İç savaş yaşanabilirdi! Yeni dönemin farkında mısınız?

İç savaş yaşanabilirdi!
Yeni dönemin farkında mısınız?

portresi

 

Orhan Bursalı
Cumhuriyet, 07.08.2016

Bugün tabii ki 7 Ağustos 2016 mitingine yer vereceğiz. Kendi politik çemberimizin dışına çıkarak farklı şeyler yapmanın ve söylemenin zamanıdır. Bu nedenle deKılıçdaroğlu’nun ve CHP’li muhalefet kitlesinin mitinge katılması düşüncesini paylaştım. Çünkü Türkiye yeni döneme girdi. Çok önemli bir olay yaşadık. Darbe girişimi öncesi Türkiye ile sonrası Türkiye, iki farklı dönemdir.

İç savaş yaşanırdı
Fethullahçı teröristler, 15 Temmuz’u başarıp iktidarı ele geçirselerdi, Türkiye önemli ölçüde iç kargaşalığa, bir iç savaşa sürüklenebilirdi. Ordu’nun darbeci ve darbeye karşı birliklerinin birbirini yok etmeye çalıştığı bir ortam doğabilirdi. Halk kitleleri meydanlarda, sokaklarda olacaktı ve çok ağır kayıplar verilebilirdi. FETÖ teröristlerinin belgelenen acımasızlığı, bir kıyıma dönüşürdü.
Darbecilerin ABD ve AB’den destek aldıkları çok açık. Başarısızlık, onları derin bir hayal kırıklığına uğrattı.
Acaba ülke bir iç savaşa sürüklenseydi, bu destekleri fiili müdahaleye dönüşür müydü, bilmiyoruz. Ama bu olasılık kuşkusuz ki vardı.
Olan ülkeye olurdu. Bir Libya mı olurduk, yoksa Suriye mi, bilemiyorum. Ama kendimize özgü dağıtılmış bir Türkiye olurduk.

Yeni aşamanın farkındalar mı?
Darbe sonrası Türkiye yeni bir aşamaya geçti. Geçti de, çeşitli siyasal odaklar bunun gerçekten farkındalar mı, bu tartışmalı. Bugün itibarıyla Cumhurbaşkanı ve AKP yönetiminin farklı bir dil ve politika kullandıklarını görüyoruz.
Cumhurbaşkanı ilk kez “Anayasanın bana vermediği yetkiyi kullanmayacağım” diyor. Bu Cumhurbaşkanı’nın bekleme odasına aldığı ve işine geldiği gibi yorumladığı Anayasayı askıdan indirdiğinin işareti mi?
İhtiyatlı bir iyimserliği paylaşmamız için güçlü nedenler var.
Böyle olması ülkemiz için olumlu sonuçlar verebilir. Büyük kamplaşma ve yarılma, yerini, birbirini dinleyen ve doğal olarak uzlaşı arayan kitleleri ve siyaseti ortaya çıkartmalı. İlkeler üzerinde siyaset. Büyük bir felaket karşısında doğal sonucu mu yaşıyoruz? İnşallah!

Zarar büyük
Evet, bu darbe girişimini yaşamamız, bugüne kadarki çıkarcı – yararcı, otoriter ve kamplaştırıcı siyasetin sonucudur.
Onlar da Allah diyorlardı” gibi bir düşünceyle hareket etmenin, ülkeye her açıdan ve çok boyutlu verdiği zararın telafisi mümkün değil. Bu politikayı izleyenler de adeta bir bedel ödemeden iktidarlarını sürdürüyorlar. Ama çok ağırını ödeyebilirlerdi ve dolayısıyla ülkeye de ödetebilirlerdi. Türkiye ne yazık ki bugün hâlâ bir musibet bin nasihatten iyidir, darbımeselinin yaşandığı ülke. Bir sırat köprüsünden döndük. Yeni bir dönem derken kastettiğim budur.

Değişim gerçek mi?
RTE ve adamları, politikalarında çok temel değişiklik yapacaklarını söylüyor. Olabilir mi? Bugün, ilk aşamada bunu söylemelerinde, öteki-düşman olarak gördükleri muhalefetin darbe girişimine karşı durmasında, yok etmeye çalıştığı medyanın darbecilere direnmesinde şüphesiz ki etkisi vardır… Ama daha önemli bir şey var: Yalnızlık, Fetö’den sonra dış saldırılara karşı iktidarlarının açıklığı ve kırılganlığı. Bu iki yönden de doğru: Hem RTE iktidarı hem de ülke açısından. Bu açıdan, bir güç ve ittifak arayışının da çok önemli bir nedeni bu.

Mecbur kaldıkları için mi?
Sorun ve öğrenmemiz gereken mesele şurada: Acaba RTE (ve arkadaşları), mecbur kaldıkları için şimdilik taktik bir geri adım mı atıyorlar; yoksa yaşadıkları büyük olay, siyasetlerinde ve düşüncelerinde, hem kendileri hem ülke geleceği açısından ciddi bir “düzeltme” yaşamalarına / yapmalarına yol açmış mıdır?
Her şeyi bilen “teorik kalıplar”, pratikte bu sorunun yanıtını arayacağına, “tabii ki taktik” derler. Doğru çıkarsa “biz demiştik” diyecekler. Ama böyle olsa bile, yaklaşımlarının doğruluğunu göstermez.
Doğru olan, bugüne kadar izlenen siyasetin açmazlarına bıkmadan işaret ederek,
ana siyaseti etkilemeye çalışmaktır.


Umarım, Cumhurbaşkanı, önünde açılan pencereden doğru şeylere bakıyordur.

Bu darbeyi çağıran politikalarının özünü ve bütününü gözden geçiriyordur.

==================================

Dostlar,

Engin birikimli, çok deneyimli ve sağduyulu yazar, dostumuz Orhan Bursalı‘nın yazısına katacağımız çok şey yok. Ancak AKP – RTE açısından ağzımız çok yandığından, bunca akıl almaz acı örnekler ortada iken, biz yoğurdu üfleyerek yemeyi ısrarla sürdüreceğiz..

Dileriz darbe girişiminin içyüzü aydınlatıldığında, Türkiye’yi altüst edecek vahim gerçeklerle yüzleşmeyelim…

Sevgi ve saygı ile.
08 Ağustos 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir