Çapa giderse, geri dönemez!

Çapa giderse; geri dönemez!

Çapa’daki İstanbul Tıp Fakültesi üyeleri hastane binasının yerinde yenilenmesini istedi.

Türkiye’nin iki dev hastanesi, Çapa’daki İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi (İTF) ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi (CTF) hastanelerinin fiziksel altyapı olarak yetersiz kaldığı,
depreme dayanıksız olduğu, hasta ve çalışan güvenliği açısından ciddi riskler taşıdığı gerekçeleriyle yıkılıp yeniden yapılacağı konuşuluyor.
İddialara göre, CTF binası yerinde yıkılıp yapılacak.

Çapa ise Sultangazi’de Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmakta olan devlet hastanesi binasına taşınacak. 10 gün kadar önce Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı’nın Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’na gönderdiği taşınılacak adresi doğrular nitelikteki yazı tartışmayı yeniden gündeme getirdi.

Prof. Tükel: Bağımsızlık gider

Çapa ve Cerrahpaşa hastaneleri ile ilgili bir grup akademisyen bir araya gelerek gazetemize değerlendirmelerde bulundu. İ.Ü. Demokratik Üniversite Girişim adına açıklama yapan
Prof. Dr. Raşit Tükel, söz konusu yazıda Sultangazi Belediyesi ile yapılan görüşmelerden
söz edildiğini belirterek,

  • İTF hastanesinin oraya taşınması demek, Sağlık Bakanlığı ile İ.Ü. arasında bir protokol yapılması anlamına gelir. Protokol yapıldığında İTF Hastanesi, Sağlık Bakanlığı’nın bağlı olduğu mevzuata uygun olarak işletilmeye başlıyor ve Kamu Hastaneleri Birliği’ne
    dahil oluyor. diyor.

Bu durumda üniversitenin özerk yapısını yitireceğini vurgulayan Tükel, İTF Hastanesinin Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceğini, yönetici görevlendirmelerin de
Kamu Hastaneleri Birliği mevzuatı çerçevesinde (AS: 663 sayılı Yasa Gücünde Kararname ile) yapılacağını belirtiyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin de binası yıkıldığında
geri döneceği belirtilerek taşındığını ancak yıllardır bunun gerçekleşmediğini anımsatan Tükel,

“Eğer İTF taşınırsa, Çapa’ya geri döneceğimizi düşünmüyoruz.” diyor.

İTF’nin de CTF’nin de yıkılıp yerinde yapılması gerektiği görüşünde olduklarını kaydeden Tükel, şöyle devam ediyor:

“Yerinde yapılanma sürecinde CTF ve İTF’nin işbirliği içinde, gerekirse mekânlarını
ortak kullanarak, gerekirse prefabrik binalarla hizmet vererek faaliyetlerini sürdürmesinden yanayız. İTF Çapa’dan gittiğinde, buraların kimler tarafından, ne için kullanılacağı da belirsiz.
CTF 170 dönüm, İTF ise 110 dönüm alan üzerine kurulu.
Taşınma durumunda çok değerli olan bu alanların rant amacıyla kullanılması riski gündeme geliyor. Geçen aylarda, 120 İTF öğretim üyesi, hastanelerimizin taşınmasıyla ilgili konuları konuşmak üzere Akademik Kurul toplanması talebimizi birer dilekçeyle Dekanlığa ilettik, ancak bir yanıt alamadık. Üniversitenin geleceğine ilişkin önemli kararlar, üniversite öğretim görevlileri, öğrencileri ve çalışanları ile görüşülmeden alınıyor.”

Prof. Eker: İyi niyetli değil

İTF Çocuk Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Rukiye Eker ise akademisyenlerin ve öğrencilerin geleceklerinden endişeli olduğunu belirterek “İTF’nin Sultangazi Hastanesi ile birleştirilmesi niyetinin olduğunu düşünüyorum. Böyle olursa üniversite özerk ve bağımsız yapısını kaybeder.” diyor. (AS: Prof. Eker sınıf arkadaşımızdır; 1977 mezunlarıyız..)

Fakülte yok olur!

İÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Prof. Dr. Taner Gören:

  • İTF, bütün Türkiye tıbbının kaynağı olan bir fakülte. Bütün dünya ülkelerine baktığımızda ülkeler kendi öz değerlerini korumak, onların yok olmasını engellemek için inanılmaz çaba
    sarf ederken biz böyle bir kurumu yok etme noktasına geldik. Tıp fakültesinin bu şekilde taşınması, İTF’nin yok olması anlamına gelir. Bu durumdan hem nitelikli hekimlik uygulamaları, hem de hekimler ve uzmanların yetiştirildiği tıp eğitimi ciddi olarak etkilenecek.

Tüm zorluklara hazırız

CTF İç Hastalıkları Anabilim Dalından Prof. Dr. Huri Özdoğan:

“Üniversite hastanelerimizin akıbeti konusunda ciddi endişelerimiz ve kaygılarımız var.
Böylesi önemli bir kararlarda akademisyenlerin bilgilendirilmesi, görüşlerinin alınması gerekir. Çözüm önerileri birlikte oluşturulabilir. İÜ Öğretim üyeleri bir zorluk varsa
bunu göğüslemeye hazır.”

Tıp eğitimi etkilenir

İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda Beyza Sayın:

“Tıp fakülteleri sadece hasta bakılan yerler değildir. Bu fakültelerde eğitim ve öğretim de veriliyor. Hastanelerin taşınması tıp fakültelerinin eğitim ve öğretim ayağının yok olacağı
ortamı da hazırlar. Entegre eğitim sekteye uğrar.”

(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/saglik/446931/Capa_giderse__geri_donemez.html, 12.12.2015)

============================================

Dostlar,

Bu sorunu sitemizde daha önce de işledik (23 Haziran 2015)..

  • “..Gerek İstanbul Tıp Fakültesi, gerekse Cerrahpaşa Tıp Fakültesi iktidar tarafından hedefe oturtulmuştur. Bilerek ve isteyerek çökertme operasyonu uygulanmaktadır. Bu 2 özerk
    ve güçlü devasa sağlık ve bilim kurumu, hastanelerinden yoksun bırakılarak şehir hastaneleri ile affiliye edilerek bitirilmek istenmektedir. Çok değerli arsaları da talan edilecektir.
    Üniversite özerkliği iyice bitirilecektir. 2. sıradan atanan hekim olmayan rektörün asıl görevi budur. Trilyonluk rantlar yandaşlara peş keş çekilecektir. İstanbul Tıp Fakültesi’nin depremde hasar gören Çocuk Kliniği yıllardır -kasten- yaptırılmamaktadır! 1. sırada rektörlük seçimini kazanan, 2. adaya en az 300 oy fark atarak 1200’leri aşan oy alan İstanbul Tıp Fakültesi’nden Psikiyatri Profesörü Raşit Tükel, gerçekte bu yüzden Bay RTE tarafından atanmamıştır.”
    (http://ahmetsaltik.net/2015/06/23/cerrahpasa-tip-fakultesine-odene-yok-kaynaklar-nerede/)

Beş ay kadar önce yazdıklarımızın bir bölümü yukarıda..

Şimdiki hekim olmayan Rektörden önceki Prof. Yunus Söylet, AKP’ye çoooook yakın olmakla birlikte, mezun olduğu İstanbul Tıp Fakültesi’ne (ve de yavrusu Cerrahpaşa’ya) ister istemez sahip çıkmıştı. AKP’nin ve rant avcılarının daha çok sabrının kalmadığı anlaşılıyor!..

İstanbul’un ortasında 110 + 170 dönüm 2 muazzam parsel artık peş keş çekilecek ve “ilgililerine” milyarlar kazandıracaktır.. Çook gecikilmiştir!

Bu doymaz rant iştahı nasıl frenlenebilir? Bu ne biçim bir terbiye ve kültürdür?
Bu adamlar  – kadınlar nerdede yetiş(tiril)miştir?

Vahşi kapitalizm insanları dinden – imandan dahi çıkararak ahlaksal bakımdan ve
değerleri üzerinden tanınmaz cüruflara döndürebilmektedir!

Ne var ki, metamorfoza uğrayarak insanlıktan çıkan bu zevat;
ülkeye, kurumlarına, değerlerine… dönüşümsüz büyük zarar veriyor.

Bu gidişin durudurulması gerek..
Yararı var mı AKP’yi bu gecikmiş ve agressifleşmiş iştahından vazgeçmeye çağırmanın?

Kapsamlı bir örgütlenme ve planlamaya gerek var bu ağır ve ciddi salvoyu savuşturmak için.
İÜTF ve İÜCTF mezunları (Mezunlar Dernekleri) de katılarak, TBMM’de
Muhalefet Partileri ziyaret edilerek kamuoyu oluşturulmaya çabalanmalıdır.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Türkiye tıbının anasıdır.
(Biz de Hacettepe’de ilk 2 yıldan sonra bu Fakülte’ye geçerek 1977’de mezun olmuştuk..)
Bütün Tıp Fakülteleri İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi‘nden doğmuştur.
Çoook köklü ve nitelikli, tarih kokan bir eğitim – araştırma – sağlık kurumudur.

1999 depreminde hasar gören binalarının hala onarılıp – yenilenmemesi ayıptır!
Çocuk kliniği binasının yıllardır kullanım dışı kalması yüz kızartıcıdır..

Bu 2 muazzam Tıp Fakültesi’nin birkaç yıl içinde hızla kendi arazilerinde yenilenmemesi
halka karşı suçtur ve sorumlusu AKP iktidarıdır! Tek başına iktidarında 14. yılına giren
bu siyasal anlayış, 14 yılda 2 Trilyon Doları aşkın muazzam bir kaynak kullanmıştır.
Kaçak Saray için birkaç milyar dolar harcandığını dünya alem biliyor..
Son derece lüks -şataftlı bu Kaçak Saray yarı fiyatına mal edilseydi, kalan 2,5 – 3 milyar Dolar ile her 2 fakülte çağdaş binalara ve yenilenmiş donanıma rahatlıkla kavuşturulabilirdi.

Bu 2 tıp fakültesinin AKP iktidarınca kasten yaratılan ve sürdürülen yoksunlukları nedeniyle gerekli – nitelikli sağlık hizmetine erişemeyerek sağlığını ve yaşamını yitirenlerin
vebal ve günahı, hiç kuşku yok, AKP yetkililerinin boynundadır.
Necip halkımız keşke bu acı gerçekleri zamanında fark edebilse?!..

*****
NOBEL Ödüllü Prof. Aziz Sancar bu seçkin Fakülte’nin mezunudur..

Kıymayın efediler, yapmayın efendiler; sizi tarih bağışlamaz, çocuklarınız bile!
Kul hakkı yiyorsunuz; Tanrı bile bağışla(ya)maz!

Sevgi ve saygı ile.
12 Aralık 2015, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir