NOBEL Ödüllü Prof. Sancar : “Bu Atatürk ve Cumhuriyet döneminin ödülüdür.”

NOBEL Ödüllü Prof. Sancar :

“Bu, Atatürk ve Cumhuriyet döneminin ödülüdür.”

Sancar: “Merkez Bankası’nın 5 TL üzerindeki DNA hatasını buldum ama düzeltmediler.”

Sancar: Merkez Bankası'nın 5 TL Üzerindeki DNA Hatasını Buldum Ama Düzeltmediler 

Nobel Ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Bilfen Eğitim Kurumları’nın Üsküdar‘da eğitim veren okullarını ziyaret etti. Sancar,Merkez Bankası‘nın 5 TL üzerindeki DNA hatasınını bulduğunu ancak uyarılarına rağmen bunun düzeltilmediğini ifadfe etti.

FEN LABORATUVARINI GEZDİ

Büyük bir coşkuyla karşılanan Sancar, okulda matematik ve fen laboratuvarını gezdi.
Sancar’a çalışmalarını gösteren öğrenciler, fen laboratuvarında Sancar’la birlikte DNA testi yaptı.

“5 TL’NİN DNA’SI BOZUK”

Bu sırada bir basın mensubu Sancar’a, 5 TL üzerindeki DNA sarmalı ibaresi üzerine yaptığı çalışmayı hatırlattı. Sancar, paranın üzerindeki DNA sarmalın olması gerekenin aksine soldan sağa doğru ilerlediğini ve bu yanlışı 5 yıl önce Merkez Bankası‘na ilettiğini belirtti.
Sancar, buna karşın bu yanlışın hala düzeltilmediğini söyledi. Daha sonra konferans salonuna geçildi, burada Sancar’ın yaşamının ve bilimsel çalışmalarının anlatıldığı bir belgesel gösterildi.

“ÖDÜLÜM CUMHURİYET DEVRİMİNİN UZANTISIDIR”

Ardından sahneye davet edilen Sancar, burada öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Aldığı NOBEL ödülünü Anıtkabir Müzesi’ne teslim ederken ne hissettiği sorulan Sancar,

  • “Bu Atatürk ve Cumhuriyet döneminin ödülüdür.
  • Onların bana verdiği eğitimin ödülüdür, onlar beni buraya getirdi,
    ben onların bir uzantısıyım.
  • Orada, Anıtkabir‘de aslında İstiklal Savaşı’ndan sonrasını anlatan Devrim Tarihi Müzesi var, ödül o Devrimin bir uzantısıdır.
  • Türkiye savaştan sonra bilimde ve öteki konularda devrimler yapmıştır ve o müzede sergileniyor. Ödül de o Devrimin bir halkasıdır. Yani o kadar.” dedi.

“STRESİN DNA’YA ZARAR VERMESİ KONUSUNDA BİR ÇALIŞMA YAPMADIM”

‘Birçok hastalığın temel sebebi olarak gösterilen stresin, DNA’nın onarım mekanizması üzerinde olumsuz bir etkisi var mıdır?’ sorusuna ise bilmediğini bir konuda yanıt veremeyeceğini belirten Sancar,

  • “Bildiğimiz konular var, bilmediğimiz konular var. Örneğin ben Biyokimyada Nobel Ödülü almış bir insanım. Bu her şeyi biliyorum anlamına gelmez, Bu konuda bir şey söylersem
    bunun yarardan çok zararı olur. Stres birçok hastalıklara neden oluyor ama DNA’ya zarar vermesi konusunda ben bir çalışma yapmadım, o bakımdan bir şey söyleyemem.” dedi.

“BİRDEN NOBEL ALDIK DİYE HERKES DİNLİYOR ŞİMDİ”

Yaptığı çalışmaların kanser tedavisine yardımcı olup olmayacağı sorusunun üzerine Sancar şunları kaydetti:

  • “Bu mutasyonlar nasıl önlenir bizim çalışmalarımın onu gösteriyor. Kanseri tedavi edecek mi diye çok insan sordu, belki bazılarınız medyada görmüşsünüzdür. DNA onarımı 2 yönden önemlidir; biri kanseri önlemek bakımında, öteki kanser tedavisinde. Önlemek bakımından şunu vurguladım; deri kanserine güneş ışınları neden oluyor, o bakımdan korunmak gerek. Tabii güneş ışınlarının yararı da var ama bu noktada orantılı yararlanmak gerek. Deri kanseri pek tehlikeli değildir ama akciğer kanseri, kanserden ölümlerin % 30’una neden oluyor. Ama önlemek çok kolay:
  • Sigara içmeyin! Ben bunu çoğu ziyaretimde ve televizyonlarda söyledim. Sonradan öğrendim ki Cumhurbaşkanımız da bu konunun önemini anlatıyormuş, bu yönde önlem alınmasını vurguluyormuş. Bana sordular Cumhurbaşkanı‘ndan emir mi aldın? Kardeşim ne Cumhurbaşkanı‘nın emri, ben bunu 1982’den beri söylüyorum. Ama kimse dinlemiyordu,
    birden Nobel aldık diye herkes dinliyor şimdi.” dedi.

    Daha sonra Prof. Dr. Aziz Sancar‘a günün anısına verilen plaket ve çiçeklerin ardından
    program sona erdi.
    (17.5.16, http://www.haberler.com/nobel-odullu-turk-bilim-insani-aziz-sancar-8458729-haberi/)

    ==================================

    Dostlar,

    Kıssadan hisse gerçekten çok net değil mi?

    Aldığı NOBEL ödülünü Anıtkabir Müzesi’ne teslim ederken ne hissettiği sorulan Sancar,
    • “Bu Atatürk ve Cumhuriyet döneminin ödülüdür.
    • Onların bana verdiği eğitimin ödülüdür, onlar beni buraya getirdi,
      ben onların bir uzantısıyım.
    • Orada, Anıtkabir‘de aslında İstiklal Savaşı’ndan sonrasını anlatan Devrim Tarihi Müzesi var, ödül o Devrimin bir uzantısıdır.
    • Türkiye savaştan sonra bilimde ve öteki konularda devrimler yapmıştır ve o müzede sergileniyor. Ödül de o Devrimin bir halkasıdır. Yani o kadar.” dedi.

    Ayrıca:

  • Akciğer kanseri, kanserden ölümlerin % 30’una neden oluyor.
    Ama önlemek çok kolay: Sigara içmeyin!
  • Stres DNA’ya zarar veriyor mu, bilmiyorum. Bu konuda bir çalışma yapmadım.
    Bu konuda birşey söylersem yarardan çok zarar getirebilir..

    DNA’yı moleküllerine dek bilen, 45 yılını bu konuya vermiş bir bilim insanın “haddini bilmesi“..
    İşte böyle bir şey.. İyi bilmediği konuda konuşmamak, söyleyeceklerinin yarardan çok zarar getirebilme riskini gözönünde tutmak..

    Yaşamda tek yol göstericinin yine AKIL ve BİLİM olduğunu bir kez daha görüyoruz.
    Mustafa Kemal Paşa‘nın ünlü sözü..
    Bilimsel akılcılık insanlığın tek kurtarıcısı..
    Kim ne derse desin, sonuçta yaşamı dönüştüren bilim insanları ve onların buluşları..
    En çarpıcı örneklerinden biri Sanayi Devrimini başlatan Jame Watt ve buhar gücü değil mi? Günümüzde 4. Sanayi Devrimi : Bilişim Devrimi de bilim insanlarının yaşama armağanı
    değil mi?

    Siyasetçiler – siyaset kurumu, yaşamı dönüştürmede sanıldığından epey geride… Bereket!
    Hele Türkiye için..
    Öyleyse haydi bilim üretmeye!

    ATATURK_Hayatta_en_hakiki_mursit_ilimdir

    Sevgi ve saygı ile.
    22 Mayıs 2016, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir