Hüsnü Mahalli : ​Esad öpecek sizi..

Ruslar’ın 30 Eylül’de Suriye’deki müdahalesi sonrasında bu ülkede ve bölgede çok şey değişti.
Suriye içinde başta IŞİD ve Nusra olmak üzere tüm terör örgütleri her gün büyük kayıplar veriyor.
Havada Rus uçakları, karada Suriye ordusu teröristlere nefes aldırmıyor.
Teröristler kısa süre sonra bırakıp kaçabilir. Tabii Türkiye’ye.
Peki bölgesel ve uluslararası politikada neler oluyor ?
Ruslar çağırınca herkes tıpış tıpış Viyana’ya koştu.
Önceki akşam Viyana’da bire karşı üç dengesi vardı :
Rus Dışişleri Bakanı’na karşın ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan bakanları.
Bakmayın siz Suudi Bakanı’nın artistliğine. Şapşal canı sıkıldıkça Rusya’yı tehdit ediyor:
“Suriye’den çıkın, yoksa fena yaparız”.
Uyanık, Türkiye’nin askeri ile gerdeğe gireceğini hesaplıyor.
Rus ayısının şakası yok.“Esad olduğu sürece hiçbir şekilde masaya oturmayız” diyen Türkiye, bırakın Viyana’ya gitmeyi Rusya’nın tüm şartlarını kabul etmişe benziyor. Ben bu satırları yazarken, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, Paris’te İranlı meslektaşı Zarif ile Suriye’yi konuşuyordu.İran’a selam vermeyenler şimdi İran’la Suriye ve Ortadoğu’yu konuşuyor.
Nükleer anlaşma sonrasında İran artık kilit ülke. Peki masada kimler var?
Lübnan, Irak ve Türkiye ‘düşmanı’ Mısır dahil toplamda 16 ülke bakanları.
Rusya’nın tavrı belli: “Esad’ın selamı var yakında hepinizi öpecek”.
Masada ABD ve Fransa da var. Fransa’nın eski istihbarat şefi, iki gün önce “Ortadoğu haritaları asla beş yıl öncesi gibi olmayacak.” demişti.

1916 tarihli Sykes-Picot haritalarının kahramanları Fransa ve İngiltere’nin yanı sıra ABD, Kuzey Suriye’de PYD’ye arka çıkıyor.
PYD, haftaya Viyana’ya çağırılacak,
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, “Kuzey Suriye’de Irak’ın kuzeyindeki gibi bağımsız bir Kürt oluşuma izin vermeyiz” diyorlar.
Diyorlarlar ama Kuzey Irak’taki Kürt oluşumun lideri Mesut Barzani ile stratejik işbirliği ilişkilerini sürdürüyorlar.

Kürt medyasında bu işbirliğinin karanlık ayrıntıları ile ilgili olarak çok şey anlatılıyor.
Kürt medyasında Mesut Barzani’nin faşizan yönetimi ile ilgili her gün birçok öykü yayınlanıyor.

Adam, ‘parlamento süresini uzatmıyor diye’ parlamento başkanı ile muhalif partinin bakanlarını  Erbil’e sokmuyor. Ankara ile birlikte PYD ve PKK’ya karşı savaşan Barzani,
Kürt petrolünün Türkiye üzerinden pazarlanması için AKP bağlantılı çok karanlık işler çeviriyor. Adamın derdi, ‘Kürt ulusunun lideri’ olarak kalmak.
Yani liderliği Öcalan’a kaptırmamak. Nasıl olsa onun gerçek rakibi Celal Talabani hasta
ve Talabani’nin oğlu dahil, adamlarında iş yok.
Durum böyle olunca, Batılı başkentler PYD, PKK ve HDP üçgeninde planlar hazırlıyor.
Bu planda karanlık yolsuzlukların bataklığına saplanmış Barzani’ye ve Türkiye uzantılarına
yer verileceğini sanmıyorum.
Verilse bile bu geçici olacak ve herkes HDP’nin seçim sonrasındaki gücüne göre
yeni hesap yapacaktır.

Demek istediğim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın PYD tehditlerini dinleyen olmayacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kobani olayları sırasında, PYD için, “Terörist örgüttür ve Kobani  düştü düşecek” demişti ama Obama arayınca “Buyursun Peşmerge Kobani’ye geçsin” demişti.
Başbakan Davutoğlu da Kobani direnişini selamlamıştı. Peki ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya Kuzey Suriye’de PYD’li bir oluşum kurmaya kalkarsa ne olacak?.
Yine mi Obama’dan telefon bekleyeceğiz. Belki de bu kez adam beyzbol sopasını gösterir.
Putin’i de unutmamak gerekir. Bu aralar Rusya da PYD’yi seviyor.
“YPG ve Suriye ordusu birlikte IŞİD’e karşı savaşmalı” diyor.

Özetle Kuzey Suriye’de oluşum olur mu, olmaz mı bilinmez ama Kuzey Suriye’nin geleceğinde AKP yönetimde Ankara’nın zerre kadar söz hakkı ve gücü yok ve olmayacaktır.
Kuzey Suriye, Suriye’nin parçasıdır PYD ise Suriye partisidir.
Tıpkı Güneydoğu’nun Türkiye’nin bir parçası  ve HDP’nin de bir Türkiye partisi olduğu gibi…
PKK mı? Ortak payda. Türkiye, Suriye, İran ve Irak için.

Hele şu seçimin sonucunu görelim. Yeni bir Türkiye her şeyi değiştirir.
Karar sizin. Oy da sizin.

==================================

Evet Dostlar,

1 Kasım 2015 zorla yineletilen genel seçimler sonucu 26. TBMM oluşuyor..
Saat 20:50 ve sandıklar kapatılalı 4 saat bitmeden sonuçlar %95’e yakın oranlarda belli.
Başbakan Davutoğlu, heyecandan titreyen bir sesle Konya’lı seçmenlere ölçüsüz bir teşekkür -minnet sunuyor.. Ankara’ya dönüyor ve gece yarısı sonçlar daha da netleşmiş olduğunda
AKP Genel Merkezinden balkon konuşması yapacak sanırız..

AKP, 3 Kasım 2002’den tam 13 yıl sonra bir kez daha seçim kazandı ve tek başına
ülkeyi yönetecek. Kendisinin yarattığı devasa iç ve dış sorunlarla da yüz yüze..
başta dış politika, sonra ekonomi.. Elbette kendisinin dışında bölgesel – konjonktürel sorunlar da var ama bıunlar sanırız AKP’nin kendi yaratıkları yanında ikincil kalıyor..

Suriye’de olup bitenler ivedidir, kritiktir, önceliklidir. Sn. Mahalli’ye kulak verilmelidir.
AKP ve Erdoğan “içerisi” ile cebelleşmek yerine, muhalefetle birlikte Suriye sorununa
tüm ağırlığıyla eğilmelidir. Hemen atbaşı Ekonomideki yangına odaklanmalıdır!

Ülkemize “hayırlı” olsun diyelim..
ÜLKESİ VE MİLLETİ İLE ASLA BÖLÜNMEZ BİR TÜRKİYE ASAL KOŞULU İLE!

Cumhuriyetin temel değerlerini her koşulda ve sonuna dek savunmaya devam!

Sevgi ve saygı ile.
01 Kasım 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir