TTB 67. (SEÇİMLİ) GENEL KURULU NOTLARI

 

TTB 67. (SEÇİMLİ)
GENEL KURULU NOTLARI

portresi

 

Dr. Ceyhun Balcı
(İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri)

 

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..) 

IMG_2204[1]

Türk Tabipleri Birliği’nin 67. (SEÇİMLİ) Genel Kurulu geçen hafta sonunda çalışmalarını tamamladı ve seçimleri de yaparak önümüzdeki dönem kurullarını oluşturdu.
Genel kurul çalışmalarının konukların konuşturulduğu ilk gününde bulunamadım.
Bir sonraki gün yapılan çalışma raporunun okunması, çalışma raporu üzerine konuşmalar ve raporun aklanması çalışmalarını izledim.
Daha öncekilerle birlikte yanlış saymadıysam izlediğim 8. genel kurul oldu.
Salon karmaşası bakımından değişen bir şey yoktu! Oysa, İzmir Tabip Odası olarak genel kurul öncesi bu konuyla ilgili olarak yazılı başvuruda bulunmuştuk. Genel kurul salonunda kim delege, kim konuk, kim izleyici belli değildi. Oysa, genel kurul sırasında yapılan oylamalarda yalnızca 491 delegenin el kaldırma, oy kullanma hakkı vardır. Konukların ve izleyicilerin böyle bir hakkı yoktur. Anlaşıldığı kadar divan, genel kurula katılan 210 delegeyi çok iyi tanımaktadır ve diğerlerinden ayırabilmektedir.

Hekimlik özen ve disiplin uğraşıdır. Hekimliğin bu temel düsturunun genel kurul salonuna egemen olması en doğal beklenti değil midir? Bu seçimlere farklı bir ortamda gidildi.
TTB yönetimine 26 yıldır egemen olan EDTTB (Etkin Demokratik TTB) grubu belki de ilk kez karşısında ciddi bir karşı duruş sergileyen güç gördü. Bu duruşun farkına varan EDTTB en azından benim ilk kez tanık olduğum uysallık sergiledi genel kurul boyunca.
İzmir seçimlerinde kendisini gösteren dip dalgası İzmir’i sallamakla yetinmedi. Türkiye ölçeğinde bir sarsıntıya da yol açtı. Belli etmemeye çalışsalar da EDTTB sona geldiğini fark etmiş durumdadır. Bu bağlamda grup içi çatışma hiç olmadığı kadar şiddetlidir.

Geçtiğimiz dönemler boyunca terör örgütünün adını anamayan, teröriste terörist diyemeyen, ulusal değerlerimizle bir türlü barışamayan ED-TTB, gelişen güçlü muhalefet hareketi karşısında dilini ve söylemlerini düzeltmek zorunda kaldı. Önemli
bir kazançtır. Ancak, süreklilik kazanması da önemlidir. Başka deyişle iktidarı koruma, kollama güdüsüyle sergilenmiş olan bu tutumun iktidar boyunca sürdürülmesi içtenliklerinin sınanması bakımından önem taşıyacaktır.

Seçim, önceki yıllarda olduğu gibi kafeterya ortamında yapılmıştır. Tek listeyle gidilen yıllarda ya da ciddi ikinci bir listenin olmadığı durumlarda fark edilmeyen bir olumsuzluk bu kez su yüzüne çıkmıştır. Seçim sandıklarının mahremiyeti konusunda olumsuzluklar yaşanmış, sayım sırasında resmi gözlemcilerle ortalıkta dolaşan gönüllü gözlemciler
birbirine karışmıştır. Oy sayımı sırasında dışarıdan söz atmalar, sandık kurulunun işine karışmalar yaşanmıştır.

Muhalefetin ciddi çıkışı ED-TTB’yi genel kurul boyunca uysallaştırmış, terbiye etmiş
olsa da gerek genel kurul salonunda ve gerekse seçim ortamında yaşananlar yinelenen olumsuzluklar listesine eklenmiştir. Hekim örgütünün hekimlere yaraşır bir genel kurul ve seçim ortamı yaratamamış olması önemli eleştiri konusudur. Dolayısı ile genel kurul geçmiştekilerle karşılaştırıldığında sakin geçmekle birlikte, toplamda başarısız olmuştur. Yolun sonuna geldiğini seçim kutlamalarıyla görmezden gelen ED-TTB,
sonrasında düzeltilmesi gereken iki önemli olumsuzluğu bir kenara not ediyoruz.
Öncelikli hedef olarak hekimlere yaraşır düzenlilikte bir genel kurul ve seçim yapmayı önemsemek gerekir diyoruz…

Pirus zaferi kazanan ED-TTB bundan böyle muhalefetin soluğunu ensesinde daha çok
duyumsayacaktır. Genel kuruldaki ağır başlılığın korunması, gelişmelerden ders alınması öncelikle hekimlerin ve yanı sıra ED-TTB’nin yararına olacaktır!

IMG_2206[1]

IMG_2215

==================================

Dostlar,

Değerli meslektaşımız Dr. Ceyhun Balcı‘nın gözlemleri çok yerindedir ve gerçekleri yansıtmaktadır.. TTB, 1996 genel kurulu ile birlikte ne yazık ki etnik siyaset tarafından adeta teslim alınmıştır.

20 koca ve çok önemli zaman dilimi ”böyle” geçmiştir..

O tarihte liste yaparak seçime giren, bizim de içinde olduğumuz Kemalist hekimler,
yarışı yitirdiler. Biz de son 20 yıldır sıradan bir üye olmanın ötesinde TTB’ye önemli bir katkı sunamadık. Çünkü TTB’de katı oligarşik bir yapı egemen oldu ve örgüt kozasına kapanarak klikleşti.

Dileyelim, çok deneyimli bir örgütçü olan meslektaşımız Dr. Ceyhun Balcı’nın irdelemesi gerçekleşsin ve TTB Ulusalcı – Akılcı bir doğrultuya taşınsın..

Bunun için çabaları artırarak sürdürmek gerekecek.

Yeni seçilen arkadaşlarımıza bu bağlamda başarılar diliyoruz.

Hekimlik mesleğinin ve sağlık ortamının sorunları çok ağırdır ve AKP’nin yeniden
Sağlık Bakanlığına getirdiği Dr. R. Akdağ eliyle daha da yoğunlaşacağı anlaşılmaktadır.

Etnik temelli genel siyaset yerine teknik temelli meslek örgütü işlevi öne çıkarılmalıdır.

Bu gün meslekte 40. yılına giren ve öğrenciliğinden bu yana meslek örgütü içinde olan ”epey” kıdemli bir hekim ve TTB üyesi olarak, seçimi kazanan değerli meslektaşlarımıza önerimiz, içtenlikle bu yöndedir.

Sevgi ve saygı ile.
16 Haziran 2016, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir