Lejyoner teröristler..

 

Lejyoner teröristler

Van’daki baskında öldürülen 12 PKK’lıdan 3’nün yabancı uyruklu olması ihtimali üzerine bölgedeki Emniyet kaynaklarıyla görüştük:

  • Yabancı teröristler, keskin nişancı ve oyun kurucu olarak çatışmalara giriyor!

Lejyoner teröristler

Derya Derviş

Güneydoğu’yu hendek kazarak cehenneme çeviren PKK’lılar arasında çok sayıda yabancı uyruklu teröristin bulunduğu belirlendi.

Bir güvenlik uzmanı, şu bilgileri verdi:
– “Çatışma sonrası özellikle yabancı uyruklu ölülerini alıp gidiyorlar.
Lejyoner teröristlerin varlığını gizlemek istiyorlar. Bölgemize 400 terörist ile yapılan
son saldırıda çok sayıda yabancı uyruklu teröristi ölü olarak ele geçirdik. ”

İSMİ AÇIKLANMAYAN PKK’LILAR YABANCI MI?

Emniyet güçlerinin önceki gün Van’ın Edremit ilçesinde yaptığı başarılı operasyon sonucu öldürülen 12 teröristten 3’nün yabancı uyruklu olduğu tahmin ediliyor.
Van Emniyet Müdürlüğü’nde görüştüğümüz üst düzey bir yetkili, şu bilgileri verdi:

Özgür Gündem gazetesinin öldürülen 9 teröristin kimliğini açıklayıp 3 teröristin ismini vermemesinin nedeni, bunların kimliğini kamuoyundan gizlemektir. Bu da 3 teröristin yabancı uyruklu olma ihtimalini kuvvetlendiriyor. Özgür Gündem’in olayın hemen ardından 9 teröristin kimliğini açıklaması ise o evde kimlerin kaldığını daha önceden bildiklerini gösterir.”

Yetkili, şu noktalara da dikkat çekti:

Bölgede, bölge halkının dilini bilmeyen birçok yabancının tercümanlarla
köy köy dolaştığını biliyoruz. Bunlar, yabancı dillerle halka propoganda amaçlı konuşmalar yapıyor. Tercümanlar da halka konuşulanları tercüme ediyor.
Bu yabancılar silahlı geziyor
.”

Farklı bölgede görevli bir Özel Harekât polisi, PKK içinde yabancı uyruklu teröristlerin keskin nişancı ve oyun kurucu olarak görev yaptığını söyledi.

SIRP, ALMAN ve FRANSIZ

Özel Harekâtçı, bunların çoğunluğunun Sırp, Alman ve Fransız paralı askerler olduğunu belirtti ve şunları söyledi:

“Uzak mesafeden çatışma oluyorsa, özellikle yabancı uyruklu ölülerini alıp gidiyorlar.
Lejyoner teröristlerin varlığını gizlemek istiyorlar. Bölgemize 400 terörist ile yapılan
son saldırıda çok sayıda yabancı uyruklu teröristi ölü olarak ele geçirdik.
Hepsi kimsesizler mezarlığına gömüldü.”Aynı kaynak, ele geçirilen yabancılar arasında ABD uyruklu olup olmadığı sorumuza ise
şu yanıtı verdi:

– “Onlar (ABD’liler!), Türkiye dışındaki kamplarda teröristlere eğitim veriyor.”

İTİRAFÇI: SİLAH DESTEĞİ ALIYORUZ

Diyarbakır Sur’da geçen hafta yakalanan bir terörist yaptığı itiraflarda,

– “Çatışma ve direnişte bulunanların içinde yabancı uyruklu kişilerin olduğunu,
tek kelime Türkçe ve Kürtçe bilmediklerini ve bu kişilerin PKK’ya silah ve mühimmat desteği verdiklerini..” söylemişti.

VİLLAYA ÖZEL KAMERALAR YERLEŞTİRİLMİŞ

Van Valiliğince 12 teröristin etkisiz hale getirildiği, 1 polisin şehit olduğu, 2 polisin de yaralandığı operasyonun teknik ve fiziksel izlem ile halktan gelen ihbar sonucunda
gerçekleştirildiği bildirildi. Bu arada Edremit ilçesinde operasyonun gerçekleştirildiği
2 katlı evin dışında güvenlik kamerası sistemi kurulduğu, evde bol miktarda gıda malzemesi bulunduğu kaydedildi.

Operasyonda, 7 Kaleşnikof marka uzun namlulu silah, 2 M-16 uzun namlulu silah, Bixi marka silah, 2 tabanca, 25 patlamamış el bombası ve 2 el bombası maşası, 32 Kaleşnikof tüfeğe ait şarjör, 10 M-16 silaha ait şarjör, bin 500 Amerikan Doları ile bin Türk Lirası, silahlara ait
bin 908 fişek, ses kayıt cihazı, fotoğraf makinesinin ele geçirildiği bildirildi.

==========================================

Dostlar,

Büyük ve uluslararası bir komplo ile arşı karşıya Türkiye Cumhuriyeti..
Artık safiyane değerlendirmelerin zamanı çoktan geçmiştir.
Tüm kanıtları ile tablo ortadadadır : YENİ SEVR!
Özellikle çatışmalarda sağ yakalanan yabancı uyruklu PKK militanlarının
kimliklerinin tüm dünyaya duyurulması yerinde olacaktır. Öldürülenlerin de belki..
Bu insanlar kendi ülkelerinden nasıl buralara gelmişlerdir?
Devletlerinin durumdan haberi var mıdır, pasaportları var mıdır, legal midir?
Özellikle sağ yakalananların terör suçuna bulaşmış olmaları nedeniyle Türkiye’de yargılanmaları ve TCK’daki yapıtımları görmeleri gerekir.
Kaynak ülkelerin de bu vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarması beklenir.
BU ülkelerin yurttaşlarına çağrı yapmaları, terör örgütlerine katılmanın vatandaşlıktan çıkarılma cezası görebileceği vurgulanmalı ve Türkiye tatarfından istenmelidir.
Böyle olması için Türkiye Dışişlerinin yoğun çaba göstermesi arzulanır.

Türkiye, bu vekaleten savaşı artık bitirmelidir. 32 yıldır sürdürülen Batı kaynaklı
bölücü girişime son verilmelidir. Bunun için bütüncül – çok yönlü bir politikanın Devletin
ulusal politikası olarak benimsenmesi ve halkın da desteğinin sağlanması zorunludur.

Ancak AKP’den böylesi bir girişim beklenebilir mi?

Hiç sanmıyoruz.. AÇILIM süreci bilererek, göz göre göre 4 yıldır ülkemize dayatıldı.
Bölünme artık ramak kala aşamaya vardığından olsa gerek, TSK’nın büyük çabalarıyla
RTE her nasılsa ikna edilebildi (!?) ve bir meşru savunma ister istemez başlatıldı.
Bu arada HDP ile AKP’nin örtük olarak görüştüklerini öğrenmek sürpriz olmadı.
Ne denli acıdır? Neyin pazarlığı yapılmaktadır?
AÇILIM‘ın buzdolabında olduğu söylenerek kime ne mesaj veriliyor??
HDP, Başkanlık anayasasına “evet” dedirtmek için köşeye mi sıkıştırıluyor?
Böylesi bir girişim, asla bir politik tercih değil olsa olsa “ahlaksızlık” tır ve
Machaivelli‘nin bile pabucunu dama atmak demektir ki faturası çok ağır olur.

Sorun, “Kürt sorunu” değildir!..
Dolayısıya çaresi de KÜRTÇÜLÜK asla değil!

Bölgede yürütülen anket – kamuoyu araştırmaları, Kürt yurttaşların ezici çoğuluğunun Türkiye’den ayrılmadan yana olmadığı ve PKK’yı desteklemediği anlaşılıyor.
Bu olgu son derece değerlidir ve elde tutulması için gereken her şey yapılmalıdır.
Bölgeye kamusal ve özel yatırımların artırılması,
Kürt feodalitesinin mutlaka tasfiyesini öne alan toprak reformu dahil,
bütünleştirici (integrating) bir AYDINLANMA seferberliği başlatılmalıdır.

Çağımızda insan hakları şu ya da bu etnik kümenin, inanç kesiminin değil;
tüm insanlığın sorunudur.
Düşman ortaktır ve o Emperyalistleeşen hatta Küreselleşen Kapitalizmdir.
Çare, politik öncülük yapıp halkı siyasal bağlamda örgütleyerek
halktan yana – toplumcu iktidarlar kurmaktır..

İki yüzlü, eli kanlı Emperyalist Batı’nın kucağından bir an önce kalkmaktır!
Türkiye NATO üyesi ve AB adayı iken Atalantik ittifakınca parçalanmak istenmektedir!

Türkiye halkı, kuşkusuz bu tarihsel pratiği de gerçekleştirecektir.
Aydın yılgınlığı ve aculluğundann sıyrılmak kurtulmak gerek..
1128 imza ile de bir yere varılamaz, tanıyı doğru koymak gerekir :

– Bizi yutmak isteyen Kapitalizm ve mahvetmek isteyen Emperyalizm…

Mustafa Kemal Paşa bu tarihsel ve isabetli tanıyı yüz yıl önce koymuş ve “gerekeni” yaparak “tam bağımsız” bir Türkiye bırakmıştı bize..

“Herkesle dostluk kurmaya çalışan ama hiç kimseyle ittifak ve bloklaşmaya gitmeyen”
bir Türkiye! (Ata’nın 12 yıl kesintisiz Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Aras..)

YURTTA BARIŞ – DÜNYADA BARIŞ
ilkesine içtenlikle sarılarak ve gereğini yaparak..
Günümüzde 13+ yıldır AKP – RTE‘nin yaptığının tam tersi yani..

Reçete gene aynıdır..
Tarih, ders al(a)mayanlar (bizim gibi aptallar!) için ne yazık ki benzer koşullarda
benzer sonuçlar vermektedir (tekerrür etmektedir)..

Sevgi ve saygı ile.
17 Ocak 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir