Hükümetin hedefi FETÖ mü ordu mu?

Hükümetin hedefi FETÖ mü Ordu mu?

portresi_AYDINLIK

 

Rıza ZELYUT

 

(AS: Bizim katkılarımız yazının altındadır…)

Sonuçlara baktığımızda 15 Temmuz darbe girişiminin üç kazananı var:
– Amerika
– PKK
– AKP
Görüyorsunuz: Darbe girişimi ile Türk Ordusu’nun hareket yeteneği felç edildi. Ordu darbe yapacak diye başlatılan kampanya ile TSK’nın PKK’ya karşı operasyon yapmasının da önü kesildi. Bunu gören PKK şu sıralarda oluk oluk asker-polis kanı akıtıyor. Darbe girişimi ile TSK’nın Suriye’de devletleşen PKK’ya karşı aldığı önlemler de yok edildi. Bunlar ABD’nin istediği bir sonuçtu. Hem orası hem PKK şu an kazançta…

AKP iktidarı, fırsat bu fırsattır diyerek, devleti değiştirme ve kendi ideolojisine göre dönüştürme işine hız verdi. Bunu da “darbe yaratan ortamı yok etmek” projesi altına sakladılar. Hükümet, FETÖ’yü besleyen fikirleri değil yurtsever, milliyetçi ve laik fikirleri düşman bellemiş gibi görünüyor.

İKTİDAR, KARARTIYOR
AKP’lilerin ve destekçilerinin Türk Ordusunu suçlu göstermeye çalışan tutumları tam bir yanıltmadır. Çünkü:
– Darbeyi, NATO’yu kullanan Amerika yaptırır.
NATO içindeki Gladio denilen çete, TSK içine kendisine bağlı elemanları kullanır. Yani:
Darbe üreten 1. ortam NATO’dur.
Eğer hükümet, darbe üreten ortamı yok etmek istiyorsa, ilk iş olarak TSK’yı NATO’nun emrinden almalıdır. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan da meydanlarda toplanan kalabalıklar da bunu hiç ağzına almıyor. Neden?

İŞGÜZAR BELEDİYE BAŞKANLARI
Sarıyer’den İstinye’deki hastaneye giderken birkaç kez Boğaz’daki orduevinin önünden geçtim. Ipıssız, kapkaranlık binanın girişinde polis araçları, belediyenin damperli kamyonu, buldozeri; sağda solda “Akil Gençlik” yazılı çadırlar; bayrak takılı otomobiller… Akılları sıra yeni bir darbeyi önleyecekler…

Bakın başkan beyler!
Bu yaptığınız FETÖ’nün, NATO’nun, ABD’nin üstünü örtüp onların suçunu Türk Ordusu’na yıkmaktır.
Sizin işgüzarlığınızın halk psikolojisinde yarattığı etki budur. Darbeye karşı iseniz, neden belediye binalarına “Kahrolsun Amerika!” diye bir afiş asmıyorsunuz?

BİR KEZ DAHA YANILMAYIN
Fethullahçı yazar Mümtazer Türköne’yi bilirsiniz. Bu zat, 2009 yılında Türk ordusunun Yeniçeri Ocağı (Ordusu) gibi kaldırılarak yerine yeni bir ordunun kurulmasını yazmıştı. Amerikancı terör örgütüne bağlı olmaktan gözaltına alınan Türköne’nin söylediklerini şimdi birçok AKP’li içinden geçiriyor. Amerika’yı değil Türk ordusunu suçlu çıkartan bu görüş, iktidarda ebediyen (AS: sonsuza dek) kalmanın bir güvencesi gibi görülüyor. Bu amaçla Türk Ordusu’nun kurumlarını yerle bir edecek hızlı kararlar aldılar. Ama demokrasi getirmek sloganı arkasına saklanan bu aceleci AKP’liler bugüne kadar çok yanıldılar.

– Emperyalist Amerika’ya, stratejik ortak ABD dediniz, yanıldınız.
– AB’ye giriyoruz, kurtulacağız dediniz, yanıldınız.
– Kıbrıs için Rahmetli Denktaş’a vurdunuz, yanıldınız.
– BOP Eşbaşkanıyız, dediniz yanıldınız.
– Ergenekon’un savcısıyız, dediniz, yanıldınız.
– Anayasa’yı değiştirip HSYK’yı ayarladınız ama fena yanıldınız.
– İsrail’e van münit çektiniz, yanıldınız.
– Esat kardeş dediniz, yanıldınız.
– “Esed! Esed!” dediniz yine yanıldınız.
– Muhterem Hocaefendi dediniz yanıldınız.

Şimdi ise:
– 15 Temmuz’un suçunu FETÖ ve ABD’ye değil de Türk ordusuna yıkarak yine yanılıyorsunuz. Vazgeçin…
Onlarca yıldan beri bu milletin önemli bir kesimi ilk kez bir konuda bir araya gelmiş iken; bu birlikteliği kırarak nereye varacağınızı sanıyorsunuz?

30 AĞUSTOS’UN SUÇU NE?
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, bu sene 30 Ağustos törenlerinin yapılmayacağını açıkladı.
Bunun sebebini de halkın içindeki darbe korkusunun geçmemesine bağladı. 30 Ağustos, Türkiye’nin Batılı sömürgecilere karşı kazandığı bir zaferdir. Bu devletin, cumhuriyetin temelidir. AKP’li kurmaylar; 30 Ağustos zaferi ile darbeyi iç içe göstererek nerede durduklarını da açığa vurdular.
23 Nisan’ı, 19 Mayıs’ı, 29 Ekim’i, 30 Ağustos’u darbeyle ilişkilendir!…

Quo vadis AKP?

AKP OSMANLI DÜŞMANI MI?
Darbeyi önlemek adına AKP iktidarı neler yapıyor:
1773 yılında Padişah 3. Mustafa’nın kurduğu Mühendishane-i Bahr-i Hümayın’u (Deniz Harp Okulu) kaldırıyor. 1795’te Padişah 3. Selim’in kurduğu Mühendishane-i Berr-i Hümayun’u (Kara Harp Okulu) kaldırıyor.
Padişah 2. Mahmut’un açtığı Kuleli Askeri Lisesi kapatyor. (Göreceksiniz ki, TOKİ üstünden bir AKP’li müteahhite verilerek otel yapılacaktır.)
Bu köklü milli tarih kurumları kapatılırken, Taksim’e kışla yapmaya kalkışıyorlar.
Gelin de samimiyetlerine inanın…

SİZE BİR TARİH NOTU
Osmanlı Devleti, bu devleti beylik iken imparatorluk yapan Yeniçeri Ordusu’nu kaldırdıktan sonra hızla dağıldı. Yeniçeri Ordusu yerine getirilen Asakir-i Mansure-i Muhammediyye, yani Muhammed’in Övülmüş Askerleri hiçbir işe yaramadı.
Bugün de laik ordu yerine 2. Mahmut’un 1826’dan sonra yaptığı gibi dinci bir ordu kurarsanız, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonu Osmanlı gibi olur.
(AYDINLIK, 03.08.2016)

==================================

Dostlar,

Sayın Rıza Zelyut‘un bu yazısını 1 hafta beklettik..
Şimdi fotoğraf daha net değil mi?
Vur abalıya! Oysa FETÖ darbe girişimini gerçekte Ordumuzun yurtsever kesimleri canları pahasına önlediler. Onlar Mustafa Kemal’in askerleri idi. Ama şimdilerde AKP – RTE eliyle yerle bir edilerek en ağır bedel onlara ödetiliyor..

Bir vakit sonra “yanılmışız..” derlerse oluşturulan yıkım nasıl telafi edilecektir??

AKP – RTE ha bire yanılmak, kandırılmak ve bu yolla ülkemize – halkımıza giderimi (telafisi) olanaksız zarar vermek için mi iktidardalar??
Siyasal sorumluluk gereği demokrasilerde derhal istifa etmek değil midir?
Türkiye’nin bu demokratik kültüre erişmesi daha ne denli zaman alacak??
Demokrasiyi bir tramvaya benzeten ve istedikleri durakta ineceklerini söyleyen kadrolarla??

AKP ve Erdoğan, bu ciddi ve ağır yanlışlardan mutlaka ve gecikmeden dönmelidirler.

Sevgi ve saygı ile.
11 Ağustos 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir