Çukurca’da Kalleş Pusu! Türkiye 8 Şehidine Ağlıyor..

Çukurca’da Kalleş Pusu!
Türkiye 8 Şehidine Ağlıyor..

Hakkari Çukurca’da 6 askerin teröristlerle girilen çatışmada,
2 askerin ise helikopter kazasında şehit olması Türkiye’yi
bir kez daha derinden sarstı.

PKK, hain yüzünü bu kez Irak sınırındaki Çukurca‘da gösterdi. Sızmalara karşı önlem için bir haftadır operasyon yürüten timlerimizden biri sabaha karşı pusuya düşürüldü. 6 Mehmetçik çatışmada şehit oldu. Yardıma giden bir helikopter de kırıma uğrayınca şehit sayısı 8’e yükseldi.Hakkari‘nin 17 bin 250 nüfuslu Çukurca ilçesi, güneyindeki Irak sınırı nedeniyle önemli bir konuma sahip. Özellikle terör örgütünün Irak‘ın kuzeyindeki Haftanin, Metina, Avaşin ve Zap kamplarının bulunduğu bölgeye yakın olan ve dağlık yapısı nedeniyle teröristlerin ülkeye geçiş yaparken kullandığı güzergah olarak biliniyor.

TİMLERİ PUSUYA DÜŞÜRDÜLER


Hakkari
‘nin Irak sınırındaki Çukurca ilçesi, PKK‘lı teröristlerin hain bir saldırısına daha sahne oldu. Çığlı köyü kırsalında arama faaliyetlerinde bulunan timlerden biri teröristlerce pusuya düşürüldü. Sabaha karşı saat 04.50 sularında meydana gelen saldırı sonrası çıkan çatışmada
6 Mehmetçik şehit oldu, 8’i de yaralandı.

GEÇİŞ GÜZERGAHLARI KAPATILDI, 21 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

Bölge acilen F16 jetleri, insansız hava araçları ve helikopterlerle abluka altına alındı.
PKK‘lı teröristleri etkisiz hale getirmek için yapılan operasyonda, Kobra tipi helikopterlerin biri Çığlı Üs Bölgesi dolayında saat 05.50 sıralarında kırıma uğradı. Helikopterde bulunan 2 pilot da aynı bölgede şehit düştü. Toplamda verilen 8 şehidin ardından bölgeye komandolar sevk edildi. Gün boyu süren sürek avında güvenlik güçleri, kaçmaya çalışan PKK‘lıların geçiş güzergahlarını kapattı. F-16, İHA ve helikopter destekli operasyonlarda ilk belirlemelere göre
21 terörist öldürüldü.

HEPSİ SİLAH ARKADAŞIYDI

PKK‘lılarca pusuya düşürülen askerlerimizin, Çığlı Üs Bölgesi’nde operasyona çıkan timlerden biri olduğu öğrenildi. Alınan bilgiye göre 9 ayrı grupla çıkılan arama-tarama faaliyetleri sabaha karşı bittiğinde, timler üs bölgesine dönmeye başladı. En arkada kalan grup ise Kayseri 1’inci Komando Tugayı’ndan iç güvenlik harekatı kapsamında bölgeye gelen askerlerden oluşuyordu. PKK‘lıların pususundaki ilk ateşte şehit düşen 6 askerin hepsi de Kayseri‘deki tugaydan
silah arkadaşıydı. Teröristlerin Irak‘tan Türkiye‘ye sızma ihtimaline karşı bölgede
arama faaliyetleri 1 haftadır yoğun biçimde sürüyordu.

İŞTE KAHRAMANLAR

Çukurca Çığlı Üs Bölgesi’nde görev yapmak üzere Kayseri‘den gelen komandoların 6’sı,
PKK‘lı teröristlerin açtığı ilk ateşte şehit düştü. Onlara yardıma giden helikopterlerden biri de ‘teknik bir arızadan ötürü’ operasyon sırasında kırıma uğrayınca 2 pilot daha şehit oldu.
İşte o kahramanların isimleri:

– Kara Pilot Üsteğmen Burak Abikebahşi
– Kara Pilot Üsteğmen Müjdat Kerem Şahan
Piyade Uzman Çavuş Nazmi Kapucu
Piyade Uzman Çavuş İbrahim Akarsu
Piyade Uzman Çavuş Muhammet Arı
Piyade Uzman Çavuş Ömer Sadettin Bakır
Piyade Uzman Çavuş Fatih Özdemir
– Sağlık Astsubay Üstçavuş Mekan Şahin



TERÖR KAMPLARI O DAĞLARIN ARDINDA

Hakkari‘nin Irak sınırında terörle mücadelede stratejik öneme sahip 63 yıllık Çukurcailçesinde terör örgütü PKK‘ya yönelik operasyonlar hız kesmeden sürüyor. İlçeye 35 kilometre uzaklıktaki Çığlı köyü yakınlarında bulunan askeri üs bölgesinde teröristlerle çıkan çatışmada 6 askerin, müdahale için sevk edilen helikopterin düşmesi sonucu 2 pilotun şehit olduğu bölgede terör örgütüne yönelik hava destekli operasyonlar devam ediyor.

Hakkari’nin 17 bin 250 nüfuslu Çukurca ilçesi, güneyindeki Irak sınırı nedeniyle önemli bir konuma sahip bulunuyor. Özellikle terör örgütünün Irak‘ın kuzeyindeki Haftanin, Metina, Avaşin ve Zap kamplarının bulunduğu bölgeye yakın olan ve dağlık yapısı nedeniyle teröristlerin ülkeye geçiş yaparken kullandığı güzergah olarak bilinen ilçenin kırsal alanında konuşlandırılan askeri birlikler, örgüt mensuplarının terör eylemlerini ve geçişlerini engellemek için yoğun mücadele yürütüyor. Sözkonusu kampların olduğu bölgeler ve geçiş güzergahları, hava operasyonları kapsamında savaş uçakları tarafından ateş altına alınırken, sınırın
yurt içindeki bölümünde de karadan operasyonlar gerçekleştiriliyor.

İlçede terörle mücadele kapsamında şimdiye dek güvenlik güçleriyle operasyonlarda etkin görev alan geçici köy korucularından 32’si şehit oldu, 25’i yaralandı. Şehit köy korucularından 13’ü Irak sınırındaki Çığlı köyü sakinlerinden oluşuyor. Aynı köydeki 7 köy korucusu da çatışmalarda yaralandı. İlçede 8 güvenlik görevlisinin şehit olduğu Çığlı köyü kırsalında 3 Mayıs’ta teröristlerce Habeşti askeri üs bölgesine düzenlenen saldırıda bir asker şehit olmuş,
3 asker yaralanmış, 6 terörist etkisiz hale getirilmişti. (Kaynak: Yeni Şafak)

=======================================

Evet dostlar,

1. Artık çırılçıplak görülüyor değil mi, karşımızdaki; Türkiye’yi bölme amaçlı örgüt PKK!
2. Bu örgüt basit bir terör örgütü değil; terörün her türlü en kalleş yöntemlerini Türkiye’yi bölmek için araç olarak kullanan bir örgüt..
3. Tek başına bunca insangücü ve lojistiği sağlaması da olanaksız değil mi?
En geniş anlamda lojistik insangücünden başlayınız paraya, silaha, eğitime, iletişime, barınak – cephanelik ve üslere, istihbarata…. dek 28 ülkeden destek alındığını artık dünya alem biliyor!
4. ABD’nin apaçık PKK’nin Suriye – Irak uzantısı birlikleri PYD’ye “kara gücüm” dediğini herhalde duymayan kalmadı!?
5. Irak’a, PKK inlerinin üstlendiği Kandil’e kara operasyonunu uluslararası hukuka aykırı olarak engelleyen “stratejik müttefik” de ABD değil mi?
6. Düşen son Helikopterimiz teknik arızadan değil de PKK’lılarca “düşürüldü” ise,
bu teknolojinin AB – ABD – İsrail tarafından kendilerine verildiği çarpıcı gerçeği ortaya çıkar.
7. Bunca sialah – patlayıcı – mühimmatın kaynağı nedir?? PKK destekçisi AB – ABD – İsrail! Ama önceki gün İsrailliler RTEnin ultra lüks Beştepe Sarayındalar??!
8. Ve lanet olası “siyaset” öyle mide bulandırıcı durumda ki; hem bunca kanın – canın sorumlusu olağanüstü yanlış siyasetleri güden olacaksınız hem de suret-i haktan geçinip burnunuzdan kıl aldırmadan 180 derece dönüş yapacak ve bu halktan gene %50’leri bulan destek alacaksınız ve yaptıklarınız yetmiyormuş gibi bir de Başkanlık kılıfıyla padişahtan öte yetkiler isteyeceksiniz!?

Nichola Machiavelli yaşasa ve bu Türkiye’de yaşanan “AKP – RTE klasiğini” görseydi eminiz “İş Principé” adlı yapıtını parça parça eder ayaklarının altına alır ve AKP parti okuluna öğrenci olarak kayıt olmak için başvuruda bulunurdu..

Lütfen okuyunuz :


Takunyalı Führer

Veee bam teli              :

  • Bu örgüte son birkaç yıldır “AÇILIM” adı altında gözyuman AKP – RTE asıl sorumlu değiller midir?? Oslo görüşmelerinde MİT Başkan yardımcısının ifadesiyle “Metropolleri cephane deposuna dönüştürdüğünüzü biliyoruz..” sözünün siyasal sorumluluğu AKP – RTE’nindir!
  • Terör örgütüne yardım ve yataklık yapmaktan CHP tarafından haklarında savcılığa
    suç duyurusunda bulunanlar da bunlar değil midir?O halde 24 Temmuz 2015’ten bu yana, beş yüzü bulan şehitlerimizin (asker, polis, korucu),
    daha çok sayıdaki gazinin canlarından ve dökülen kanlarından doğrudan ve 1. derecede AKP iktidarı sorumludur. Hem siyasal olarak hem de hukuksal olarak..

    Bu “temel neden” (“ara neden” ve “son neden” tuzağına düşmeden!) ortadan kaldırılmadan ülkemizdeki kan gölü – kıyım durdurulabilir mi?

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı AKP hakkında derhal kapatma davası açmalı, fezlekesini hazırlayarak ayrıca kişisel – kurumsal sorumlular hakkında ceza davası açmalıdır.
    Tersi durumda; akan kanın, şehitlerin – gazilerin vebaline ortaktır.

    Hala AKP’ye % 50’ler dolayında oy veren 23 milyonu aşkın aziiiiz mi aziiz, neciiiip mi neciiip Türk Milleti de artık aklını başına almalıdır.

    Ya da celladına aşık Stockholm sendromu örneği bir yandan yüreğinin yangınını söndürmeye çabalayacak bir yanda da AKP – RTE’ye tapmayı sürdürcektir..
    Yapacak fazlaca birşey yok.. Yaşayarak anlayacak. Anlaşılan daha yetmedi, bunlar az!?

    Sekiz vatan evladı Mehmetçiğin kanları yerdeyken, 4 köylü patlamada ölmüş ve 12’si kayıp ve bedenleri parça parça iken… bu akşam Bay RTE, kızı Sümeyye‘nin nikahını kıyacak..
    Bu nasıl bir vicdandır, içlerine sığdıracaklardır?? Ayrıca İstanbul trafiği bunyüzden felç!

    Gööör ey halkım… duyyy ey halkım…
    Aç mühürlenmiş gönlünü, çöz kilidini basiretinin..
    23 Nisan’ın – 29 Ekim’in eğlence dışındaki resmi törenlerini bile Cumhuriyet düşmanlığı ile yasaklayanların kızlarının nikahlarını ertelemeyişlerini anlamlandır..

    Şimdi diyeceklerdir ki;
    “Sade bir nikah, düğün yapmadık.. epey de erteledik.. bu da mı yasak??”

    Sen takdir et eyyy halkım sen !
    Toplamda 24 insanımızı AÇILIM ihaneti yüzünden PKK’ye kurban verdiğimiz bir günde RTE’nin kızının nikahı yapılıyor.. Yüreklerinde gerçekten 24 vatan evladının acısı – yangını varsa nasıl başaracaklar kızlarının nikahında “en azından gülümsemeyi”?
    Yürekleri kan ağlayarak mı yapacaklar bu nikahı? O halde zorlayan ne??
    Birkaç gün daha ertelenemez miydi?

    Yoksa, yoksa, yazsak devr-i AKP-RTE‘de “suç sayılacak” şeyler mi??

    Daha önce de 29 Ekim törenlerini yasaklayıp akşam düğüne gitmedi mi bunlar??

    Bunca zulmü yer – gök kabul etmeyecektir.. Etmemektedir..
    Türkiye bu aymazlığının bedelini çoook ağır biçimde ödemektedir.
    Malını geçelim, kanı ve canıyla ödemektedir.
    Bunca derin aymazlığın kaçınılmaz bedelidir..
    Türkiye, yalnız kendisinin değil, insanlık tarihinin en karanlık dönemlerini yaşıyor.

    Hulki Cevizoğlu yazmıştı : Lanetli Yıllar  – Akbabaların Öcü…


    Osman Özbek paşa yazıyor : TÜRKİYE’nin KARANLIK YILLARI (14 Yıllık Enkaz)

  • Daha ne felaket bekliyor bu halk uyanmak için?? 

    Sevgi, saygı, derin acı ve kaygı ile.
    14 Mayıs 2016, Ankara
     

    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“Çukurca’da Kalleş Pusu! Türkiye 8 Şehidine Ağlıyor..” üzerine 4 yorum

  1. Öncelikle Kahraman Ordumuzun Vatan ugruna kanlarını seve seve veren şehit Askerlerimize Allah’tan rahmet diler,
    kederli ailelerine sabırlar dilerim, ruhları şad olsun. S

    izlerin de ellerinize sağlık, yazınızı zevkle okudum.
    Sizi gönülden kutluyorum, iy ki sizi tanımışım, saygılarla.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir