Rifat Serdaroğlu : SEÇMEN ANALİZİ

 

SEÇMEN ANALİZİ

Rifat Serdaroğlu

Biri siyaset bilimcisi, öbürü sosyolog, biri de psikolog olan 3 Alman uzman, 7 Haziran 2015 sonrası seçmen tercihlerinin analizi için Türkiye’ye gelmişlerdi. Kurucusu olduğum ama AKP’nin sonradan yapısını bozduğu “Yurtdışı Vatandaşlık Üst Kurulu” eski temsilcilerinden bir dostum aracılığıyla bana geldiler. Şoförlü bir araba ve bir tercüman talep ettiler, 20 günlük çalışmalarının ardından düşüncelerini ve bulgularını öncelikle bizimle paylaşmak koşuluyla karşıladık.

Ekip 21 gün sonra geldi. 3 Alman perişan durumda idiler! Telaşla sordum;
“Ne oldu böyle sizlere? Kaza yapmış köy minibüsü gibi çarpılmışsınız!
Saldırıya mı uğradınız?”

“Yok, yok saldırı filan olmadı, aksine her gittiğimiz yerde çok iyi ağırlandık.
Gerçekten Türk Milleti çok konuksever bir milletmiş. Bizlerle ekmeklerini bile paylaştılar. Bizi serseme döndüren, mesleklerimizi ve uzmanlıklarımızı sorgulatan olay ise
Türk Seçmeninin sorularımıza verdikleri yanıtlardı!

Bizler Almanya’ya dönünce psikolojik yardım almaya karar verdik,
ancak kendimize geliriz” dediler…

Onları şaşkına döndüren yanıtlardan örnekler istedim, birkaç tane verdiler :

– MHP’li olduğunu söyleyen ama AKP’ye oy veren bir vatandaşa sormuşlar;

“Hem MHP’liyim diyorsun, hem de AKP’ye oy veriyorsun. Bu nasıl bir anlayış?”

*Vatandaş; “Abi, ben MHP’liyim ama partime AKP’ye destek olduğu için kızıyordum. Destek öyle olmaz, böyle olur dedim ve gittim Tayyip’e oyumu verdim!”

– BDP’li olduğunu söyleyen ama AKP’ye oy veren bir Diyarbakırlıya sormuşlar;

“Hem BDP’liyim diyorsun, hem AKP’ye oy veriyorsun, nasıl oluyor bu?”

*Vatandaş; “Evet BDP’liyim ama seçimden önce benim çocuğun fıtık ameliyatı vardı. AKP’liler yaptırdı, üstelik ilaçları da aldılar. Bir ton da kömür verdiler. Yemin ettirdikleri için oyumu Tayyip’in AKP’sine verdim!”

– Hacdan geçen yıl gelmiş, dürüstlüğü ile tanınmış hayırsever bir Yozgatlıya sormuşlar;
“AKP’nin yolsuzluklarına kızdığın halde niçin tekrar AKP’ye oy verdin?”

*”Onlar çalıyorlar ama dinimiz için çalıyorlar!
Ayrıca hem çalıyorlar hem de çalışıyorlar!”

Böyle yüzlerce örnekten oluşan dosyayı önüme koydular ve teşekkür edip ayrıldılar…

Değerli Okurlar;

Siyaset, dünyanın en zor işlerinden biridir. Hele Türkiye koşullarında siyaset,
başka ülkelere göre yüz kat zordur. Eğitim-kültür-görgü düzeymiz belli. Türkiye’de siyaset yapmak istiyorsanız, Türkiye insanını çok iyi tanıyıp, ona göre davranmak zorundasınız. Siz, Salı gününden Salı gününe, danışmanlarınızın yazdığı konuşmaları okuyarak
siyaset yapmaya kalkarsanız, yani Türkiye’de yaşayıp Danimarka’da gibi
siyaset yaparsanız, seçimde apışıp kalırsınız.

13 yıldır Türkiye’yi tek başına CHP mi, yoksa MHP mi yönetiyor?
Türk Dış Politikasını CHP mi, yoksa MHP mi yürütüyor?
2,5 milyon Suriyeli kaçkını CHP mi, MHP mi ülkeye getirdi?
Öcalan-Kandil-Avrupa PKK ile CHP mi, MHP mi görüştü?
7 Haziran’dan bu yana ölenlerin sorumlusu CHP mi, MHP mi?
Ekonomiyi batma noktasına CHP mi, MHP mi getirdi?
Gençlerde işsizliği %20’lerin üzerine CHP mi, MHP mi çıkardı?
Hırsızlık nedeniyle istifa eden 4 Bakan CHP’li mi, yoksa MHP’li mi idi?
Bir kezde 100 Milyon Dolar bağışı Kılıçdaroğlu’nun oğlu mu aldı?
Gemi filolarına, milyarlarca dolara ve yurtdışı yatırımlara sahip olmayı,
özelleştirilen kamu mallarından hisse almayı CHP mi, yoksa MHP mi yaptı?
Terörü azdıran CHP mi, yoksa MHP mi?

Bu soruların hepsinin yanıtı AKP’dir!

Peki, nasıl oluyor da Türkiye’nin başını türlü derde sokan AKP bu oyu alabiliyor?
Bu sorunun yanıtı şu olabilir mi ?
Oyları AKP almıyor, muhalefet görevini yapamayan CHP ve MHP bu oyların
AKP’ye gitmesine sebep oluyorlar!

Türk insanını çok iyi tanıyan, siyaseti çok iyi bilen dürüst kişilerden oluşan bir siyasal hareket olsa, inanın AKP’li yöneticileri sokağa çıkamaz, insan yüzüne bakamaz duruma getirirlerdi! Un çuvalı gibidir AKP. Vurdukça toz çıkar.
Tüm bu koşullara karşın AKP oy alabiliyor ve tek başına iktidarını sürdürebiliyorsa, CHP’nin ve MHP’nin, dönüp kendilerine bakmaları gerekmez mi?
Bekleyip göreceğiz…

Sağlık ve başarı dileklerimle.
03 Kasım 2015

=============================

Dostlar,

Sayın Rifat Serdaroğlu’na teşekkür ederiz..
AKP, 3 Kasım 2002 seçimlerini kazanmıştı günümüzden tam 13 yıl önce..
Kasım ortasında da ilk AKP hükümetini emanetçi Abdullah Gül başkanlığında kurmuşlardı. Mart orasında ise birkaç aylık göstermelik hapis cezası biten RT Erdoğan, dönemin CHP genel başkanı Baykal‘ın cansiperane çabasıyla TBMM’ye girmiş ve Başbakanlık görevini emanetçisi Abdullah Gül kardeşinden telim almıştı..

Bu gün, bu Türkiye’ye özgü siyaset efsanesinin 13. yılının bittiği gündür.
Yarın sabah, Türkiye, kesintisiz olarak tek başına AKP yönetiminde 14. yılına başlayacaktır..

Bu güne dek AKP tarafından başımıza gelen / getirilen yıkımlar;
bundan sonra göreceklerimizin kanıtıdır, güvencesidir.

Bay RTE, cumhurun seçilmiş başı olarak, 7 Haziran 2015 seçiminde Türkiye’li kullarının bağışlanmaz politik hatasını eşsiz devlet adamına yakışır biçimde veto etmiş;
birkaç aylık bir yoğun bakım ve kan – gözyaşı – yüzlerce ölüm vb. ile reayayı terbiye ederek yeniden doğru yoluna sokmuştur.

Birkaç ay şok terbiyesi alan tebaa, 1 Kasım 2015’te, yaptığı vahim hatadan dönmüştür. AKP’ye 7 Haziran’da verilen 18,9 milyon oy, her nasılsa birkaç ayda 4,5 milyon artarak
% 50’lere dayanmış, tek başına iktidar rahatlıkla sağlanmıştır.

Zorla yineletlilen 1 Kasım 2015 seçim sonuçları, cumhurun seçilmiş ilk başı tarafından Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde onanarak yürürlüğe sokulmuştur.

Yaşasın RTE!

Egemenlik, bağsız koşulun, cumhur (tebaa) adına AKP Cumhurbaşkanı
RT Erdoğan’ındır. 

Yaşasın yeni sultan ve partisi RTE ve AKP!
Hedef 2023 : ANADOLU FEDERE İSLAM DEVLETİ CEMAHİRİYESİ!

Arş, ileri!

Sevgi ve saygı ile.
04 Kasım 2015, Ankara


Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

 

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir