Geçmişin aşırılıkları yaratıcılarına mezar kazıyor!

Geçmişin aşırılıkları yaratıcılarına
mezar kazıyor!

Uğur Civelek

Uğur Civelek
ucivelek@aydinlikgazete.com
AYDINLIK,13 Şubat 2016

Nereden bakarsak bakalım, olağan dışı bir dönemden geçiyoruz ve en kötünün geride kaldığını iddia etmek pek mümkün olamıyor. Son 5 senedir her gelen yıl gideni aratıyor. Son 20 yıl genelindeki sürdürülebilir olmayan eğilimler sebebi ile yönelmek zorunda kalınan geleneksel olmayan ekonomi politikası tercihleri fena halde tekliyor; uzun süredir sorunların ağırlaşması pahasına günün kurtarılmasına ve çoğunluğun koyun sürüsü gibi yönlendirilmesine hizmet eden araçlar iflas sinyalleri veriyor. Sistemik risk artıyor ve yozlaşma sınırlarını fazlası ile zorlamış olan kurumsal yapı bunalıyor.

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız genel görünüm bizim açımızdan kesinlikle sürpriz değil! Beklenti yönetimi artık işe yaramıyor, riskten kaçınma eğiliminin güçlenmesi önlenemiyor; durum böyle olunca para otoritesi konumundaki Merkez Bankaları da, ne yapar ise yapsın yıpranmaktan kurtulamıyor! Bu olumsuzlukların yaşanmasına yol veren siyasiler ise ne yapacağını bilemiyor; ya kaçacak delik veya arkasına saklanılacak bahane arıyor, ya da pazarlanacak yeni maceralar ile kendi kusurlarını gizlemeye çalışıyor!

GÜVENLİ LİMAN ARAYIŞI

Giderek yoğunlaşmaya başlayan güvenli liman arayışı, tüm beklentileri olumsuzlaştırıyor; gelişmiş ekonomilerde devlet tahvillerine panik yönelim ön plana çıkarken, gelişenlerdeki yatırımcıların tercihi gelişmişlerin parası veya fiziki altın oluyor. Ağırlaşmış sorunlar ve büyüyen dengesizlikler, hem güvensizliği besliyor ve hem de her kesimi kendi başının çaresine bakmaya zorluyor. Böyle olmayacağı varsayımı ile hesapsızca risk alanlar, içine düştüğü çaresizlik nedeniyle kurtarılmayı bekleyen kazazedeleri anımsatıyor!

Gelişen ekonomi paralarının istikrarsız bir şekilde değer yitirmesi ve gelişmiş ülke devlet tahvillerinin negatif faizler sunacak şekilde aşırı değerlenmesi, bir çeşit sonuçtur. Siyasi iradeler, para otoriteleri ve diğer etkili ve yetkili kesimlerin hızlanan bir şekilde itibar yitirdiği anlamındadır. Düzenin yozlaşması için işbirliği yapanlar, kaçınılmaz olarak yalnızlaşmaya ve yıpranmaya başlamış durumdadır. Kurtarıcı olarak görülen bu kesimler de kurtarılmayı beklemek zorunda kalacak şekilde çaresizliğe düşmekten kaçınamamıştır!

Sorunlu kredi hacmini düzenli olarak artması, balonlaştırılan varlık değerleri patlarken baskı altında tutulanların denetimden çıkması ve tüm beklentilerin düzeltilemeyecek biçimde bozulması kaçınılmaz duruma gelmiştir. Yıl başından bu yana piyasalarda yaşanan olumsuz dalgalanmalar bu durumun yansımasıdır.

TEHLİKELİ ANORMALLİK

Küresel düzeyde gelişmiş veya gelişen tüm ekonomilerin risk primi yükselirken, bazı gelişmiş ülke devlet tahvillerine ve altına yönelim çok tehlikeli bir anormalliktir. Sermaye hareketlerinin daralacağı ve bunalıma dönüşen güvensizliğin yıkıcı olmaya başlayabileceği anlamındadır. Likidite tuzağı ve finansal risk kavramından habersiz olanlar, negatif faizleri iyi bir şeymiş gibi görme gafletine (AS: aymazlığına) düşebilir ve sonu felaket olabilecek türden yanlış hesaplar yapmaya devam edebilir!

Ne diyelim! Tarih kendini tekrarlıyor ve geçmişten ders almayı beceremeyenlere unutulmaz dersler vermeye hazırlanıyor! Her aşırılığın kendi zıddını yarattığı gerçeği sahne alıyor! 2003-11 arasındaki risk alma çılgınlığı, uzun süren bir geçiş döneminin ardından riske tövbeye dönüşüyor; bunun olmasını engellemek veya bir süre daha ötelemek yönündeki çabalar işe yaramıyor. Para otoritelerinin hesapsız desteği ile çok şımaranlar, artık ağlıyor!

  • Güçlü olarak bilinenlere kulluk etmeyi ve gölgelerinde nemalanmayı alışkanlık haline getirenler, ne yapacağını bilemiyor!

=================================

Dostlar,

Öngörüleri yüksek düzeyde isabet sağlayan Ekonomist Sayın Uğur Civelek‘i izliyoruz..
İzlenmesini salık veririz. AYDINLIK Gazetesi makaleleri yanı sıra, her Cuma Ulusal Kanal‘da sabah 10:00 – 11:00 arası Çetin Ünsalan’ın EKOKPOLİTİK programının konuğu oluyor..

Ne yazık ki ekonomide durum hiç iç açıcı olmadığı gibi, kamu giderleri de yüksek düzeyde. Güneydoğu’da süren PKK’ya dönük meşru iç çatışma, Suriye sınırında çok sıcak,
riskli gelişmeler ve iç güvenlik bağlamında önlemler kamusal güvenlik harcamalarını zorluyor.
O denli ki, dün (14.02.201) TBMM Bütçe Plan Komisyonunda İçişleri Bakanı Efgan Ala,
20,25 milyar TL’yi aşan bir Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesi önerdi. Toplam merkezi yönetim bütçesi 540,88 milyar TL dolayında (+ 32 milyar TL de açık öngörülüyor).. Bütçenin %4’ü
salt polis örgütüne (300+ bin kişi) ayrılan bir ülke.. Jandarma ordusu -ki yaklaşık 320 bin personelden oluşuyor- Polisin %40’ı kadar, 8 milyar TL ödenek alacak. TSK ise bütçeden toplamda 26,11 milyar TL kaynak kullanacak..

Türkiye bir polis ve güvenlik devleti oldu.. MİT bütçesi 1,64 milyar TL ile Başbakanlık bütçesi 1,1 milyar TL’nn 1,5 katı.. Sağlık Bakanlığı 24,26 milyar TL ile Polis ödeneğinin ancak
%20 fazlası.

Öte yandan Bay RTE, bu darlık içinde, işsizlik %10’u geçer ve resmen 3 milyon 125 bin
işsizlik verisi açıklanırken, geçtiğimiz ay, açıklandığı kadarıyla 200 bin Dolar harcayarak
zırhlı lüks makam aracını okyanusun ötesine uçakla taşıtmıştır! Bu davranış ulusun gururunu incitmiş ve RTE’nin millete kendisine gerçekte verdiği değer bakımından ciddi zedelenme yaratmıştır. Bağışlanacak yanı yoktur.. Halka karşı ciddi bir saygı kusurudur bize göre.

Soygun, talan ve borç ekonomisi duvara dayanmıştır..
3 milyon Suriyeli – Iraklı da cabası!
Yazık.. hem de çoook yazık..
Genelde olduğu gibi, ağır ekonomik bunalımlar, siyasal iktidarları alaşağı etmektedir.
AKP – RTE, kanımızca bu kural açısından istisna oluşturamayacaktır.
Katar, S. Arabistan vb. kaynaklı dış girdiler de muazzam açıkları karşılamaya yetmeyecektir.. Sıra ülkenin en temel stratejik çıkarlarını satma – ipotek ya da rehin vermeye mi gelmiştir acaba?

ABD’lilerin hiç utanmadan, yüzsüzce vurguladığı üzere,
bunlara Mehmetçiğin kanı da dahil midir ??

Sevgi ve saygı ile.
15 Şubat 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir