SON 10 YILDA DİYANETTEN 5 BİN KİŞİ YAN GEÇİŞLE BAŞKA KURUMLARA KAYDIRILDI

SON 10 YILDA DİYANETTEN
5 BİN KİŞİ YAN GEÇİŞLE
BAŞKA KURUMLARA KAYDIRILDI

portresi, Gülümseyen
Prof. Dr. D. Ali ERCAN

 


Değerli arkadaşlar,

(AS: Bizim kapsamlı yorumlarımız yazının altında..)

Diyanet işleri Başkanlığı
‘nın resmi web sitesinde yayınlanan personel durum tablosundan anlaşıldığına göre, 2005-15 arasında (10 yılda) Başkanlığa 52985 yeni personel alınmış ve görünen o ki; bunlardan 4935’i yan geçişle başka kurumlara nakledilmiştir. Sonuçta 1.1.2005’te 71693 olan personel sayısı 48050 artarak 1.1.2015’te 119743’e ulaşmıştır.

Özetle son 10 yılda yıllık net personel artış hızı ortalama %5,3 olmuştur. Oysa Türkiye’nin son 10 yılda ortalama nüfus artış hızı %1,38’dir;
yani Diyanet’teki Personel artışı gereksinimin yaklaşık 4 katıdır.
2015 ve 2016 rakamları belli değil; eğer aynı artış hızıyla gelindiyse, 1.1.2016’da Diyanet’in Personel (kadro) sayısı 125 binin üzerinde demektir. Bir başka anlatımla, T.C. Devlet memurlarının %5’i Diyanet’te çalışıyor.
Sevgilerimle. æ
21.04.201

    2004……….71.693  (+  8606)

    2005……….80.299  (-    489)
    2006……….79.810  (+  4385)
    2007……….84.195  (-  1162)
    2008……….83.033  (-   1182)
    2009……….81.851  (+   2306) 
    2010……….84.157  (+ 14398)
    2011……….98.555  (+   6917)
    2012………105.472  (+ 16373)
    2013………121.845  (-   2102)

    2014………119.743

======================================

Dostlar,

3 gün önce (18.4.2016) bu sitede ”DİYANET KALDIRILMALIDIR” başlıklı yazısını yayımlamıştık Sayın Prof. Ercan’ın.. (http://ahmetsaltik.net/2016/04/18/diyanet-kaldirilmalidir/)
İki yazının birlikte okunmasında yarar var.. O yazının altında bizim de yorumlarımız olmuştu.

Devlet Personel Başkanlığı’nın 31.12.2015 günü verisi ile 3 339 000 kamu çalışanı var ülkemizde. (file:///C:/Users/user/Downloads/kamu_per_ist_tur_gore_dagilim_312015.pdf)

Buna göre 119 743 / 3 339 000 =% 3,6.. Her 1000 kamu çalışanının 36’sı Diyanet’te!
Mart sonunda işsiz sayısı 3 milyonu ve %11’i aşarken.. Son 5 yılın en yüksek resmi verisi!
Üniversite bitirmiş onbinlerce öğretmen atama bekler, çöpçülük yapar, intihar ederken..
Kamu personeli seçmelerinde görüşmelerin (mülakat) video kayıtları kaldırılmış ve
dinci içerikli sorular özellikle eleme amaçlı öne çıkarılırken..

Tüm bunları, adı ”ADALET ve KALKINMA PARTİSİ” olan AKP yapıyor.. 13,5 yıldır..

En az 125 bini aşkın DİN GÖREVLİSİ var bu ülkede ve yalnızca bir dinin (İslam),
yalnızca bir mezhebinin (Hanefi) öğretisini herkese zorla dayatmakta..

Anayasada zorunlu din dersleri duruyor ve AKP, AİHM Kararlarını hiçe sayarak dinci – faşist dayatmasını sürdürüyor, hatta genişletiyor.. 4+4+4 ilkelliği yetmezmş gibi; ilköğretim öncesi DEĞERLER EĞİTİMİ saçmalığı, 5 yaşındaki çocukların camilere götürülmesi, çok sayıda dinci vakıf – dernek – tarikat – tekke – türbe – zaviye – yurt – Kuran ve Arapça kursları…
Ne tuhaf ki, örneğin Karaman’daki bu tür evlerden Karaman Valiliği habersiz!

Bunların finansmanı karanlık..
Sayıları bilinmez (meçhul)..
Binlerce Kuran kursu (5 bin+!), bu devirde onbinlerce HAFIZ.. (120 binden çok!)

Kuran’ı anlayarak öğrenmek yerine Arapça ezberleyerek bir ZİHİNSEL SOYKIRIM!

Türkiye’nin ulusal gelirinin hangi oranda bu alanda kullanıldığını bilemiyoruz.
Ancak salt Diyanet’in bütçedeki anormal payı ile sınırlı değil..
Hepimizin vergisi ile yapılıyor bunlar..
Farklı din – mezhep üyeleri vergiyi zoraki veriyor ama bu hizmetlerden yararlanmıyor.
Kendi inancına dönük hizmetleri DİB vermiyor.

Bu dayatma vergi adaletine de, inanç özgürlüğüne de, hakkaniyete de, hukuka da, vicdana da DİNE DE sığmaz! Din dışı, Etik dışı ve immoraldir..
Dincilerin anlayacağı dille de yazalım : Kul hakkı yemektir, günah-ı kebirdir!

Diyanet, Türkiye’nin devasa sektörlerinin başındadır!
Gereksiz cami yapımı ısrar ve inatla sürdürülmektedir.
Altta birkaç kat artık ticaret yerleridir.. İbadet katı gittikçe Tanrı’ya yaklaşıyor böylelikle!
Merhum Uğur Mumcu ne denli isabetle yazmıştı nerdeyse 30 yıl önce :

  • TARİKAT, TİCARET, SİYASET..İmamın – müezzinin – vaizin lojmanları hazırdır..
    Külliyenin bu son 2 müştemilatının elektrik – su – temizlik giderleri nasıl karşılanıyor acaba?
    Kadro devletten, elektrik – su – doğalgaz.. yine yurttaşların vergilerinden..
    Ama örn. CEMEVLERİ ibadet yeri değil Diyanet’e göre..
    20+ milyon ALEVİ yurttaş (nüfusun 1/4’ü!) görmezden gelinerek
    ”camiye buyursunlar…” deniyor..

Bizim Sünni – Hanefi Müslümanlarımızın inanç hoşgörüsü – vergi adaleti anlayışı –
camilerin giderlerinin onlardan yararlanmayan ve yararlanmak istemeyenlere de yüklenmesi… anlayışları da işte bu denli.. Gene de Diyanet, sıklıkla HURAFE üretmekten hiç geri durmuyor.

KUTLU DOĞUM HAFTASI saçmalığı bunlardan birisi..

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerini perdelemek için uydurulan bir saçmalık.. Kaç kez yazdık.. Bir insanın 1 gün doğum günü olur, doğum haftası diye bir şey yoktur.. Ayrıca Araplar Hicri Takvim (Ay takvimi, Lunar yıl) kullanıyor ve 354 gün bu yıl.
Biz Miladi yıl kullanıyoruz ve 1 yıl 365 gün. Bu yüzden Kurban ve Ramazan Bayramı her yıl
11 gün erken geliyor.. Peygamberin doğum günü – haftasının da her yıl 11 gün geriye çekilmesi gerek ama Diyanet onu çaktı oraya, 23 Nisan haftasına.. Bu ahlak dışı girişimi Peygamber onaylar mıydı acaba? Tanrı yutuyor mu acaba ?? Müslümanlar kimi kandırıyor??

Diyanet kimi kandırıyor ??
Az okuyan, eğitimsiz bırakılmış yığınları.. AKP’ye oy veren milyonları..
Bu milyonlar bir fark etseler gerçekte AKP’nin yaptıklarının nasıl din sömürüsü olduğunu!
O yüzden AKP – Diyanet ve uzantıları da yoğuuuuun mu yoğun sözde din eğitimi ile maskeleyerek imam-hatiplerde beyin yıkamayı sürdürüyorlar. Varlık nedenleri çünkü!*********
Diyanet amacının dışına çıktı..
Tekke – türbe – tarikat – zaviye benzeri yerleri, Büyük ATATÜK pislik yuvaları” diyerek kapatmıştı.. Şimdi ise bu pislik yuvaları illegal olmakla birlikte fiilen vardırlar..
Diyanet alanına egemen olmuşlardır.. İnanç kurumları adı altında AKP, eylemli (fiili) durumu yasallaştırmaya çabalamaktadırDiyanet İşleri Başkanlığı (DİB) gerçek işlevinden uzaklaş(tırıl)mış, söz konusu
pislik yuvalarının aleti olmuştur, hatta adeta onlara meşruluk zemini sağlamaktadır.
Bu durumuyla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ivedilikle tasfiye edilmesi kaçınılmaz olmuştur..Günde 5 vakit hoparlörleri sonuna dek açarak ezan okuma terörü topluma dayatılmaktadır ve
DİB bu ciddi soruna uygarca bir çözüme yanaşmamaktadır. Adeta güç gösterisi yapılmaktadır!
En azından ilgili Yönetmeliğe uyarak 55 dBA’yı geçmeyen bir ses düzeyi aşılmamalıdır.
Büyük ATATÜRK
ne güzel söylemişti               :
– ”Tekkeler kesinlikle kapanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti, her kolda doğru yolu gösterecek güce sahiptir. Hiçbirimiz tekkelerin uyarmasına muhtaç değiliz. Biz uygarlıktan, bilim ve teknikten kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz; başka bir şey tanımayız. Doğru yoldan sapmışların amacı, halkı kendinden geçmiş ve abdal yapmaktır. Halbuki halkımız, abdal ve kendinden geçmiş olmamaya karar vermiştir. Bunlar basit bir iş görünür; fakat önemi vardır. Biz dünya ailesi içinde uygarız. Her görüş noktasından uygarlığın gereklerini uygulayacağız.”
1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Ş.D.K. ve İS., s. 68)

Tarikat Yapılanması ile İlgili Görüşü:
– ”Ölülerden yardım istemek, uygar bir toplum için ayıptır. Var olan tarikatların amacı kendilerine bağlı olan kimseleri dünyevî ve manevî yaşamda mutluluğa eriştirmekten başka ne olabilir? Bugün bilimin, tekniğin, bütün kapsamıyla uygarlığın alevi karşısında filân veya falan şeyhin yol göstermesiyle maddî ve manevî mutluluk arayacak kadar ilkel insanların Türkiye topluluğunda varlığını asla kabul etmiyorum. Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki,
Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz.
En doğru ve en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır.” 1925 (Atatürk’ün S.D.II, S. 215)(http://www.ataturkinkilaplari.com/ao/60/ataturk%E2%80%99un-tekkeler-ve-tarikatlar-ile-ilgili-sozleri-%E2%80%93-gorusleri.html)******
Türkiye bunları da aşacak elbet.. Tarihin tekerleği geriye döndürülemeyecek..
Ama çoook zaman yitiriyoruz.. Batı ile aramızdaki farkı azaltamıyoruz, ara daha da açılıyor..
Ne yazık ki yaygın halk kitleleeri bu yıkıma karşı ilgisiz, kayıtsız, künt..
Hatta ranta tutsak!?
Sevgi ve saygı ile.
21 Nisan 2016, Ankara

 

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

DİYANET KALDIRILMALIDIR başlıklı bu yazımızın pdf biçimi :
Diyanet_Kaldirilmalidir

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“SON 10 YILDA DİYANETTEN 5 BİN KİŞİ YAN GEÇİŞLE BAŞKA KURUMLARA KAYDIRILDI” üzerine 2 yorum

  1. İşçiler dahil, Tüm Kamu çalışanlarının % 3,6 sını oluşturuyor, ama ‘Kadrolu Devlet Memurları’ nın % 5′ i DİB personelidir.

    90 bin Cami görevlisi (imam-müezzin-kayyım) 20 bin Kuran Kursu öğreticisi ve Diğerleri (Müftüler, Yurt dışında, İl ve İlçelerdeki Diyanet görevlileri ve Başkanlık bağlı kuruluşlarındaki personel …) olmak üzere 125 bin kişilik Personelin tümü Devlet güvencesinde çalışan Memur statüsündedir. (DİB Personelinin Ortalama eğitim süresi 12 yıl)

    not. Birinci yazıda DİB Personel sayısını 125 bin yerine yanlışlıkla 140 bin almışım. 🙁

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir