Hüsnü Mahalli: APO – FETÖ

APO – FETÖ

Portresi
Hüsnü Mahalli
YURT Gazetesi,
08.08.2016
14 Şubat 1999’da Öcalan’ı Kenya’dan kaçıran CIA, getirip Ankara’ya teslim etti.
Dönemin Başbakanı Rahmetli Ecevit ‘Amerikalıların durduk yerde Apo’yu neden getirip bize verdiğini bir türlü anlamadım’ demişti. Ecevit’in anlamadığı gerçek tam 38 gün sonra anlaşılacaktı. Apo’yu Ankara’ya teslim eden CIA, uzun süredir önemli görevler için hazırladığı Fethullah Gülen’i 22 Mart 1999’da alıp götürdü ABD’ye.
Öncesini unutsak bile o günden sonra FETÖ’cüler devletin her tarafında örgütlenmeye başladı.
2002 sonrasında AKP iktidarı onlar için “Altın Çağ” oldu. ‘İslam kardeşliği’ ile birlikte mücadele. Kime karşı? Kendilerine karşı olan tüm ‘İslam düşmanları’na…
Her AKP’linin mutlaka bir ya da birden fazla FETÖ’cü eşi, dostu, arkadaşı, namaz yoldaşı ve ortağı vardır. Gülen herkes için ‘hayır duası alınması gereken Hoca Efendi’dir.
  • AKP-FETÖ İttifakı Türkiye’yi perişan etti.
Ordu, toplum, emniyet, istihbarat ve devlet darmadağın… Bu İttifak ve CIA destekli mezhepçi ortak ideoloji başta Suriye ve Irak olmak üzere coğrafyamızı kan ve gözyaşına boğdu.
17-25 bu süreci durdurmadı.
Müttefikinin kazığına rağmen AKP tek başına demokrasi düşmanı politikalarını sürdürdü.
FETÖ’cüler de devlet içinde devlet olmaya devam ettiler. AKP onlara dokunmadı.
Bu işte bir gariplik var. Belki de AKP diğer cemaat ve tarikatları ürkütmek istemiyordu.
29 Haziran 2016’da bakın Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyordu:
– ‘Cumhurbaşkanlığına da girmişlerdi. Belki de hala varlar. Onlar üzerinde çalışıyoruz. Ya kendileri istifa eder giderler ya da biz gereğini yaparız. Nereye giderlerse gitsinler ama burayı lekeleyemezler.’
15 Temmuz’da FETÖ’cüler Cumhurbaşkanlığında değil devlet ve toplumun her yerinde olduklarını kanıtladılar. Hala da vardırlar. Belki de Cumhurbaşkanlığında bile.
CIA bu konularda çok deneyimli. Cumhurbaşkanı Erdoğan bakın 3 Ağustos’ta ne dedi:
– ‘Rahmetli Özal, Ecevit ve hatta biz de bu yapıya zamanında iyi niyetle destek sağladık. Ben de katılmadığım pek çok yönleri olmasına rağmen herkes gibi yardımcı oldum. Bu kesimin istifade etmesini sağladık. Allah dedikleri için müsamaha gösterdik. ‘Bir ortak yanımız var’ dedik. Bu yapının bambaşka niyetleri olduğunu uzun süre görmedik göremedik. Bu hain yapının gerçek yüzünü ortaya dökememenin üzüntüsü içindeyim. Hem Rabbime hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyoruz. Rabbim de milletimiz de bizi affetsin.
Rabbimi bilemem ama 17-25 Aralık’ı affeden millet bu hatayı da affeder.
Peki, sonrası ne olacak? Her şey Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu söylemindeki iyi niyet ve samimiyetine bağlı. Bunun 3 koşulu var:
1- 2011 sonrasındaki anti-demokratik ve baskıcı tüm politikalardan vazgeçmek.
2- IŞİD yandaş ve sempatizanları başta olmak üzere ülke içindeki tüm dinci tarikat, cemaat ve gruplarla arasındaki ilişkiye mesafe koymak ve toplumun tüm kesimlerine uzlaşı ve barış elini uzatmak.

3- Bu iki koşulun ön koşulu ise başta Suriye olmak üzere bölgedeki İslamcı silahlı-silahsız tüm gruplardan uzak durmak.

Bunu yapmayan AKP asla değişmez. AKP değişmediği sürece Türkiye çok daha kanlı tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır. Ordusu dağıtılmış, devlet kurumları darmadağın edilmiş ve toplumu medyanın kölesi haline getirilmiş bir Türkiye.
Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan’a düşen görev bu gerçekleri son yıllardan farklı bir bakış açısıyla değerlendirmek ve gereğini yapmaktır. Bunun da en önemli koşulu dönek, yalaka ve FETÖ artığı yandaşlara değil bu ülkeyi ve coğrafyayı yürekten seven ‘vicdanı ve beyni hür’ insanları dinlemektir.
Ve acilen Putin ile anlaşmaktır.
Çünkü Rusya ile anlaşan bir Erdoğan, çok kısa süre içinde Suriye sorunun çözümüne katkı sağlar, Irak’ı parçalanmaktan kurtarır, Mısır ile barışır ve 2011 öncesinde olduğu bölgede herkesin sevdiği lider olur. Yemin billah bunun başka bir çaresi yok ve olamaz.
Sayın Cumhurbaşkanım; kesin siz de biliyorsunuz ama ben de söyleyeyim:
Tehlike çok ama çok çok çok büyük ve devam ediyor. Yakınınızda bile olabilir.
Bu CIA’nin hiç şakası yok. Memleketin ve coğrafyanın hali ortada.

============================================

Dostlar,

Sayın Hüsnü Mahalli‘ye “İyi ki varsınız”.. ve “iyi ki yazıyor ve Türkiye’ye yol gösteriyor,
ufuk açıyorsunuz..” diyoruz..

R. T. Erdoğan’a ilişkin çekincelerimizi koruyarak, yazdıklarını paylaşmamak olası mı??

Sayın Mahalli’nin önceki gün web sitemizde yayımladığımız

G.F-F.G!

başlıklı yazısının da okunmasını öneririz..
http://ahmetsaltik.net/2016/08/08/husnu-mahalli-g-f-f-g/

Sevgi ve saygı ile.
09 Ağustos 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir