Merkez Bankası Para ve Kur Politikasında Ne Kadar Başarılı?

KENDİME YAZILAR

Merkez Bankası Para ve Kur Politikasında
Ne Kadar Başarılı?

Portresi

 

Dr. Mahfi EĞİLMEZ
09 Aralık 2015, Ankara

 

Merkez Bankası, 2016 yılına ilişkin uygulayacağı para ve kur politikasının esaslarını açıkladı.  Bunu değerlendirmeden önce 2015 yılına ilişkin olarak açıkladığı para ve kur politikası çerçevesindeki öngörülerinin ne kadar tuttuğuna bakalım.

Hedef / Tahmin / Varsayım 2015 Para ve Kur Politikasındaki Öngörü / Hedef 2015 Yılı Sonucu / Durumu
Enflasyon hedefi % 5 % 8,5 (Tahmin)
Kur etkileri Azalacak Arttı
Gıda fiyatları Düşecek / normale dönecek Düşmedi / normale dönmedi
Enflasyon / Dış şok ilişkisi Enflasyondaki önemli düşüş dış şoklara karşı denge sağlayacak Enflasyon düşmedi,
dış şoklara karşı
denge sağlanamadı

Görüleceği gibi Merkez Bankası’nın 2015 yılına ilişkin olarak açıkladığı para ve kur politikasının varsayımları da hedefleri de tahminleri de tutmamış bulunuyor. Üstelik 2015 için hedef belirlenirken petrolün varil fiyatı 2015 yılı için 110 USD olarak tahmin edildiği halde
bu fiyat tahminin yarısının altında kaldığı halde hedef tutmamıştır. Sonuçta Merkez Bankası’nın uyguladığı enflasyon hedeflemesine dayalı para ve kur politikasının başarısının ölçüleceği konu; uyguladığı para ve kur politikası aracılığıyla yılbaşında hedeflediği enflasyon oranına yılsonunda ne kadar yaklaştığı meselesidir. Son 5 yılda Merkez Bankası’nın uyguladığı para ve kur politikasıyla hedeflediği oranlara ne kadar yaklaşabildiğini
aşağıdaki grafik ortaya koyuyor.

Grafikten net bir biçimde görüldüğü gibi Merkez Bankası, enflasyon hedefi olarak
ortaya koyduğu hedeflerden uzak kalmıştır. Bu uzak kalış giderek daha da artmaktadır.
Bir Merkez Bankası açısından en önemli konulardan birisi itibar meselesidir. Merkez Bankası yaptıklarıyla olduğu kadar açıklamalarıyla ve beklenti yönetimiyle de piyasaları yönlendirir. Bir Merkez Bankasının piyasalara sözünü dinletebilmesi, beklentilere yön verebilmesi geçmişte oluşturduğu itibarla doğru orantılıdır.

Ne yazık ki TCMB ısrarla tutmayacak enflasyon hedefleri açıklamaya devam ederek itibar kaybına uğramış bulunuyor.

Enflasyon hedefinin düşük belirlenmesinde siyasal iktidarın, ücret artışlarını vb. düşük tutmak amacıyla yaptığı yönlendirmenin etkisi olduğunu kabul etsek bile,
bu durum Merkez Bankas’ının itibar kaybını azaltmaz, hatta aksine artırabilir.

Şimdi de 2016 yılı için açıklanan Para ve Kur Politikası Programında açıklanan tahminlere ve varsayımlara bakalım.

Hedef / Tahmin / Varsayım TCMB 2016 Para ve
Kur Politikasındaki
Öngörü / Hedef
Benim Tahminlerim
Enflasyon hedefi % 5 (Tahmin % 6,5) % 10
Kur etkileri İlk yarıda aynı kalacak sonra azalacak Artacak
Gıda fiyatları Düşecek / normale dönecek Fazla değişmeyecek
Enflasyon / Dış şok ilişkisi Enflasyondaki önemli düşüş dış şoklara karşı
denge sağlayacak
Enflasyondaki artış dış şokları daha etkili hale getirecek

Ortadaki sütun Merkez Bankası’nın 2016’ya ilişkin hedef ve tahminlerini,
son sütun da benim 2016 yılına ilişkin para ve kur gelişimlerine ilişkin tahminlerimi gösteriyor. Benim tahminlerimin Merkez Bankası’nın tahminlerinden tümüyle farklı olmasında biraz da Merkez Bankası’nın kaybettiği itibarın etkisi var.

*****

Dostlar,

Kıdemli ve birikmli ekonomist Sayın Dr. Mahfi Eğilmez, ülkemiz ekonomisi,
özellikle para – maliye – kur politikaları bağlamında oldukça nitelikli (isabetli!)
irdelemeler yapmakta.

O’nun yazdıklarını dikkate almakta yarar var..

Sayın Eğilmez’in 2016 beklenetileri ne yazık ki hiç iyimser değil.
Üstelik TCMB öngörüleri ile örtüşmüyor..
Bu önemli kurumun yönetsel özerkliğini sağlamak zorundayız.
Bilindiği gibi Türkiye Merkez Bankası’nı ancak Cumhuriyet’in 7. yılında, 1930’da kurabilmişti! Lozan’da Türkiye’nin önüne acımasız koşullar dayatan emperyalist Düvel-i Muazzama,
gümrük rejimine ilişkin olarak da katı kurallar dayatmıştı 1929-30’a dek..
1929 Büyük Dünya Ekonmik Bunalımı gelip çattığında henüz 6 yaşında olan Cumhuriyet’imizin Merkez Bankası bile yoktu..
Bu bakımdan, TCMB’nın saygınlığını korumak siyasal iktidarların başat sorumluluklarındandır. Ne var ki, Bay RTE, bu yılın başında Ocak sonlarında TCMB’na olabilecek en ağır biçimde ve bağıra çağıra çatmış ve “.. siz kimin hizmetindesiniz??” bağlamında suçlama yöneltmişti.  Faiz indirimi istiyordu Erdoğan İslami değer yargılarının güdümünde. Reel politiğin acımasız kuralları umurunda değildi. Ne yazık ki,
Dolar 2,23 TL’den, günümüzde 2.90 TL’ye fırladı. “Acaba bu da bir kurgu muydu?”
diye sorararsak yanlış ya da haksız mıdır?? Konuyu sitemizde epey işlemiştik..
(DOLAR 3 TL’ye KOŞUYOR.. Ya AKP – RTE ve SÜRÜKLEDİKLERİ TÜRKİYE ??
http://ahmetsaltik.net/2015/08/18/dolar-3-tlye-kosuyor-ya-akp-rte-ve-surukledikleri-turkiye/)

Hükümetler, TCMB kadrolarına güvenmeli, onların öneri ve politikalarını kendileri için
güvence görmelidir. Oysa Bay RTE yönetiminde AKP, tüm kurumlardan mutlak biat istemekte.
Bu politika son derce yanlıştır ve modern – çağdaş demokrasilerde yeri yoktur.
AKP – RTE 13+ yıldır tek başına iktidarlarında ülkenin çivisini çıkarmış,
hemen hemen tüm kurumsal yapı ve gelenekleri tarumar etmişlerdir..

Sonuç ortadadaır.. Türkiye yön duygusunu yitirmiş, tehlikeli biçimde savrulmaktadır..
Bu gidiş sürdürülemez bir rotadır.
AKP – RTE, dış politka alanında sözde “şahin” politiklarla içeride hamaset tabanlı kamuoyu yönlendirmesi peşindedir. Ancak nafiledir.. İnsanlar somut ve ağır bedeller ödemektedirler ve pusulaları yaşayarak gördükleridir. Rusya’ya meyve – sebze dışsatımının ve turistlerin bıçak gibi düşmesinin milyarlarca Dolarlık ağır faturası hamasi söylemlerle telafi edilebilir mi??

Sevgi ve saygı ile.
11 Aralık 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir