Emin Çölaşan : Sayın dünya liderimize açık mektup

Sayın dünya liderimize açık mektup

Emin ÇÖLAŞAN
SÖZCÜ
, 3 Temmuz 2016
http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/emin-colasan/sayin-dunya-liderimize-acik-mektup-1301216/

(AS: Bizim kısa bir katkımız yazının altındadır..)

“Çok sayın ve muhterem kardeşim Recep Tayyip beyefendi,
yüce kişiliğinize mektup yazma cüretinde bulunduğum için önce yüksek affınıza sığınırım.
Nasılsınız efendim, inşallah iyisinizdir. Eminanım, kızlar, oğlanlar falan nasıllar?
Hep birlikte afiyette olmanızı dilerim. Sizlerin iyi olduğunuzu, damat beyi bakan yaptığınızı, gemiciklerin falan da işlerinin iyi olduğunu gördükçe memnun oluyorum.

*  *  *
Sayın dünya liderim, siz ki bu ülkeye gelmiş geçmiş en büyük devlet adamısınız!..
Daha büyüğü hiç gelmedi ve hiçbir zaman da gelmeyecek.
Hepimiz inşallah yüce kişiliğinizin Başkan olacağı günleri sabırsızlıkla bekliyoruz.
İşte o zaman sadece Avrupa, Rusya ve ABD değil bütün dünya, beş kıtada önünüzde
diz çökecektir. Siz hele birkaç kez daha kükreyin…
“Eyy Putin…”
“Eyy İsrail…”
“Eyy Obama…”
“Eyy Merkel…”
Bu kükreyişleri duyan ve lider geçinen bütün üçkağıtçılar siz gerçek dünya liderinin önünde
diz çökmedi mi? Lütfen bunları söylüyorum diye beni yalakalıkla, yağcılıkla suçlamayın.
Bu sözlerimin tamamen özel olduğunu ve aramızda kalacağını elbette ki tahmin edersiniz.
Sizin yüksek ve saygın çevrenize yalakaların, çıkarcıların, hırsızların, vurguncuların,
milletin a’sına koyanların sızıntı yapmasının asla mümkün olmadığını en iyi bilenlerden biriyim.

*  *  *
Sayın ve değerli dünya liderim Recep Tayyip, şimdi bunları okudukça belki kendi kendinize diyorsunuz ki;

  • “Ulan bu herif bana durup dururken niye mektup döşenmiş…”
    Şimdi sıra onu açıklamaya geldi! Muhterem liderim, aziz başkanım…
    Bildiğiniz gibi önümüz bayram. Milyonlarca yorgun insan tatile çıktı.
    Yine bildiğiniz gibi böyle bayram ve tatil günlerinde insanlar kafalarını dinlemek,
    bozulan sinir sistemlerini ve ruhsal durumlarını düzeltmek ister.
    Şu anda milyonlarca insanımızın kafası bozuk, sinir sistemi altüst olmuş durumda.
    Bunun nedenlerinden biri de yüce kişiliğinizi her gün, her saat ve her dakika,
    ister istemez karşılarında görmek. Gazete açıyorlar Tayyip, televizyona bakıyorlar,
    internete giriyorlar yine Tayyip…
    Tayyip her zaman her yerde… Bağırıp çağırıyor, yükleniyor, posta koyuyor.

*  *  *
Adamın biri lokantada garsona sormuş ne yemekler var diye, garson saymaya başlamış:
Karnıyarık, imambayıldı, patlıcan kızartma, patlıcan kebap, hünkar beğendi,
közde patlıcan salatası, patlıcan oturtma, patlıcan musakka, patlıcan dolması…
Adamın tepesi atmış “Oğlum bana su getir ama patlıcansız olsun” demiş.

*  *  *
Bizimki de o hesaba dönüştü. Vatandaş yakınıyor, Tayyip her dakika karşısında…
Vatandaş eğer mümkün olursa Tayyip’siz birkaç gün geçirmek istiyor.
Mitingler, toplu açılış törenleri, cuma namazında cami önü söylevleri, sağa sola posta koymak, muhalefet partilerine bindirmek, şuna buna saldırmak, bağırıp çağırmak…
Yok efendim sarayda muhtarlar toplantıları, iftar sofralarında atılan nutuklar,
her gün farklı atraksiyonlar. Bunlar elbette son derece faydalı oluyor.
Gerçekleri zat-ı âlinizden öğrenme fırsatını buluyoruz ama biraz insaf yani.
Adam karısına seslenmiş: “Hanım bir bardak su ver ama Tayyip’siz olsun. Bıktık artık.”

*  *  *
Ne olursunuz, bu yaptığınıza gösterilere hiç değilse şu bayram süresince birkaç gün olsun
ara veriniz sayın liderim. Fazlası sıktı, işin ölçüsü kaçtı ve insanların sabrını zorlamaya başladı.
Zat-ı alinizi görmediği ve sesinizi duymadığı sürece milletin kafası bir miktar dinlensin,
sinir sistemi gevşeyip rahatlasın. İnsanlar “Oh bee, bugün sayın başkanımızın mübarek yüzünü görmedik, o son derece etkileyici bağırış çağırışlarını duymadık. Bugün hiç kimseyi azarlamadı, posta koymadı. Kafamız rahatladı, sinir sistemimiz düzeldi, onun sayesinde evimizde mutluluk rüzgarları esti, televizyonu rahat açıyoruz..” diyebilsin. Çok değil sadece bayram süresince, birkaç gün için… Hele bayram bitsin konuşmaya, ders vermeye yine bıraktığınız yerden devam edersiniz. Mitingler, toplu açılış törenleri, muhtar toplantıları, kuş sevenler derneği genel kurul toplantısı… Ancak üzgünüm ki, iftar şovlarınız biraz aksayacak zira ramazan yarın bitiyor.
Keşke diyorum ramazan altı ay sürseydi, siz de altı ay boyunca iftarlarda nutuk atsaydınız.
Bir ay sizin gibi dünya lideri için çok kısa kaldı.

Evet sayın başkanım tatil başladı bile. Böyle uzun tatil günlerinde kafa dinlemek ve
bozulmuş olan ruhsal durumunu biraz olsun düzeltmeye çalışmak bu milletin de hakkıdır.
Lütfen… Sadece birkaç gün sessiz kalmanız ve şurada burada boy göstermemeniz ricasıyla!
Tamam mı, anlaştık mı!

*  *  *
Haydi mektubum sana uğurlar olsun.. Dere tepe düz olsun
Kim bu mektubu canım kardeşim Tayyip’e vermezse, Yedikleri ona haram olsun.”

===================================

Dostlar,

Usta yazar Emin Çölaşan‘ın kıvrak zekasının ürünü ”bu çok özel mektup”a ne demeli?
Hiciv ustalığına alkış tutmalı..

Emin bey bu yazısını mübarek ramazanın 27. günü yazaydı, 365 günün en kutsalı olan
Kadir gecesinde biz de yüce tanrıya bol bol yakarırdık, O da bize acır ve bin günün en hayırlısı bu gecenin de yüzü suyu hürmetine Tayyip beye birazcık olsun sabır ihsan ederdi ve
birkaç gün halkın gözünden – kulağından ırak kalabilirdi..
Bin geceden hayırlı o en makbul gecede belki dualarımız kabul olurdu?! Kaçırdık büyük fırsatı.. Gene de esirgeyen – bağışlayan yüce rabbimize bu bağlamda dua edelim..
Biz, bu hayır duaların hepsine şimdiden ”amiiiiin” diyoruz can-ı gönülden.

Sahi, daha iyi bir fikri olan var mı??

Sevgi ve saygı ile.
05 Temmuz 2016, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir