Mahfi Eğilmez : Brexit’ten Sonra

Dr. Mahfi EĞİLMEZ
Eski Hazine Müsteşarı

Portresi

KENDİME YAZILAR

Brexit’ten Sonra

Posted: 24 Jun 2016 03:49 AM PDT

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Oylama öncesindeki anket sonuçları Birleşik Krallığın Avrupa Birliğinden ayrılma olasılığına yüzde 49 ağırlık veriyordu. Bu eğilimlerin etkisiyle Sterlin ve Euro prim yapıyor,
Dolar geriliyordu. Oylama öncesinde 1 USD 1.14 Euro paritesine ve 2.88 TL kuruna kadar gerilemişti.

Oylama, anketlerin tersine gerçekleşerek Brexit kararıyla sonuçlandı. Daha ilk sonuçlar alınırken Dolar ve Altın hızla yükselmeye, Sterlin ve Euro hızla gerilemeye başladı.
Brexit oylaması öncesinde yazdığım analiz yazısında sunduğum tabloya bir sütun ekleyerek olanları da göstereyim (http://www.mahfiegilmez.com/2016/06/brexit-fed-doviz-ve-altn.html).

Brexit Olursa Brexit Olmazsa Brexit Oldu
Pound Sterlin Değer kaybeder Değer kazanır Değer kaybetti
Euro Değer kaybeder Değer kazanır Değer kaybetti
Dolar Değer kazanır Değer kaybeder Değer kazandı
Altın Değer kazanır Değer kaybeder Değer kazandı
TL Dolara karşı değer kaybeder, Pound Sterlin ve Euroya karşı muhtemelen değer kazanır. Dolara karşı değer kazanır, Pound Sterlin ve Euroya karşı değer kaybeder. Dolara karşı değer kaybetti, Pound Sterline karşı değer kazandı, Euroya karşı durum pek değişmedi.

Son sütun Brexit kararından sonra olanları gösteriyor. Bu sütunda anlattıklarım kısa vadede gerçekleşenler. İlk anlardaki hızlı reaksiyonlar zaman ilerledikçe duruldu.

Asıl olarak bizi ilgilendirenler kısa dönemde olup bitenlerden çok, orta ve uzun dönemde neler olacağı. Çünkü Birleşik Krallığın, Avrupa Birliğinden ayrılma kararının orta – uzun dönemde birçok alanda etkisi olacak. Bu etkiler siyasal, sosyal, kültürel, hukuksal alanlardan ekonomik alana kadar yayılan bir genişliği kapsıyor. Önce siyasal etkilerinin nasıl olacağını bir tabloyla göstermeye çalışalım.

Siyasal Alan Olası Etkiler
Birleşik Krallık İskoçya’nın, Avrupa Birliğine katılmak üzere Birleşik Krallık’tan ayrılması gündeme gelebilir. Bir süre sonra İskoçya’da bir referandum olabilir.
Avrupa Birliği Birleşik Krallığın ayrılması AB’nin geleceğine
ciddi bir tehdit oluşturuyor
. Başka ülkelerde
benzer eğilimler giderek güçlenebilir.
Türkiye İç siyasete dönük son açıklamalar dışında,
Birleşik Krallık, Türkiye’nin AB’ye katılması konusunda önemli bir destek veriyordu. Bu desteğin kaybolması Türkiye için ciddi bir yitik olabilir.  

Şimdi gelelim orta – uzun dönemde Brexit’in ekonomi ve piyasalar üzerinde nasıl etkiler yaratacağına.

Ekonomik ve Finansal Alan Olası Etkiler
Birleşik Krallık Ekonomisi Brexit, Birleşik Krallık ekonomisini en azından orta dönemde olumsuz etkileyecektir. Bunun içinde kredi notu düşmesi de var. Pound (Sterlin) bir süre zayıf kalmaya devam eder. Birleşik Krallığın toparlanma süresi İskoçya’nın ayrılıp ayrılmayacağına ve siyasetin nasıl şekilleneceğine bağlı olarak değişecektir.
Avrupa Birliği Avrupa Birliği bir süre Birleşik Krallığın ayrılışının etkisiyle
sıkıntılar yaşayacaktır.
Türkiye Sermaye girişi azalabilir ve bunun sonucunda kurlar ve faizler yükselebilir.
ABD Birleşik Krallığa desteğini artırabilir ve ikili ekonomik ilişkiler
en üst düzeye çıkabilir.
Dünya Merkez Bankaları Bütün dünyada merkez bankaları, piyasalardaki reaksiyonlar yatışıncaya kadar piyasalara müdahale edeceklerdir.
AMB Ek parasal genişleme ve faiz indirimine gidebilir.
FED Bu yıl faiz artırımı yapmaması kesinleşmiş gibi görünüyor.
TCMB Kur yükselirse piyasalara müdahale edebilir.

Gündemde olan bir konuya daha dikkat çekmek isterim :

Basında Rusya’nın, Türkiye’yi Karadeniz ekonomik İşbirliği Teşkilatı toplantısına
davet etmesi, Rusya tarafının yumuşamayı sağlayacak bir jesti olarak sunuldu.
Oysa Türkiye, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatının kurucu üyesi ve hatta kurulmasına ön ayak olmuş olan ülkedir. Dolayısıyla bu sıfatıyla bütün toplantılara da katılmaktadır.
Yani Rusya ile aramız iyi de olsa kötü de olsa bizim bu toplantıya davet edilmememiz diye
bir durum söz konusu olamaz. Teşkilatın altı ayda bir değişen dönem başkanlığı sırası Rusya’da oluğu için, davetin Rusya’dan gelmesi doğaldır. Bu daveti bir jest gibi yorumlayıp, yumuşama işareti olarak anlatmanın Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatının yapısını
ve geçmişini bilmemekten kaynaklandığını düşünüyorum.

===============================

Dostlar,

Bir “usta” nın değerlendirmeleri böyle..

Yıllar önce konferanslarımızda önceki İngiltere Başbakanlarından Demir Lady Margaret Thatcher’den alıntılar yaparak “AB’nin batacağı kesin…!” içerikli irdelemeleri sunuyor ve Türkiye’nin bu emperyalist projeden geri durmasını savunuyorduk..
Örneğin 25 Nisan 2007 günü “Atatürk’ün Üzerine Titrediği Değer : ULUSAL EGEMENLİK” konulu Atatürk Anadolu Lisesi’nde (Ankara) ve aynı gün Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde (Atatürkçü Düşünce Topluluğu) verdiğimiz konferansta;

  • Emperyalizm gücünü, başlıca ülkelerin iç bölünmüşlüğü ve borçlandırmadan almaktadır.
  • Hastalıklı Batı, gemleyemediği emperyalist hırsı yüzünden küresel ahlak değerlerini de yıkmıştır. İngiliz eski başbakanı Bayan M. Thatcher, STATECRAFT adlı kitabında diyor ki :
    AB sorunların kaynağıdır! Batacağı kesindir!”

Thatcher_AB_1

Thatcher_AB_2

08 Mart 1995 günü TBMM’de konuşmasında Refah Parti Kayseri Milletvekili Abdullah Gül şunları söylüyordu :

  • TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ’NE GİREMEYECEĞİ KESİNDİR.
  • BUNU AVRUPALILAR SÖYLEMEKTEDİR.
  • AVRUPA’NIN ÖNDE GELEN BÜTÜN POLİTİKACILARI SÖYLEMEKTEDİR.
  • ÇÜNKÜ AVRUPA BİRLİĞİ, BİR HIRİSTİYAN BİRLİĞİDİR.
  • BUNU BİZ SÖYLEMİYORUZ. AVRUPA’DA HERKES SÖYLÜYOR, HERKES BİLİYOR.
  • TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ’NE GİRİP DE O BAHSETTİĞİNİZ AVANTAJLARDAN FAYDALANMASI HİKÂYEDİR. BÖYLE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DA DEĞİLDİR,  OLMAYACAKTIR

*******
Günümüz AKP iktidarı sorunu tüm boyutları ile kavrayabildi mi?
Hiç sanmıyoruz.. Tayyip bey hala ucuz polemik (sokak siyaseti) yapıyor;
kendince İngiltere Başbakanı Cameron’a çatarak :

  • 3 gün dayanamadın… diyor..
    Sonra da, zaten hiçbir zaman içtenlikle inanmadıkları ve iktidarlarının başlangıç yıllarında
    taktik gereği AB’ye girmek istiyor görünürken, son yıllarda özellikle “AB tarafından itilmek için” ne gerekliyse yapıyorlardı.. “Biz elimizden geleni yapıyoruz.. AB almıyor.. Öyleyse….” demenin hazırlığı içinde idiler. İngiltere’nin AB’den çekilmesinin bu fırsatı verdiğini sanıyorlar..
    Ne büyük yanılgı.. Merkel ve Sarkozy yıllarca açık açık “sizi almayacağız.. ” dediler.
    Cameron daha da açık söyledi anlayabilmemiz için :– 3000 yılında girersiniz AB’ye belki… dedi..

Dış siyaset çooook ciddi birikim ve zeka istiyor. T.C.’nin uzuuuuun yılların armağamı
bu birikimini “monşerler” diye dışlar ve küçümsemeye kalkarsanız, kargaların kılavuzluğuna kalırsınız ve burnunuz moktan kurtulmaz.. Olan 5. sınıf siyasetçilere değil Türkiye’ye,
ülkemizin geleceğine oluyor.. Çook yazık ve giderimi olanaksız ağır bedeller ödüyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
26 Haziran 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir