Mine Söğüt : Hakkınızı helak edin

Hakkınızı helak edin

Mine Söğüt
http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/576014/Hakkinizi_helak_edin.html
Cumhuriyet, 29.07.2016

En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim;
Bu ülkenin üzerinde hâlâ hakkınız olduğunu düşünüyorsanız hemen şimdi onu helak edin.

Ve hızla mahvettiğiniz şu ülkeyi artık lütfen yavaşça yere bırakın.
Biz oradan alır baştan toparlamaya çalışırız.
Bu arada bizi darbeden korkanlarla, darbeyi savunanlarla, darbeyi savuşturanlarla,
darbeden medet umanlarla, darbede payı olanlarla, darbe vesilesiyle size yalakalık yapanlarla…
Aldatılanlarla, aldananlarla, oynak olanlarla…
Sol gösterip sağ vuranlarla, bazen doğru bazen yanlış ata oynayanlarla,
zararın neresinden dönülse kâr sayanlarla…
Dün dost, bugün düşman ya da dün düşman, bugün dost olanlarla…
Yani onla, bunla aynı yere sakın ha koymayın.
Hatta mümkünse siz bizi hiçbir yere koymayın, koyamayın.
Biz kendi duracağımız yeri biliriz. Bizim durduğumuz yerden görünen şudur ki:
Siz,

bugün düşman olduğunuz o paralel yapının kumpaslarıyla hazırlanan
bir zeminde
kök salarak bu noktaya kadar yükseldiniz.
Ordudan polise, hukuktan eğitime o yapının çeteleşmesine bizzat el verdiniz.

Şimdi de sanki varlığını yeni fark etmiş gibi onları darmaduman etmek adına ülkenin altını üstüne getirmekte;
Karanlıklarla dolu bir darbeyi savuşturma bahanesiyle esip gürleyerek yeni bir sistem
inşa etmektesiniz.
Biz her zaman olduğu gibi olan biteni en tekinsiz yerden, aleni bir muhalefetten izliyoruz.
Sıra her an bize gelebilir, bunu da çok iyi biliyoruz.

Ama siz de tüm devrimciler gibisiniz; önce kendi çocuklarınızı yemektesiniz.

O kapattığınız gazetelerin ve gözaltına aldığınız gazetecilerin çoğunun kimler tarafından
ne amaçla desteklendikleri, neye, niçin hizmet ettikleri yıllardır bizden çok sizin malumunuz.
Biz ilişkileri araştırıp kanıt ararken, siz o ilişkileri kuran taraftınız.
Biz bu konuda kitaplar yazarken, siz o kitapları yazanları hapse attınız.
Biz büyük bir tehlikeden bahsederken,
siz gözümüzün içine baka baka devletin etrafına derin hendekler kazdınız.
Biz bugün kapattığınız gazetelerin ve gözaltına aldığınız gazetecilerin yakın bir zamana kadar açıkça yaptığı, iktidara gelmenizde hallice payı olan algı operasyonlarını
başından beri endişeyle seyretmekteydik.
Şimdi de sizin onlara karşı yaptığınız hukuki operasyonları aynı endişeyle seyrediyoruz.
Bir zamanlar iktidarınızın arşa yükselişine canı gönülden destek verenlerin şimdi iktidarınız tarafından yerin dibine sokuluşunu anlamlandırmak bizim için zor değil.
Ama hazmetmek zor.
Çünkü sizin bir kalemde silip attığınız adalet;
bizim her koşulda düşünce özgürlüğüne öncelik vermemizi emreden dinimiz.
Bizimle aynı fikirleri savunmasa bile,
insanları aklından avlayan ve alnından vuran iktidarlara kafa tutmak da geleneğimiz.
Bu hoyrat hesaplaşmanın ağırlığını bize yapılan ve yapılacak olan tüm baskılar kadar yoğun hissediyoruz.
Bizim hayırdan şer doğuran ve şerden yine hayır ve hayırdan yine şer doğuran bir aklımız yok.
Hayırla şerrin doğurganlığıyla işimiz de yok.
Biz bir musibetin bin nasihatten iyi olduğunu biliyoruz.
Ve bu musibetten nasihat çıkarmak yerine yeni musibetlere kapı açmanızı esefle izliyoruz.

Sonuçta, bu ülkenin üzerindeki hakkınızı helak etmenizi temenni ediyoruz.
Başta da dediğim gibi, hadi mahvettiğiniz şu ülkeyi hızla eski haline getirip,
yavaşça yere bırakın.
Biz de oradan alalım ve baştan toparlamaya çalışalım.

=====================================

Dostlar,

Ne demeli??

Cumhuriyet‘ten Sayın Mine Söğüt‘ün aklına ve yüreğine sağlık diyoruz..

Bir şeyi de merak etmekten kendimizi alıkoyamıyoruz :

Mine hanımın bu yazısını, “kadın  – erkek fıtratı gereği eşit değildir, kadın erkeğe hizmet için yaratılmıştır, en büyük görevi çocuk doğurmaktır – kariyeri bununla ölçülür, saçı uzun – aklı kısa..” benzeri utanç verici safsataların sahipleri (.. sahi safsatanın insanı utandırmayanı da
var mı ki??)
okuyan kendini erkek ve üstün gören arkaik zavallıların %10’u olsun,
anlayabilecek akla sahip mi? Haydi aklını sorgulamayalım, bu yazıyı değerlendirebilecek entellektüel birikimi var mı acaba?

Vah Türkiye’m vah…

Gün gelir de bu darbe girişiminin ilgili ve yetkililerce önceden haber alındığı ama engellenmeyerek denetimli biçimde yaşanmasının sağlandığı kanıtlanırsa ne olacaktır?

Bunca yıkım – tahribat nasıl onarılabilecektir??

Sevgi ve saygı ile.
29 Temmuz 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir