ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ’nden GÖREVE ÇAĞRI


ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ’nden GÖREVE ÇAĞRI

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

2015-16 öğretim yılının sonuna doğru önce İstanbul Erkek Lisesi’nde, ardından yüzlerce lisedeki mezuniyet (AS: bitirme) törenlerinde öğrencilerimizin başlattığı iktidarın eğitim politikalarını protesto ve yayımladıkları bildiriler arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Maarif Vakfı Kanun Tasarısı, yıllardır uygulanan bilimdışı – gerici eğitim politikalarıyla ülkemize indirilmek üzere olan en ağır darbe niteliğindedir. Bu durum, başta Anamuhalefet Partisi olmak üzere eğitimimizin tahrip edildiğini düşünen bütün kişi ve kurumlara ivedi (acil) görevler yüklemektedir.

Yurdun her yanındaki okul ve öğrencilerimize yönelik çağdışı, insanlık dışı suç ve eylemleriyle marifetleri gün yüzüne çıkmış gerici oluşumların yarattığı kirli ilişkiler bütün canlılığıyla belleklerimizde dolaşırken, tasarıda vakfın nasıl kurulacağından çalışma düzenine ve görevine, yönetim kurulundan mali durumuna ilişkin birçok ayrıntı yer almaktadır. Buna göre; merkezi İstanbul’da olacak Maarif Vakfı yurt dışında okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumları açabilecek. MEB’in uygun gördüğü yurt dışında kamuya ait varlıklar Bakanlar Kurulu kararıyla bedelsiz olarak Maarif Vakfı’na devredilebilecek. Bunun için bütçeden 1 milyon TL aktarılacak ve 3 ay içinde Vakfın kurulma işlemleri tamamlanacak. Gelirleri şartlı şartsız bağışlar ve yardımlardan sağlanacak Maarif Vakfı; kurumlar, veraset ve intikal, damga, emlak vergileri ile harçlardan bağışık (muaf) olacak.

MEB bünyesinde, 35 yıl önce (19 Şubat 1981) 12 Eylülcülerce kurulan ve kendi adıyla ülkemizin birçok yerinde okulları da bulunan, kimlerin nasıl yönettiği soru işaretleriyle dolu bir vakıf (Millî Eğitim Vakfı) varken, son hükümet değişikliğiyle Bakanlık koltuğuna oturtulan İsmet Yılmaz eliyle, yıllardır karman çorman edilen eğitim dünyasına, adından da anlaşılacağı gibi yeni Osmanlıcılık özentisinin belirtisi olan başka bir vakfın oluşturulması, iktidarın eğitim ayağında gerçekleştireceği amacın ne olduğunu bütün açıklığıyla göstermektedir. Bir süredir tasfiye etmek için çaba harcadığı eski ortağı malum Cemaatin yerine “tam teşekküllü” yeni biat kurumları oluşturma çabasındaki iktidarın piyasaya sürdüğü bu vakfın yapacağı işler şöyle sıralanıyor:

– Yaygın eğitim amaçlı kurslar, etüt ve kültür merkezleri gibi tesisler kurmak.
– Yurt, pansiyon ve lojman gibi tesisler açmak, satın almak, devralmak veya kiralamak.
– Okulöncesi eğitimden üniversiteye dek bütün eğitim süreçlerinde öğrencilere;
eğitim amaçlı burslarla parasal destekler sağlamak.
– Yurt içi ve yurt dışında gelir sağlayıcı işletmeler kurmak, bu tür işletmelere ortak olmak.

MEB’in atayacağı bir Mütevelli Heyeti de bu vakfı yönetecektir!
Belirlenen bu görevlerin anlamı özet olarak şudur:

AKP iktidarının şimdiye dek eylemli olarak çeşitli cemaat-tarikat-vakıf-dernek-sendika adı taşıyan dinci oluşumlar eliyle yönettiği, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da noter işlevi üstlendiği eğitim, bu adımla birlikte bütünüyle medrese anlayışındaki odakların özelleştirmeyle iç içe geçirdikleri dincileştirme alanı olacaktır.

Liseli gençlerimizin bir süredir protesto ve bildirileriyle kamuoyunun dikkatini çektikleri bilimsel, laik eğitim karşıtı uygulamalar, artık ülkenin bilim ve aydınlanmadan yana bütün kişi ve kurumlarına her zamankinden daha yakıcı bir görev vermektedir: Direniş!

Siyasal ve düşünsel ayrımlara bakılmaksızın, kastedilen Cumhuriyet değerlerinden yana bütün parti, dernek, sendika ve yurttaşlarımızı, öğrencilerimizin yanında göreve çağırıyoruz.

ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

Necatibey Cad. No: 13/13 Sıhhiye/Ankara
0312) 229 43 25 Belgeç 0312) 229 45 26
ogdunyasi@gmail.com  ogretmendunyasi.org
Ankara, 14.06.2016


==================================

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği’nin yukarıdaki açıklaması tümüyle doğru ve yerindedir. Demokratik rejimlerde iktidarlar, örgütlü toplumdan gelen tepkilere özellikle kulak kabartırlar.

Liseli gençlerin isyanı son derece yerindedir. Desteklenmelidir.

AKP, RTEnin mutlak güdümünde, gözü kara, bodoslama gitmeye başladı..
Reis’in acelesi var…
3 yıl kaldı Cumhurbaşkanlığı seçimlerine..
10 Ağustos 2019 kritiktir. Ne oluuur, ne olmaz! Geleceğini sağlama almak zorunda.
İşin ucunda Yüce Divan’da hatta adliye mahkemelerinde yargılanmak var..
Artık ne yapılabilirse bu son 3 yılda..
Başkanlık olursa ”birincil tercihtir”, A planıdır.. Oradan Halife – Sultanlığa geçiş HDP desteğiyle kotarılabilir..

Ver özerkliği – Al Başkanlığı pazarlığı..

Olmadı, B planı partili Cumhurbaşkanı..
Olmadı, C planı; majestelerinin hükümeti Sadrazam ve vezirlerle devam..

Ancak Tayyip bey son derece gergin.. Diploma skandalı başını ağrıtmaya devam edecek.. Ne olarak 4 yıllık bir yükseköğrenim diploması yok ortada. Bunun kokusu sürecektir..

Zarrab davası ciddidir ve Savcı Bharara açıkça ABD hükümeti desteklidir! RTE bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilmektedir. Ayrıca Muhammed Ali‘nin cenaze töreninde egosu fena incitilmiştir ve bir narsisistik kişiliğin bunu tahammülü yoktur.. Ne çare ki olay ABD’de olmuştur ve Tayyip bey istese de istemese de bu travmayı hazmedecektir.

Tayyip bey, Alman parlamentosunun sözde Ermeni soykırımı kararının derin politik mesajını da pek iyi bilmektedir. Ancak çaresizdir. Kıvranmaktadır ve aşırı derecede hırçınlaşmıştır. İç politikada gözü kara adımlar atmaktadır bu yüzden.. Ancak yeni ve ciddi hatalar yapılmakta, sarmal pekişmektedir.. Ülkemiz de, kendisi de ağır bedel ödemektedir.

1. CHP Genel Başkanına dönük kabul edilemez kurşun atraksiyonu akıl dışı bir skandaldır.
2. Milli Eğitimde sıranın ”müfredata” geldiğini belirtmek ateşle oynamaktır.
3. TRT’de saçmalayan bir zavallının (‘‘Namaz kılmayanlar hayvandır!”) en yüksek düzeyde kınanmamasının ve yaptırım görmemesinin mutlaka bir faturası olacaktır..
4. Yüksek yargıda tasfiye ve tümüyle yandaş yeni yapılanma olur şey değildir..
5. AB ile ipler kopmuş / kopartılmıştır.. Türkiye yönsüzdür!
6. Ekonomide işler hiiiç ama hiiiç iyi gitmemektedir.
7. İşsizlik ve yoksulluk çoook ciddi boyutlardadır ve milyonlarca yoksul fonlanamamaktadır.
8. Dış politikada RTE-AKP tam anlamıyla mat olmuştur ve felç durumdadır.
9. PKK ile çatışma çok ağır şehit faturası ve mekanların yıkımı yüzünden sürdürülebilir olmaktan hızla uzaklaşmaktadır.
10. Dinci vakıf yurtlarında çocukların ırzına geçilmesi ve AKP’nin gereğini yap(a)maması toplumsal bellekten asla silinmeyecektir.
11. 17-25 Aralık 2013 yolsuzluğunun üstünün örtülmeye çalışıldığını, AKP’liler dahil dünya alem bilmektedir ve bu yangın için için sürmektedir. Sonu grizu patlaması gibi olur.
12. Tayyip bey giderek daha çok şiddet – baskı sarmalına dolanmıştır; bu çıkmaz sokaktır.
…….

Uzatılabilir.. 12 sayısı anlamlıdır.. En azından 1 düzinedir.. Adamın 12 parmak bağırsağını düğümleyebilir bunca sorun.. Basını, polisi… birçok kurumu ele geçirseniz bile.. AİHM kararlarını dinlemeseniz bile.. Bu devirde Türkiye’de despotik bir otoriter – totaliter rejim, dinci sultanlık kurmak ham hayalden bir karış öteye geçemez.

Unutulmasın, Roma İmparatoru Julius Caesar, en güçlü – mutlak diktatör olduğu dönemde, yapıp ettiklerini içine sindiremeyen, adaletsizliğe ve zulme isyan eden en yakın dostu Brutus tarafından hançerlenmiştir.. Korkarız Tayyip bey bu tarihsel olayı da bilmektedir..

Sonuç olarak; yol yakınken RTE, peşinden kapanmaya sürüklediği AKP’yi, AKP’lileri, ülkemizi daha fazla germeden fabrika ayarlarına dönmelidir. Güç sarhoşluğunu bırakmalıdır. AKP 3 Kasım 2002’de seçimi nasıl kazanmıştı? 3 Y ile savaşma vaadiyle.. Neydi bu 3 Y?

1- Yolsulluk
2- Yolsuzluk
3- Yasaklar..

Tüm AKP’lilere ve de Tayyip beye özellikle anımsatırız.
Hala fırsat varken geri dönünüz.. Geldiğiniz yer vaatlerinizin tam tersidir!
Ülkemizi ve kendinizi daha fazla yakmayınız.
Her baskıcı rejim er ya da geç sona erdirilir ve hesabı sorulur. Bu tarihin tunç yasasıdır. Aklınızdan bir an bile olsa asla çıkarmayınız..
AKP’liler, Tayyip beyin oyuncağı olmayınız, kula tapmayınız. O’nu mutlaka frenleyiniz..

Sevgi ve saygı ile.
14 Haziran 2016, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com
Ulusal Eğitim Derneği Üyesi

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir