CHP GENEL BAŞKANI Sn. KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP

CHP GENEL BAŞKANI Sn. KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP

resmi_portresi

 

Dr. Ali Nejat Ölçen
CHP Eski Grup Başkan Vekili (1976-78)

 

 

Güneydoğu Cizre ve Silopi’deki olaylar hakkında taraf olmadığınızı” bildiren açıklamanızı, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin korunmasına taraf olmadığınız” anlamında anlaşılması için düzeltmeniz gereğini bilgilerinize sunuyorum:

Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) Eşbaşkanlığını üstlenen ve “bize bir görev verildi” diyen AKP iktidarı, ABD’nin ülkemizdeki “milis gücü”olan PKK ile “görüşme masasına oturmuş, Habur’da “çadır hukuku”nu kurarak kent ve ilçelerde şimdi başlamakta olan “gerilla savaşı”nın sorumlusudur.

Ordumuzun “gerilla savaşına” göre yetişip yetişmediğini bilmiyoruz. Çünkü Ordumuz, AKP’nin hunharca tavrıyla kendine özgü gücünden yoksun bırakılmıştır. En değerli komutanları yıllarca tutuklu kaldılar. ABD Dışişleri Bakan Bayan’ın, Türkiye’ye geldiğinde “aşırı gitmişsiniz” sözü belleğimizden yok olup gitmedi.

Gerilla savaşı, kısa bir süre sonra daha geniş il ve ilçeleri kapsamına alabilir. Şimdilerde Güney Doğu Anadolu’muzun il ve ilçelerinde başlatılan “gerilla savaşı” na karşı PKK ile AKP arasında olduğu zannıyla “tarafsız” kalamazsınız!

Bu savaş, PKK’nın Büyük Millet Meclisindeki uzantısının ABD’nin güdümünde ve desteğinde birlikte yürürlüğe soktukları Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı başlatılan savaştır!

CHP bu gerilla savaşında tarafsız kaldığını açıklamakla, kendi tarihinin gereklerini yerine getirmekten vazgeçmiş görünmektedir. Bu sorunu TBMM’nde “gensoru” olarak irdelemekle de yetinmeyip, ABD’ye AKP’nin göze alamadığı kimi uyarılarda bulunmanız gerekiyor:

  • PKK artık salt bir terör örgütü değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bir başkaldırı örgütüdür.
  • ABD bu andan başlayarak, PKK adındaki savaş özentisine kapılan bu güce silah, teçhizat, gıda… yardımını sonlandırmak zorundadır. Bu diplomatik bir dille ABD’ye bildirilmeli ve CHP bunun öncülüğünü üstlenmelidir.
  • Bir ilçede 15 günü aşan sokağa çıkma yasağının sürmesi bugüne dek ülkemizde ilk kez görülmüş facialardan biridir. Bu duruma CHP’nin tarafsız kalması söz konusu olamaz.
    ABD-AB, SEVR’i güncelleştirmenin savaşımını hazırlamıştır el altından PKK’yı kullanarak.
    Bu konu uluslararası siyasete çoktan girmeli ve CHP bunu görev olarak üstlenmeliydi. Bombalanarak yok edilen sığınaktaki ölümcül araçlar ile gıda vb. maddeleri kanımca yalnızca
    yok edilmekle yetinilmemeli; bunların önceden fotoğrafları ve sayımsal varlıkları uluslararası siyasete malzeme olarak sunulmalı emperyalizmin kirli yüzü ortaya çıkarılmalıdır.
  • Rus uçağının düşürülmesi, Irak’ın bir yöresine asker iletilmesi, başta Suriye olmak üzere
    tüm komşu ülkelerle gereksiz sorun yaşanması “gayri millî AKP iktidarı“nın eleştiriyle anılacak karar ve eylemleri olarak nitelenmelidir. Barış içindeki Türkiye’yi bugünlerin kanlı-bıçaklı duruma getirmenin sorumlusudur AKP iktidarı… CHP bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun Türk, Kürt yurttaşlarının varlığından yana taraf olmak zorundadır.
  • Sn. Kılıçdaroğlu; Güney-Doğu Anadolu’nun özerklik ve özgürlük safsatalarıyla
    Misak-ı Millî sınırlarımız dışına çıkarılması karşısında taraf olma görevinizi görmezden gelmemenizi bir CHP’li olarak size anımsatmayı görev biliyorum.

Saygılarımla. 20.12.2015

Dr.Ali Nejat Ölçen 

===========================================

Dostlar,

Sayın Dr. Ali Nejat Ölçen (İTÜ İnşaat Mühendisi + Hacettepe Sağlık Ekonımisi doktorası) üstadımızın bu sitede pek çok yazısına yer verdik. O’nu yakından tanıyorsunuz.
Cumhuriyetimizin ağabeyi O!.. Cumhuriyetimizin ilanında 2 yaşında imiş.

TÜRKİYE SORUNLARI adlı 2 ayda bir yayımladığı kitap 108. sayısına ulaştı.
Üstelik “milletvekillerine kıyak emeklilik” nedeniyle verilen ödeneği bu amaçla 17-18 yıldır kullanmakta. TÜRKİYE SORUNLARI kitapçıklarını başvuranlara ücretsiz dağıtmakta.

www.olcen.net adresli sitesinde bu diziye ve başkaca yazılarına ulaşabilirsiniz Sn. Ölçen’in.

94 yaşına varmış Cumhuriyet ve Atatürk aşığı bir bilgedir Ali Nejat Ölçen..

Yukarıdaki yazısına biz de can-ı gönülden katılıyoruz.
CHP nasıl “tarafsız kalabilir” böylesi yaşamsal – ulusal bir büyük sorunda?
Bu kendini yadsıma demektir.. Derhal toparlamalıdır CHP yönetimi kendisini ve yepyeni – sağlıklı politikalar üretmelidir hızla. Topluma ışık olmalı, ufuk açmalı ve AKP – RTE dahil
yol göstermelidir ehliyet ve serinkanlılıkla.

Sorun artık AKP – RTE’nin yılların vahim hatasını temizlemek zorunda kalması boyutunu aşmıştır. Şimdi ulusal dayanıma zamanıdır.
Ordumuzun ve güvenlik güçlerinin yanında durma zamanıdır.
Bu bir meşru savunma operasyonudur. Hedefi Kürt yurttaşlar – kardeşlerimiz değildir.
Muhatap, ABD-AB-İsrail’in taşeronu bölücü örgüt PKK ve türevleridir.
PKK ve türevlerine destek verenlerdir.
Bu savaşımda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yanında yer alan ezici çoğunluktaki
Kürt yurttaşlarımız bizim kardeşlerimizdir. Geçmişte hata yapmış olanlar varsa bile
son tutumları önemli ve belirleyicidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletini ülkesi ve ulusu ile
yani bu topraklarda yaşayan tüm yurttaşları ile bölmeye hiç kimsenin gücü yetmez..
Bunu sınamanın bile anlamı yoktur. Bu bakımdan, PKK ve uzantısı bölücü terör örgütlerine yandaş olmayan Kürt yurttaşlarımız Türkiye’nin 1. sınıf eşit vatandaşlarıdır.

Elbette bu “sıcak” çatışma da bitirilecek ve AKP’nin ihanetle eşdeğer ve herkesi aldatıcı AÇILIM safsatası ile muazzam ölçüde silahlanan, lojistik yığınak yapan, yerleşim yerlerini hendek, barikat, tunel vb. girişimlerle kendince ele geçirmeye çabalayan bölücülerin
başarılı olma olanağı yoktur.

Kürt kardeşlerimizin temel istekleri bellidir : İş, aş, güvenlik, barış, kardeşlik içinde
Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve özgür, gönençli, 1, sınıf yurttaşları olmak…
Bu hedef tüm Türkiye insanları için geçerli ve ortaktır.
Reçetesi Türkiye’den ayrılmak, sözde özerklik, özyönetim, federasyon vb. değildir.
Bu durum, kısa sürede Batı emperyalizminin kukla devletçiğine dönüşmekle sonlanacaktır.
Oysa birlikte kurtuluş, tersine, etnik – inanç vb. hiçbir ayrım gözetmeden ULUSAL BİRLİK içinde emperyalist tezgahları dışlamaktır. Ülkemiz kaynaklarını hakça ve verimlilikle paylaşmaktır. Bölgedeki Kürt toprak ağalığına, uyuşturucu baronluğuna…. geri bırakılmışlığa, yoksulluğa.. son vermektir.

Toprak reformu yapmaktır!
Su kullananın, toprak işleyenin, fabrika çalışanın.. diyebilmektir.

Emekçilerin küresel ve uzantısı yerel sermaye karşısında birleşmesidir.
Böylesi bir programı ve siyasal partiyi iktidara getirmektir.
Ne yazık ki HDP açıkça PKK’nın bu kanlı oyunlarına tutum almıyor.
Bölgeyi felakete sürükleyen bu politikaların en baştaki sorumlularından biri de şimdiki
HDP ve öncülleridir. Etnik – inanç vb. temelde politika utanç verici ve çağdışıdır.
Aslolan, emekçilerin ittifak içinde iktidara gelmeleridir.
Bu büyük oyun, ülkemizde, dış kurguyla onyıllardır uygulanagelmektedir.
Amaç emekçilerin ulusal birliğini engellemektir.
PKK, ABD – AB – İsrail tarafından büyük bedellerle 30+ yıldır her bakımdan besleniyor.
Böylesi bir örgütün gerçekten “sol ve emekten yana” olması olanaklı mıdır?

  • Emperyalizmin yeryüzünde herhangi bir halkı özgürleştirdiği görülmüş müdür?
    Böylesi bir beklenti akıl dışı ve hayalci ve sorumsuzca değil midir?
    Öyleyse; emperyalizm ile işbirliği yaparak özgürlük savaşı vermek (!?),
    masum hakları aldatmak ahlaksızlık değil de nedir??

Sonuç olarak                         :

AKP – RTE, özellikle son 4 yıldır taşeron olarak sürdüregeldikleri kökü dışarıda AÇILIM ihaneti ile ülkemizi bu kanlı karmaşaya sürüklemişlerdir; 1. derecede siyasal sorumludurlar.

Tablonun bir isyan ve iç savaş eşiğine geldiğini gördüklerinde de panik içinde sorunu TSK’ya havale etmişlerdir. Çok ciddi boyutlarda bir içisyan kuvvetle bastırılmakta ama politik ve başkaca kaygılarla  bölgede geçelim sıkıyönetimi, OHAL bile ilan edememektedirler.
Bu durum güvenlik güçlerinin başarısını çok güçleştirmekte, gereksiz can yitikleri olmaktadır.

Tüm bunların hesabı günü geldiğinde AKP ve yöneticilerinden sorulacaktır elbette.

Şimdi ULUSAL BİRLİK zamanıdır.. emperyalizmin ve uzantısı PKK’nın,
ne yazık ki TBMM’deki HDP’nin oyunlarına gelmeme zamanıdır.
– Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu acı süreçte maddi – manevi zarar gören Kürt – Türk kardeşlerimizin yaralarını saracak güçtedir.
– Elbirliğiyle, artık netleşmiş – maskesi düşürülmüş iç – dış düşmanları temizleyelim..

Türkiye, komşuları Irak ve İran ile anlaşarak Kandil’deki ana üssü çökertmelidir.
Ana kaynak orasıdır..
Türkiye, sözde müttefiklerini en üst düzeyde uyararak PKK’ya desteklerini derhal çekmelerini kesin bir kararlılıkla bildirmelidir.
Tüm komşuları ile, başta Rusya olmak üzere dengeli – barışçıl ilişkiler kurmak zorundadır..
Batı emperyalizminin – Atlantik cephesinin sefil dehlizlerinden bir an önce çıkmalı;
BOP eşbaşkanlığı ihanetini hemen – hemen – hemen kesmeli ve

Türkiye, büyük Atatürk‘ün yıllardır uygulanmış ve başarılı olmuş, Türkiye’yi 2. Dünya Paylaşım Savaşı cehenneminden bile 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü eliyle kurtarmış
YURTTA BARIŞ – DÜNYADA BARIŞ ilkesini kişilikli – onurlu bir dış politikanın
ana ekseni kılmalıdır.

Tüm bunlar, AKP iktidardan indirilerek Kürt – Türk….. hiçbir anlamsız ayrım yapmadan
Türkiye halkının ve emekçilerinin program ortaklığına dayalı iktidarıyla gerçekleşecektir.

Türkiye Cumhuriyeti, sonsuza dek ülkesi ve ulusu ile bölünmez bir bütün olarak yaşayacaktır!
Büyük Atatürk‘ün deyimiyle “.. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır..”

Sevgi ve saygı ile.
20 Aralık 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yazının pdf biçimi:
DOGU_GUNEYDOGUDAKI_ISYAN_GIRISIMINI_BASTIRMA_SAVASIMINA_CHP_TARAFSIZ_KALABILIR_MI

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“CHP GENEL BAŞKANI Sn. KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir