Suay Karaman : FARKINDA MIYIZ?

FARKINDA MIYIZ?

portresi

 

Suay Karaman        

 

 

2015 yılının son günlerinde Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde
basın açıklaması yapan Tayyip Erdoğan, 26 Aralık 2015’te özerklik açıklamalarında bulunan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş‘a sert sözlerle yüklendi ve şunları söyledi;

  • “Malum eşbaşkan, Rusya ziyareti sonrasında birtakım hezeyanlar ifade etmiştir.
    Bu eşbaşkanın yaptığı açık ve net olarak provokasyondur, ihanettir. Türkiye üzerinde
    ameliyat yapmak isteyen herkes boyunun ölçüsünü almıştır, bunlar da alacaktır.”

Demokratik Toplum Kongresi’nin olağanüstü kongresinde özyönetim tartışılmış,
14 maddelik özerklik istemleri sıralanmış ve devlete meydan okunmuştur.
İleri sürülen istemlerin, demokrasi ve barış ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu istemler
ülkemizin varlığına, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne yönelik olarak,
küresel emperyalizmin planladığı büyük işgal projesinin son aşamasıdır.
Özerklik ya da özyönetim, açıkça ülkenin bölünmesini istemek ve bu yönde
bir kalkışma çağrısıdır.

“Özyönetim” kongresinde açıklanan istemler, sürekli olarak yeni demokratik ve sivil anayasa ile ilişkilendirilmektedir. Siyasal iktidar tarafından da taahhüt edilen ve girişimlere başlanan
yeni anayasa ile hedeflenen asıl amaç, ülkemizin bölünmesidir.

Yaşadığımız sıkıntılar ortadayken, bu ortamda yeni bir anayasa tartışmak ihanettir.
CHP ve MHP, yeni anayasa görüşmelerine katılmayı kabul etmezlerse, anayasa değişiklikleri AKP ve HDP ile sınırlı kalacaktır. Bu da meşruiyet sorgulamasına yol açacak,
görüşmeler tıkanacak, Başkanlık rejimi önlenecek ve ileri faşizme geçiş frenlenmiş olacaktır. Yaşanan bu kargaşanın çözümünün bölünme ve parçalanmada değil, ortak aidiyet duygusunun temeli olan ulus devlete sımsıkı sarılarak, birlikte emperyalizme karşı mücadele etmekten geçtiğini bilmek zorundayız.

Tayyip Erdoğan, Selahattin Demirtaş’ın yaptıklarına “ihanettir” derken haklıdır.
Ancak, bu ihanetlerin hazırlayıcıları ve ortakları da vardır.

– ABD’nin hazırladığı ayrılıkçı raporları “çözüm süreci” diye sunmak da ihanettir.
– PKK terör örgütüyle Oslo’da görüşmek, gizli pazarlık yapmak da ihanettir.
– Terör örgütünün militanlarını Habur’da törenle karşılamak, çadır mahkemeleri kurarak, aklanmalarına aracılık etmek de ihanettir.
– PKK terör örgütünün bombaları ve silahları saklamalarına göz yummak da ihanettir.
– Sahte belgelerle vatansever insanları Silivri zindanlarına atmak ve “bu davanın savcısıyım” demek de ihanettir.
– Dar görüşlü politikalar sonucunda, ülkemizde bugün yaşanan terör ve ölüm olaylarına
neden olmak da ihanettir.
– Emperyalist güçlerin isteği doğrultusunda ülkemizin bölünmesine aracılık ve hizmet etmek de ihanettir.

*****
Gerekli, gereksiz her konuda konuşmayı alışkanlık haline getiren Tayyip Erdoğan’ın sözlerinden Orta Doğu Teknik Üniversitesi de (ODTÜ) payını almıştır.

“Utanmak yok, sıkılmak yok. ODTÜ’de namaz kılan gençlerin üzerine saldırıyorlar.
Gereği neyse bunun da YÖK tarafından yapılması gerekir.”

diyen Tayyip Erdoğan, yine gerçekleri saptırmaktadır. ODTÜ’de yeterli miktarda mescit ve
iki bin kişilik cami bulunmaktadır ancak buralarda ibadetten daha çok siyasal etkinlik yapılmaktadır. Tayyip Erdoğan’ın “ibadet edenlere saldırılıyor” dediği olayın aslı şöyledir:

Mescitte namaz kılan bir araştırma görevlisinin, mescitte siyasi etkinlik ve
İslamcı terör örgütünün propagandasının yapılmasına karşı çıktığı için darp edilmesidir.

2002 yılında 76 olan üniversite sayısı, AKP hükümetleri döneminde 114 kamu, 76 vakıf üniversitesi olmak üzere 190’a ulaşmıştır. AKP hükümetleri döneminde 81 ilin tamamında üniversite açılmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı ile yapılan protokole göre, her üniversiteye
cami yapılması da gündeme getirilmiştir. İşin esasında üniversitelerde mescit, cami, kilise..
gibi ibadet yerleri olmaz. Avrupa’da bilim kurumlarında din yoktur. Din halkın vicdanında özgürleştirilmiştir. Din ve bilim ayrıdır. ODTÜ’ye yönelik gerici saldırı, eğitimin üniversite dahil medreseleştirilmesi girişiminin yeni bir boyutudur. Yeryüzünde dincilikle gelişen hiçbir ülke yoktur ve olamaz da.

Siyasal iktidar tarafından siber saldırılar ile başlayan tartışmalar, mescit provokasyonu ile
devam ettirilmektedir. Amaç ülkemizin en saygın yükseköğretim kurumlarından olan ODTÜ’yü ele geçirmektir. Ardından ODTÜ ormanları ile Eymir Gölü ranta açılarak, yeni kazanç kapıları yaratılacak ve kimi kişilere servet aktarılacaktır.

Ülkemizin gündemi sürekli değiştirilmektedir.

Asıl amacın yeni bir anayasa yaparak, başkanlık sistemini getirmek isteğiyle,
ülkemizin bölünmesinin amaçlandığının farkında mıyız?

Bütün bu yaşananların sonucunda ülke olarak yeni yıla değil,
bölünme sürecine, eski ve ortaçağ karanlığına girdiğimizin farkında mıyız?

=================================

Dostlar,

Sevgili kardeşimiz Suay Karaman yine son derece içerikli bir yazı kaleme (klavyeye!) almış.
Yazdıklarını içerik olarak biz de paylaşıyoruz.
Bir noktaya değinelim yalnızca :

RTE, Devlet Başkanı olarak, ODTÜ’de olanlaları çarpıtacağına, büyük ve çok sorunlu bir ülkeyi 13 yıldır yöneten çok deneyimli bir insana yakışır sorumlulukla kamuoyunu sükunete çağırsa ve olayların dikkatli ve yansız olarak incelendiğini, gerçeklerin hızla kamuoyu ile paylaşılacağını… söylese idi daha iyi olmaz mıydı?
(Sitemizin manşetindeki ODTÜ yazımıza bakılmasını dileriz..) 

Ortalama bir yurttaş olarak bizim dikkat çektiğimiz bu husus RTE’nin aklına gelmez mi? Danışmanları bu yönde içerikli bir bilgi notunu önüne koymaz mı, koyamaz mı?

Öyleyse niyet nedir? Neden Türkiye’yi üst üste, üst üste germeyi sürdürüyorsunuz?
Nereye varmak istiyorsunuz? Türkiye’ye acımıyorsanız kendinize de mi acımazsınız siz?

*****

Suudi Arabistan’daki Şeriatçı İdamlar…

Çağdışı ve insanlığın yüz karası bir krallık rejimi olan Suudi Arabistan yönetiminin
ülkesindeki Şii lider Ayetullah Bakır‘ı ve sayıları 50’ye varan Şii insanı idam etmesini
nefretle lanetliyoruz. Tayyip beyin o ülkedeki ziyaretine denk gelen bu ilkel – vahşi infazı anlayamıyoruz, kabul edemiyoruz. Tüm insanlığı, uluslarası toplumu, bu ilkel yönetimi
artık terbiye etmeye çağırıyoruz. ABD Irak’a, Suriye’ye…. demokrasi, insan hakları götürüyor güya!? S. Arabistan ise ABD’nin nedense kadim müttefiki ve maşası Ortadoğu’da!

Nedir bu utanç verici tablo? 
ABD’nin, AB’nin… uygar – demokrat – hümanist kamuoyu nerede?
Yerin dibine mi girdi??

BM Güvenlik Konseyi derhal toplanmalı, S. Arabistan’ı şiddetle kınamalı,
diplomatik yaptırımları görüşmeli ve benzer uygulamalara kesinkes son vermesi için
kararlı bir dille uyarmalıdır. (04.01.2016)

Sevgi ve saygı ile.
04 Ocak 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir