Sendikalardan hükümete kıdem tazminatı uyarısı

Sendikalardan hükümete kıdem tazminatı uyarısı

(AS: Bizim apsamlı katkılarımız yazının altındadır..) 

İşçinin, kıdem tazminatında %55 hak yitiğine  uğrayacağının ortaya çıkmasının ardından, sendikalar kırmızı çizgilerini Hükümete bir kez daha hatırlattı:

  • Dokunursanız genel greve çıkarız!

İşçi sendikaları, Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun milyonlarca işçinin iş güvencesi ve geleceği olan kıdem tazminatını yarı yarıya düşüreceklerine ilişkin yaptığı açıklamalarına
tepki gösterdi. Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, Türk-İş Genel Kurul’unda alınan genel grev kararının arkasında olduklarına vurgu yaparak bedel ödemeye hazır olduklarını belirtirken, Toleyis Genel Başkanı Cemail Bakındı da kıdem tazminatına dokunulduğu takdirde işçinin sahaya ineceğini söyledi.

‘GELECEK HAYALİNİ YIKIYORLAR’

Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, kıdem tazminatının çalışanlar için iş güvencesi niteliğinde olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

  • “Kıdem tazminatı işçilerin gelecek hayali. Emekli olacaklar, kıdem tazminatını alacaklar. Çocuklarını evlendirecekler veya namerde muhtaç olmamak için 60-70 m2 ev alıp oturacaklar. Bu hayalleri yıkıyorlar. Neden yıkıyorlar? İşverene maliyeti yükmüş. Aslında yük değil. İktidar da Çalışma Bakanı da yük olmadığını biliyor. Ama işverenler ‘Bu yükü üzerimizden kaldırın’ diye talimat veriyor. Bu talimatı da yerine getirmek için uğraşıyorlar. Yıllardan beri kıdem tazminatını ısıtıp ısıtıp toplumun, çalışanların önüne getiriyorlar.”

‘GENEL GREVİN ARKASINDAYIZ’

Sendikal Güç Birliği Platformu’nun Türk-İş Genel Kurulu’nda kıdem tazminatıyla ilgili bir karar aldırttığını belirten Yurdakul, “Dedik ki; kıdem tazminatının en ufak bir tarafına dokunulduğunda genel grev sayarız. Biz bu noktada duruyoruz. Eğer kıdem tazminatını gündeme getirirlerse başta Türk-İş’ten, emek örgütlerinden, dostlarından buna karşı bir direnç ağı örmesini bekleriz. Bunu yapacağız. Belediye-İş olarak üzerimize ne düşerse, bu noktada görevimiz neyse, bedeli de neyse öder yerine getirmeye çalışırız” ifadelerini kullandı.

‘İŞÇİ SAHAYA İNER’

Türkiye Otel, Lokanta, Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası (Toleyis) Genel Başkanı Cemail Bakındı da kıdem tazminatından ödün verilmesinin bahis konusu olmayacağını söylerken, “Bakan bu işi nasıl çözecek” diye sordu. Kıdem tazminatının çok zor kazanılmış bir hak olduğunu hatırlatan Bakındı şöyle konuştu: “Kıdem tazminatını iki kez budadılar. Bir daha budanırsa işçi sahaya iner, ne olur ne olmaz onu da herkes görür. ‘Kazanılmış haklar korunacak’ diyorlar. Bir yasa, yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak hükmünü ihtiva eder. Kanunlar, kural itibarıyla geçmişe yönelik uygulanamaz. Dolayısıyla ‘Kazanılmış hak korunacak’ diye bir şey söylemek abesle iştigaldir. Herkesin, kanun çıkana kadarki hakları bakidir, ona kimse dokunamaz zaten. Kanun çıktıktan sonra hak ihlali başlar.

Türk-İş, kıdem tazminatıyla ilgili yapılacak olan herhangi bir değişikliği genel grev nedeni saymıştır. Bunu kenara koymaya kimsenin gücü yetmez. Burada Türk-İş’in rolü çok önemli. Türk-İş bu kararının arkasında durmak zorundadır.”

ÇALIŞMA BAKANI NE DEMİŞTİ?

Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin geçen günlerde makamına yaptığı ziyarette konuşan Çalışma Bakanı Süleyman Soylu, kıdem tazminatıyla ilgili işverenin yükünün farkında olduklarını ve bunu çözmek için, “bireysel kıdem tazminatı hesabı” açılarak işverenin bu konudaki yükünün hafifleyeceğini söylemişti. Kıdem tazminatı ile ilgili %8.33 olan rakamın, kademeli olarak %3.75 e indirilmesi için çalışma içinde olduklarını kaydeden Soylu, ayrıca Kıdem Tazminatı Garanti Fonu oluşturulacağını belirtmişti. Peki Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamaları ne anlama geliyor? Mevcut düzenlemede bir işçi 12 aylık çalışması karşılığında 1 aylık brüt kazancı oranında kıdem tazminatı alıyor. Bunun işverene aylık maliyeti bir işçi maaşının % 8.33’üne denk geliyor. Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarına göre, kıdem tazminatının fona devredilmesi halinde bu oran %3.75’e düşecek. Yani brüt maaşı 1600 TL olan bir işçi için 1 yıllık çalışma karşılığında işveren aylık olarak brüt 133.28 TL ödeme yapıyor. Fona devredilmesi halinde bu miktar brüt 60 TL’ye düşüyor. Bu bir işçinin en az %55 hak yitiği yaşayacağı anlamına geliyor.

(http://www.aydinlikgazete.com/emek/sendikalardan-hukumete-kidem-tazminati-uyarisi-h86632.html, 27.4.16)

==============================

Dostlar,

AKP iktidarı artık Türkiye’yi yönetme yeteneğini büyük ölçüde yitirmiş görünüyor. “İktidar” sözcüğünün yerini “acz” almış durumda. Ülkenin her yerinde çok ciddi sorunlar yaşanıyor ve siyasal iktidar “hükmedemiyor”! Ortada hükmeden değil, sorunların ardından çaresizce sürüklenen bir siyasal kadro görüyoruz ne yazık ki..

– Kilis valisi olacak zat, halka “Abdestssiz gezmeyin ve binaların kuzey tarafında oturun..” diyebiliyor..
– Başbakan, “Kimse Türkiye’nin gücünü sınamaya kalkmasın..” diyor ama kıçı kırık ilkel  ve vahşi dinci örgütü IŞİD adeta meydan okuyarak Kilis’i roket yağmuruna alıyor, 17 ölüm var! Haydi 17 dakika, 17 saat demeyelim ama 17 günde 17 kez bitirilmesi gereken sorun acz içinde yaşanıyor.. 15-20 km derinliğe önce bir hava saldırısı ile yumuşatma, ardından bir kara operasyonu ile süpürme yapılmıyor, yapılamıyor.. Niye ??

  • AKP hükümeti hala IŞİD’e sakladığı örtük bir sempati mi duyuyor acaba?Bu çok ciddi bir sorudur.. RTE’nin uzun süre “IŞİD unsurları”, “öfkeli gençler” dediğini, epey zaman sonra uluslararası baskı ile “terör örgütü” demek zorunda kaldığını biliyoruz. Bu örgüte başlangıçta her türlü desteğin verildiğini de.. Kimbilir, belki IŞİD de Erdoğan’ı kandırmıştır?! Suriye topraklarına, sınır ötesi sıcak takip kapsamında BM Anlaşmasından kaynaklanan meşru savunma hakkımızı kullanamıyoruz. Rusya’nın bu hava sahasında uçaklarımızı düşüreceğinden çoook korkuyoruzçok. Kapana kısıldık kaldık..

Adana’da üretici, para etmeyen patateslerini yollara döküyor..

Urfa’da köylü elektrik kesintisi yüzünden tarlasını sulayamadığı için yolu kesiyor.

Meclis Başkanı koltuğunu işgal eden 77 yaşındaki zat, kinini kusarak Anayasa’ya ihanet ederek “dini bir anayasa” istiyor.. RTE ve Davutoğlu, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı örtmeye çabalıyor ama zırva tevil götürmüyor.. AKP, Anayasa Mahkemesi kararı ile laikliğe karşı eylemlerin odağı sabıkası ile damgalı değil mi?? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı felç mi!?

Uluslararası sermaye ile kenetlennmiş yerli (ulusal diyemiyoruz!?) sermayemiz emir buyuruyor; iktidar, gerçek ve mutlak bir sermaye egemenliğinin – vesayetinin hükmü altında olduğumuz gerçeğine uyumla “başüstüne” diyor işbirliği gereği ve boğulma sınırındaki emeğin haklarına saldırıyor.. Kıdem tazminatının içini boşaltmak.. Asgari ücret açlık sınırı altında iken!

Kamudaki taşeron işçilerine sözde “kadro” deniliyor, bakıyoruz iyice hak yitiği planlanmış. “Özel istihdam büroları” adıyla süslenerek sunulan ambalajdan “işçileri pazarlayacak post-modern köle simsarlığı” nın sırıttığını izliyoruz. Emek örgütleri “genel grev” kılcını çekmiş durumda..

*****

Ülkemizin son 40-45 yılını bilinçle izleyerek yaşadık. Bu denli bunaltıldığımızı, kuşatıldığımızı anımsamıyoruz. Durum “olağan” olmaktan çıktı.. Tayyip bey “diplomanı göster”  isteklerine duvar. Korkarız belleğinde de bir sorun başladı.. “Dolmabahçe görüşmesi de nereden çıktı?” diyebiliyor ortada karelerce fotoğraflar, kamera kayıtları ve katılımcıların demeçleri dururken!?.

Tüüüüm önlemlere karşın (!) 27 Nisan 2016 akşam saatlerinde gene bir canlı bomba.. Bursa’da.. 1 yurttaş öldü, 17 yaralı var.. İstihbarat örgütü “Tayyip özel istihbarat örgütü” olmanın ötesine geçemiyor mu acaba? Ya da gerçekten bu denli aciz mi? Öyleyse niye? Ülkede 3 milyon ne idüğü belirsiz insan dolu.. RTE’ye bakarsanız Türkiye onlara “ensar” oldu!

Güneydoğu’dan her gün “birkaç” şehir haberi geliyor AKP’nin AÇILIM İHANETİNİN bedeli..

Tanrı aklımızı esirgeye..

Hayırdır inşallah.. Keşke bunlar kötü birer rüya olsa.. Ne yazık ki değil..
Türk halkı, Cumhuriyetimizin bekası için bu ağır ve ciddi sorunla;

  • Dahili  bedhahların siyasal emellerini harici bedhahlarla – müstevlilerle tevhid ettiği kuşatma ve çökertme operasyonu ile başetme yükümü altında gene..Çare birleşmek!
    AKP’ye karşı tüm ulusal güçleri seferber ederek olağandışı soruna olağandışı çözüm üretmek.. Halkımız gene başaracak, başka seçeneği yok.. Ağır bedeller ödese de..Sevgi ve saygı ile.
    27 Nisan 2016, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Sendikalardan hükümete kıdem tazminatı uyarısı” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir