Erdoğan neden sürekli sinirli?

Erdoğan neden sürekli sinirli?

Soner YalçınSoner YALÇIN
SÖZCÜ, 29.3.216

(Not : Bizim kapsamlı irdelemelerimiz yazının altındadır…AS)

“Erdoğan niye hep sinirli konuşuyor?”
“Erdoğan neden hep atarlanıyor?”
Nereye gitsem Erdoğan’ın tavırlarına ilişkin sorulara muhatap oluyorum.
“Kayıp Sicil” kitabımda Erdoğan’ın hayatını yazdığım için hakkındaki her soruyu yanıtlayacağım düşünülüyor. Oysa…
Bazı sorular uzmanlık istiyor. Örneğin…
Geçtiğimiz günlerde aldığım mektubu sizlerle paylaşmak istiyorum…
Bakın bir tıp hekimi ne diyor:
Kayıp Sicil isimli kitabınızı büyük bir ilgiyle okudum. Bir tıp doktoru olarak kitabınızın
129-131. sayfalarındaki Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın sağlığıyla ilgili tespitleriniz ve bu konudaki talepleriniz özellikle ilgimi çekti.

Kitabınızda, Sayın Cumhurbaşkanımızın hipoglisemi, beyin içinde astrositoma (iyi huylu
bir tümör), epilepsi (sara hastalığı) ve sindirim siteminde kalın bağırsağın bir kısmının alınmasını gerektirecek bir hastalığın olduğuna dair iddiaların var olduğunu;

sağlık durumunun kamuoyuna açık bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtmişsiniz.

Kitabınızda yer alan iddialar ve taleplere istinaden çok önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Fakat bu önemli meseleyi yazmadan önce şunu yazmalıyım:
Kişisel sağlık verilerinin gizli tutulması kişinin temel hak ve özgürlüklerinden biri olup,
herkesin özel yaşamına olduğu gibi sağlığına da saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.
Ulusal ve uluslararası sağlık hukuku mevzuatı ve tıp mesleği etik kuralları gereği hekimler, hastasından mesleğini uygularken öğrendiği sırları, hastasının ölümünden sonra bile
gizli olarak korumak zorundadır. Hasta bilgileri ancak hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir.”

Peki…
Mevzubahis olan ülkeyi yöneten kişi ise ne olacak?..

Erdoğan’ın ilaçları

Doktor sorumun yanıtını da vermiş mektubunda:
“Şahsi görüşüm, Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlığı ve hasta hakları mahremiyeti;
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kendilerini yönetmeleri için seçtikleri kişilerin
sağlık durumlarının, ‘sağlıklı karar vermeye engel bir durum taşımadığını’ bilme hakkı ile birlikte değerlendirilmesi gereken çok hassas bir konudur.

İddia edildiği üzere Sayın Cumhurbaşkanımız’da epilepsi hastalığı mevcut ise, kullandığı/kullanmak zorunda olduğu ilaçlar, olası nöbetleri engellemek için yapılan doz ve kombinasyonlardaki değişiklikler, diğer muhtemel hastalıkları için kullandığı ilaçlar ve/veya bitki kürleriyle yapabileceği etkileşimler, her gün vermekte olduğu hepimizi ilgilendiren önemli kararları etkileyebilecek ciddi yan etkiler yaratabilir.”

Meselenin bam teli burası.
Erdoğan hangi hastalıkları için hangi ilaçları kullanıyor? Ve bunun yan etkileri ne?
Doktorun mektup yazma amacı buydu:
“Epilepsi hastalığı iddiası, kaçınılmaz olarak akla şu soruyu getirmektedir:

Ülkemizin en önemli siyasi liderinin o gün kullanmak zorunda olduğu ilaçlar (eğer gerçekten var ise), o günkü davranışlarını ve kararlarını etkileyebilir mi?’
Epilepsi hastaları, en azından belli dönemlerde, nöbetlerin tekrarlamasının önüne geçmek için verilen belli ilaçları kullanmak zorundadır.
Epilepsi ilaçları;
– davranış değişikliklerinden kişilik bozukluklarına,
– depresyondan maniye (taşkınlık coşkunluk),
– halüsinasyonlardan (gerçekte olmayan ancak kişinin algıladığını sandığı durum)
şizofrenik bozukluklara (kişinin gerçekle bağının kopması),
– anksiyeteden (endişe) düşmanca davranışlara,
– öforiden (aşırı haz) intihar eğilimine kadar çok geniş bir yelpazede
ciddi psikiyatrik yan etki profiline sahiptir.

Bu yan etkiler, epilepsi ataklarının mutlak baskılanması gerekliliğinde, ilaçların dozlarının artırılması ve/veya birden çok ilacın bir arada kullanılması anlamına geldiğinden,
çok daha sık ve ağır olarak kendini gösterir.”

Sara hastalarının kullanmak zorunda olduğu ilaç ve ilaçların yan etkileri nedir?

Psikolojik etkileri

Sara hastalarının konvülsiyon (nöbet) geçirmelerini engellemek için en sık verilen ilaçlar ve
bu ilaçların (sadece) psikiyatrik yan etkileri şunlardır:

Valproik asit:
Depresyon, sinirlilik, düşünce bozukluğu, ruh halinde dalgalanma,
psikotik reaksiyon, davranışlarda değişiklik, intihar düşünceleri.
Lamotrigin: Anksiyete, depresyon, görsel halüsinasyonlar, uyku bozukluğu,
intihar düşünceleri.
Gabapentin: Depresyon, düşmanca davranış, düşüncede bozulma, ruh hali dalgalanmaları, hiperaktif davranış, intihar düşünceleri.
Karbamezapin: Mani, ajitasyon (tutarsız heyecan), psikotik bozukluk, intihar düşünceleri.
Fenitoin: Anormal davranış, ajitasyon, deliriyum (ani bilinç bulanıklığı), sinirlilik, halüsinasyonlar (görsel, işitsel ve duysal), ani psikotik bozukluk, intihar düşünceleri.
Pregabalin: Anormal düşünce, öfori, intihar düşünceleri.
Levetirasetam: Agresif (saldırgan) davranış, ajitasyon, anksiyete, apati (çevreye anormal derecede kayıtsızlık), de-personalizasyon (kişinin bedeninden ve düşüncelerinden kopması), depresyon, duygusal değişkenlik, düşmanca davranış, sinirlilik, kişilik bozukluğu,
intihar düşünceleri, intihar girişimi…

Bu köşede hep yazdım…
“Kayıp Sicil” kitabımda yazdım… Şimdi de tekrarlıyorum:
Türkiye’yi yöneten kişinin sağlığı, hepimizin sağlığı açısından son derece önemlidir.

Kamu yararı gereği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık durumu kamuoyuna açıklanmalıdır.

=======================================

Dostlar,

Temel kişi hak ve özgürlüklerinin, başkalarına zararı önleme gerekçesiyle, daha üstün bir yararı koruma adına sınırlandırılması olanaklıdır. Anaysa md. 13 ve 14 aşağıdadır :

II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde 13 – (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.)
Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,
Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde 14 – (Değişik: 3/10/2001-4709/3 md.)
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti
ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
…….

Nitekim yasalar (HMK ve CMK başta olmak üzere), bu kişisel bilgilerin ne zaman açıklanabileceğine ilişkin hükümler içermektedir.

*****
Görüldüğü gibi Anayasa bu hakların yasa ile sınırlanma koşullarını belirlediği gibi,
kötüye kullanılmasını da yasaklamaktadır.

Bam teli burasıdır.

  • Erdoğan, hastalıkları ve bu yüzden aldığı ilaçlar – uygulamalar yüzünden ülkemiz açısından sakınca doğurabilecek durumlarla karşı karşıya ise ve bu durumu bilerek – isteyerek – ülkeye zararlı olma olasılığının bulunduğunu öngörerek sürdürüyorsa, bilinçli taksir hatta olası kast sınırını aşıyor demektir.Bu durumda hem yasal hem de Etik olarak bizlerin “bilme hakkı“,
    Erdoğan’ın da “açıklama yükümü” doğmaktadır. Eğer ille de konacaksa bir sınırla ki;

    * “Ülke yönetiminde alacağı kritik kararları olumsuz etkileme olasılığı bulunmayan”
    sağlık sorunları kişisel bilgi olarak tutulabilir. Ancak bu sınır da aşılıyorsa, Ülkenin yüksek çıkarları ve doğabilecek zararlar karşısında Erdoğan’ın kişi hak ve özgürlükleri koruma göremez.

    Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Obama’nın sağlık raporu bütünüyle kamuoyuna açıklanmıştır. Gelişmiş ülkelerde bu konu tabu olmayıp, tersine tutum ve davranışlar
    kabul görmemektedir. Gelişen demokratik gelenekler (teamül) bu yöndedir.

    Söz konusu Vatan ise, geri kalan her şey ayrıntıdır..

    12. Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın tam donanımlı resmi bir sağlık kurumundan alacağı raporu kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz…

    Gerekiyorsa TBMM Erdoğan’ı bu davranışa çağırmalıdır.
    Türk Tabipleri Birliği / Uzmanlık Dermekleri benzer çağrıyı yapmalıdır.
    Başta Türk Psikiyatri Derneği ve Türk Nöroloji Derneği

    TBMM’de Muhalefet partileri “sorunla” yakından ilgilenmelidir..

    Birkaç yıl önce (2006’da) Erdoğan’ın Başbakan iken arabasında geçirdiği krize müdahale eden
    Ankara Güven Hastanesi Nöroloji uzmanı meslektaşımızın 42 yaşında gripten ölmesinin (??!!) esrar perdesi aralanmamıştır ve kabul edilmesi olanaksız dehşet verici bir durumdur..

  • Erdoğan’ı bir kez muayene etme şansı olan Ankara Güven Hastanesi Doktorlarından
    42 yaşındaki Nörolog Sümer Güllap’ın, söylenenin aksine neden öldüğünün (2008)
    iyi araştırılması ve açıklanması gerekmektedir.
    Bu konuyu daha önce de sitemizde kapsamlı yazmıştık.. Mutlaka okunmasını dileriz…* İsviçreli Doktor Açıkalın: Erdoğan epilepsi hastasıdır.
    (http://ahmetsaltik.net/2015/10/31/isvicreli-dr-hakki-acikalin-erdogan-epilepsi-hastasidir/)
    Demokrasiler açıklık ve saydamlık rejimidir..
    Erdoğan ve Türkiye de bu bağlamda istisna değildir, olamaz..

    Sayın Soner Yalçın’ın yazdıklarına ve önerisine bütünüyle katılıyoruz :

  • Kamu yararı gereği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık durumu kamuoyuna açıklanmalıdır.

    Bu yazı, aşağıdaki erişkeyle (linkle) çağrılabilecek “ERDOĞAN’ın BEYNİ” yazısıyla birlikte okunmlıdır : http://ahmetsaltik.net/2016/04/03/soner-yalcin-erdoganin-beyni-ve-katkilarimiz/

    Sevgi ve saygı ile.
    03 Nisan 2016, Ankara


    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Erdoğan neden sürekli sinirli?” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir