farkı vardır. Fetulahçılar, niyetlerini gizleyerek ve sureti haktan görünerek devleti ele geçirip onu bir din devletine dönüştürmek istiyorlardı. AKP ise bunu seçim yoluyla ele geçirdiği devleti bir din devleti haline getirerek yapmak istedi.
Dini, yeni muhafazakâr burjuva iktidarının bir kaldıracı olarak kullandı.
İhale yolsuzluklarının ve hırsızlıklarının üzerini bununla örtmek istedi.

Şimdi yeniden inşa işinde, hadi o denli iddialı olmayalım; yapılacak düzeltme işinde ilk yapılacak iş, devlet işleriyle din işlerinin kesinlikle birbirinden ayırmaktır. Hiçbir din, mezhep ve tarikat, kendisini iktidarda hissetmemelidir. Devletin görevi din propagandası yapmak değildir. Yurttaşları belli bir din, mezhep ve tarikata ikna etmek devletin görevi değildir. Bunlar Ortaçağ devletlerine aitti.

Devletin din işerinden elini çekmesi, yurttaşların inanç ve ibadetlerinin de güvencesidir.

Hiçbir inanç kesimi, kendisini devletin üvey evladı olduğu duygusuna kapılmamalıdır.

Okullardan din dersleri kaldırılmalı, din adamı yetiştirme politikasında Tevhidi Tedrisat Yasası’nın hükümlerine dönülmelidir. Yani, gerektiği ölçüde imam ve hatip yetiştirmek.

Hükümet, 15 Temmuz şokundan sonra kendi durumunu tahkim edecek yeni bir inşaata başlamış görünüyor. İktidar binasının çevresine kalın duvarlar örüyor. Ancak bu kaçak bir inşaattır. (Ayvalık, 13 Ağustos 2016) 

=================================

Teşekkürler değerli dostumuz Sn. Zeki Sarıhan..
Ülkenin çarpıcı gerçeklerini ve AKP’nin çoook derin açmaz ve kabul edilemez çelişkilerini  sergilediğiniz ve ek olarak yerinde öneriler de ürettiğiniz için..

Sevgi ve saygı ile.
13 Ağustos 2016, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir