ANLI ŞANLI 15 TEMMUZ 2016 DARBE GİRİŞİMİ

ANLI ŞANLI
15 TEMMUZ 2016 DARBE GİRİŞİMİ 

Anlı şanlı 15 Temmuz 2016 darbe girişimi gündeme lök gibi oturmuşken / oturtulmuşken,
biz geçmişe giderek belleğimizi ve arşivimizi yokladık.. Neden??

“15 Temmuz”
 öncesine, onu hazırlayan ortam ve koşullara dikkat çekmek için..
Yakın tarihte güdülen dinci – gerici – dış güdümlü uydu politikalar ve vahşi kapitalizm değil midir ki; ülkemizin bataklık ortamını hazırlamış, insanımızı deyimi yerinde ise tam anlamıyla “çürütmüş” ve yozlaştırmıştır..

1950’lerden beri tarikat ve cemaatlar, sağ iktidarların kucağında beslenip büyütülmüşlerdir. Darbe girişiminden sorumlu tutulan dinci – gerici – maşa FETÖ cemaat yapılanması, özellikle son 14 yılda AKP şemsiyesi altında olabildiğince korunup kollanmıştır. Dahası, iktidara birkaç Bakanlık bile verilerek ortak edilmişlerdir! Erdoğan, 17/25 Aralık 2013’te Cemaatın kendisini ve AKP’yi tasfiye ederek iktidara tek başına el koymak istediğinde, oyun, sanırız dış güdümlü olarak bozulmuştur. O günlerde Erdoğan,

“Ne istediler de vermedik?”

diye kamuoyu önünde Cemaat’e serzenişte (!) bulunmuştur. Daha da açık ederek, 18 üniversiteyi kendilerine verdiklerini itiraf etmiştir! Bu gün (23 Temmuz 2016) RG’de yayımlanan AKP OHAL’inin ilk Yasa Gücünde Kararnamesi ile (667 sayılı) Cemaatin kapatılan 15 üniversitesinin listesini görüyoruz!

*****
Şu haberi arşivlerden çekip anımsayalım :

Erdoğan’dan bir büyük çelişki daha!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanları ile yaptığı toplantıda yine büyük bir çelişkiye imza attı. Başbakan Erdoğan Daha önce “Beraber yürüdük biz bu yollarda” dediği Cemaat için, “İnsan yetiştirdiklerini söyleyenler nasıl bu kadar siyasetin içine girebilir?” dedi. Ancak Erdoğan Cemaate yakın olduğu bilinen kişileri kendi partisine sokmuş, 17 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonu sonrasında bu vekiller istifa etmişti. Erdoğan Belediye Başkanlarından, Cemaate verilen binaların da geri alınmasını istedi. Erdoğan’ın ‘Ne istediler de vermedik?’ sözleri de bu konuşmayla gerçeklik kazanmış oldu. (http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/81635/Erdogan_dan_bir_buyuk_celiski_daha_.html, 11 Haziran 2014, Cumhuriyet haber kapısı – portalı)

*****

Dolayısıyla, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin faturasının son 60 yılın zaman bakımından oransal olarak en azından 1/4’ü AKP – RTE’nin sorumluluğundadır. Ancak geçmiş hiçbir iktidar döneminde bu Cemaata destek kapsam ve düzey olarak AKP – RTE’nin desteğine ulaşmamıştır! Şimdi suret-i haktan geçinmeye çalışmak, mağduru oynamak yüz kızartıcı, mide bulandırıcıdır.

Saptanabildiği kadarıyla 246 masum insanımız telef olmuştur (darbecilerden ölenler dışında).
PKK ile savaşımın başlatıldığı 24 Temmuz 2015’ten bu yana 600’e varan şehidimiz vardır.
AKP’nin de beslediği IŞİD saldırıları ile yüzlerce insanımız kitlesel terör eylemleriyle yaşamdan koparılmıştır.

14 yıla varan AKP yönetiminde yüzlerce faili meçhul cinayet vardır..

Ülkemizde hiçbir iktidar döneminde bunca çok insanımız ölmemiştir.
Toplum, bilinçli politikalarla adeta sersemleştirilmiş, alıklaştırılmıştır; şiddetle teslim alınmaya çalışılmıştır.

Özellikle Milli Eğitimde gençleri dincileştirici yobaz – batak eğitim belirleyicidir.

O tarikat – cemaat senin, bu tarikat – cemaat benim sefil politikasının ürünüdür 15 Temmuz!

Oysa insanımızı insanlaştıran laik – bilimsel – sorgulayıcı – kamusal – karma – uygulamalı, çağdaş eğitim programları izlenseydi bu bataklık ortamı oluşabilir miydi? En büyük yatırım 2 zıt anlamıyla da insana değil mi??

Yineleyelim, Büyük ATATÜRK‘ün en önemli sözlerindendir :

– En gerçek tarikat (yol) UYGARLIK yoludur..

*****

Nedense bize her şey şu acı ibretleri anımsatıyor                        :

– 1933; Almanya’da Hitler’in Alman Parlamentosu Reichstag’ı yaktırması ve
ertesi sabah büyük gözaltı ile ne denli karşıtı varsa derdest etmesi..

– 1955, 6-7 Eylül rezaletinde Menderes ve DP’nin İstanbul’daki Rum azınlığa kanlı tezgahı..
– 12 Mart 1971 öncesinde Marmara araba vapurunun batırılması ve olayın solculara yıkılması..
– 12 Mart 1971 darbesini yapan dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç’ın
“Sosyal gelişmeler ekonomik gelişmenin önüne geçti.. Bu 1961 anayasası ülkeye bol geliyor..”
deyişini ve dünyaya örnek 1961 Anayasası’nın güzelim 35 maddesinin sıkıyönetim altında değiştirilerek bu Anayasanın iğdişleştirilmesini..
– 12 Mart 1971 darbesinde yapılan, binlerce insanı içeren Balyoz Harekatı ve
BÜYÜK GÖZALTI‘nı… ki merhum Çetin Altan bu yakıcı sorunu önemli bir kitabına konu etmişti :

Cetin_ALTAN_BUYUK_GOZALTI
– 12 Mart’ın Anayasa hukuku profesörü Nihat Erim’in “Makable şamil kanun çıkaracağız..” sözü ile hukuk biliminin evrensel ilkelerini ve kendi hukukçu kimliğini ayaklar altına atışını..
12 Mart döneminde yüzlerce Kemalist subayın tasfiye edilişini..
– 12 Eylül 1980’e koşar adım sürüklenişimizi ve darbe lideri
Kenan Evren’in koşulların olgunlaşmasını beklediklerini itiraf eden tüyler ürpertici sözlerini..
– 12 Eylülcülerin 50’yi aşkın insanın idam edişini (17 yaşındaki
Erdal Eren’in yaşını büyütüp, bekletip asmalarını!),
Evren’in “Asmayıp da besleyelim mi??” kepazeliğini..
– 12 Eylül döneminde yüzlerce Kemalist subayın 10 yıl sonra
bir kez daha tasfiye edilişini..

……

Bu arada geçelim siyasal demokrasiyi, ekonomik demokrasinin de ülkeye uğratılmamasını; hızla artırılan nüfusun işsiz – yoksul – eğitimsiz -konutsuz – yurtsuz – burssuz – umutsuz… bırakılarak cemaatlerin tuzağına itilmesini ve Batı güdümünde dinci siyasete (Ilımlı İslam!) biat ettirilerek ümmetleştirilmesini, bunların kölesi, kurbanı, fedaisi, militanı kılınmasını…. nasıl unutacak,
hoş görecek ya da bağışlayacağız??

Saymakla biter mi bu ağır ihmaller ve günahlar?? ……

Bunca yoğun ve ağır İNSAN HAKLARI İHLALİ dünyanın başka neresinde ve hangi döneminde yaşanmıştır??

Artık herkesin aklını başına alması gerek..
Yaşı bizim gibi 60’ı geçenler kaaaç “darbe” geçirdiler..
Deyim yerinde ise artık “darbekeş” olduk, kolay kolay zoka yutacak halimiz kalmadı.. Özetle;

– Türkiye’nin hızla dinci – gerici iktidarlardan kurtularak 
– Cumhuriyet’in kurucu ayarlarına dönmesi gerek..

Timsah gözyaşlarına asla ve asla kanmayarak.. 21. yy. başlarında, daha fazla gecikmeden..

Sevgi, saygı ve kaygı ile.
23 Temmuz 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Makalenin pdf biçimi : ANLI_SANLI_15_TEMMUZ_2016_DARBE_GIRISIMI

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“ANLI ŞANLI 15 TEMMUZ 2016 DARBE GİRİŞİMİ” üzerine 6 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir