HDP’nin başvurusuna AYM’den ret!

foto_AYM

HDP’nin başvurusuna AYM’den ret!

Anayasa Mahkemesi, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uygulanan
sokağa çıkma yasaklarına ilişkin istenen tedbir talebinin reddine karar verdi.
HDP’nin başvurusuna AYM’den ret!

 

AYM’den yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uygulanan sokağa çıkma yasaklarına ilişkin Meral Danış Beştaş başvurusu mahkememize 21 Aralık 2015 tarihinde ulaşmış olup, mahkememiz ikinci bölümü, 22 Aralık 2015 tarihinde anılan başvuru kapsamındaki
tedbir talebinin reddine karar vermiştir.” (AA, 22.12.15)

================================

Dostlar,

Doğu Güneydoğumuzda 21 il bölücü PKK örgütünün terör eylemlerinden etkilenmekte.
Hem de epey olumsuz düzeyde..
Gerçekçi olmak gerekirse yabana da atmamak gerekiyor..
5-10 bin arasında iyi eğitilmiş, psikolojik ve teknik olarak donanımlı ve sınırsız denebilecek ölçüde lojistik destekli.. ABD – İsrail ve 28 Avrupa Ülkesi arkasında (TBMM önceki başkanı Cemil Çiçek’in basına demeci..)
Gerilla savaşı yapmakta ve vur – kaç tekniklerini kahpece kullanmakta.
Yollara, hastanelere, okullara… mayınlar, bubi tuzakları, hendek ve barikatlara gizlenmiş patlayıcılar.. Yer yer yüzlerce kg yüksek patlayıcı nitelikli kimyasallar..
Kaynağı ne yazık ki, stratejik müttefik belleme gafletini hala sürdürdüğümüz Batı!
Oysa oyun öylesine açık ki: ABD, PKK’nın Suriye kolu PYD için açıkça “Suriye’deki silahlı birliklerimiz..” nitemini kullandı. Açıkça silah vb. destek vermekte 30+ yıldır!

Bölge halkının arasında, yöre halkını hiç utanmadan canlı kalkan olarak kullanma,
silah zoruyla haraca bağlama, uyuşturucu ticareti, kaçak petrol ticareti, insan kaçakçılığı…
her tür illegal ve ahlak dışı yol ve yönteme hem psikolojik baskı kurarak, üstünlük algısı yaratmak hem de finansal kaynak bulmak için başvurulmakta PKK tarafından..

Coğrafyanın vahşi doğasını bir avantaj olarak kullanmaktalar. Ne yazık ki İran tarafı ve Irak’ın kuzeyindeki merkezi devlet otoritesinin yokluğu, buna karşılık Barzani desteği de son derece aleyhte etmenlerden Türkiye açısından.

Tüm bunlara ek, AKP’nin ihanetle eşdeğer AÇILIM saçmalığı, son 4 yılda PKK’nın ve uzantısı örgütlerin (YPG, PYD, KCK vd.) tahkimatlarını iyice pekiştirmesine göz göre göre
yol açtı.

Kuşku yok ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk Devletinin bu bağlamda gücünü sınamak yersizdir.

Uzun erime kalmadan, orta erimde, birkaç yıla kalmadan bu sorunun askeri güç kaynaklarının TSK tarafından kurutulacağı tartışma dışıdır. Bunu gören PKK, tüm köprüleri atarak çekilmekte, kendisine uymayan, T.C.’nden yana tutum alan = bölücü olmayan bölge halkı
Kürt kardeşlerimize zulüm yapmaktadır.

Hatta çatışmadan çekilmek isteyen 40 genç militanını PKK’nın kurşuna dizdiği haberi alıyoruz.

Mekanlardaki tahribat çok büyük ölçüde PKK’nın bilinçli sabotajı ürünüdür ve fatura,
güvenlik güçlerine kesilerek duygu sömürüsü yapılmakta, mağduriyet rolleriyle
iç ve dış kamuoyu oluşturulmaya çalışılmaktadır.

PKK dağda ve bölgede kahpece saldırırken, TBMM’deki uzantısı HDP de sözde meşru zeminlerde “uğraş” (?!) vermektedir. Bay Demirtaş “mekik diplomasisi” ne girişmiştir!?
Atlantik ötesi, Irak, Barzani’nin bağımsızlık için halkoylaması salvosu ve bu kez
Moskova yolcusu HDP Başkanı.. HDP neyin peşindedir?

Türkiye’nin ülkesi ve halkı / ulusu ile bölünmez bütünlüğü,
kırmızının da kırmızısı çizgisidir.

Devletimize silah ya da başkaca uluslararası güçlere – devletlere yaslanarak kafa tutulamaz! Herkesin bu ham hayalden artık vazgeçmesi gerekir.

Güvenlik güçleri, bölgedeki sivil Kürt halkın ve başkalarının zarar görmemesi için kılı kırk yarmaktadır. Bölgede OHAL ya da Sıkıyönetim için tüm anayasal koşulların oluşmasına karşın AKP iktidarı politik kaygılarla bundan kaçınmakta, bu da kolluk ve TSK operasyonlarını
çok güçleştirmektedir. Elde kalan araç “sokağa çıkma yasağı” dır. 5442 sayılı İller İdaresi Yasası’nın 11. maddesi uyarınca mülki amirler (Vali ve Kaymakamlar) bu yetkiyi kullanmaktadır. Nitekim bu bağlamda HDP tarafından yapılan başvuruyu ve tedbir istemini AYM reddetmiştir. Gerekçeyi de önümüzdeki günlerde okuma olanağı bulacağız umarız.

AKP, birkaç yıl önce şamata ile kaldırdığı EMASYA Protokolünü günümüzde fazlasıyla uygulamak zorunda kalmıştır.

HDP, PKK’yı koşulsuz olarak ve derhal silah bırkarak ülke dışına çıkmaya (haydi silahlarıyla teslim olmalarından vazgeçsek!?) kamuoyu önünde açıkça ve ısrarla çağırmak yerine;
topu hep dışarı (auta) atmakta ve duygu sömürüsü ile algı yönetimi yapmaya çabalamaktadır.
Bir kez daha görülmüştür ki, PKK – HDP bağı organiktir.. Biri dağda, öteki ovada..
Ve bu ilişki, artan somut kanıtlarla, HDP’nin AYM’nce kapatılmasına dek uzanabilir.

Bir yandan da, FETÖ için yapıldığı gibi PKK’nın her tür finansal, lojistik, psikolojik, politik, diplomatik, coğrafyasal, iletişim – ulaşım, insangücü.. kaynağını sistematik ve enerjik biçimde kesmeye çabalamak gerekir. Yani savaşım asla tek boyutta askeri eksende olamaz.
Geçmişten de bilindiği gibi böylesi ancak geçici kazanımlar sağlayabilir.
AKP iktidarının bu bağlamda PKK’nın üzerine bütüncül olarak gittiğini göremiyoruz.
FETÖ’ye olduğundan geri kalmayacak biçimde atak politikaları PKK’ya karşı da bekliyoruz.

PKK’nın ülkemizin başına bunca boyutlu dert açmasının başlıca sorumlusu
AKP iktidarı ve özellikle son 4 yılın akıldışı AÇILIM SAÇMALIĞIDIR.
AKP kendi yarattığı “pisliği” temizlemek zorundadır.

Ancak her zaman olduğu gibi Mehmetçiklerimiz, polisimiz, korucularımız ve masum sivil halk, can ve mallarıyla bu bağışlanmaz AKP – RTE hatasının bedelini ödemekteler.
Oysa siyasal sorumluluk 1. derecede AKP – RTE’nindir ve yasal hesabı mutlaka sorulacaktır, sorulmalıdır.

Doğu – güneydoğudaki görüntüler ve yaşanan can yitikleri yüreğimizi yakıyor..
Ancak sabırlı olmak, bağrımıza taş basmak ve Devlet aklı öncülüğünde serinkanlılığımızı koruyarak bu isyanı bastırmak zorundayız..
Ülkenin her karışında Devletin mutlak ve tartışılmaz egemenliği kayıtsız – bağsız kurulmalıdır.

Var gücüyle DEVLET; HUKUK İÇİNDE KALMALIDIR..
Bu tutum Türkiye olarak elimizi güçlendirecek, uluslararası düzlemlerde zor durumda kalmamızı engelleyebilecektir.

Devlet, yörede yaşamı çoooook zorlaşan, göç etmek zorunda kalan Kürt kardeşlerimize
en geniş anlamda şefkat kollarını açmalı ve maddi – manevi desteğini sunmalıdır.
Geriye dönmeleri için planlar şimdiden yapılmalıdır.

Bölücü örgüte destek vermeyen – karşı çıkan, Devletten yana bölgedeki tüm sivil yurttaşlarımıza (Kürt kardeşlerimize), canları pahasına vatanımızı emperyalizmin maşası bölücü örgütlerden temizlemeye çalışan Ordumuza ve öbür güvenlik güçlerine sabır, dayanç ve başarı dileriz.

Güzelim Türkiye’miz, gene kan – revan içinde, emperyalizm asla unutmadı ve bağışlamadı.
Bu, Lozan’ın bitmeyen rövanşıdır, Sevr’i diriltme savaşımıdır!

Kurtuluş Savaşı sürüyor ve bir kez daha kazanacağız..!


Sevgi ve saygı ile.
22 Aralık 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yazımızın pdf biçimi : HDP’nin_Basvurusuna_AYM’den_Red_ve_Dusundürdükleri

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“HDP’nin başvurusuna AYM’den ret!” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir