AKP’den kurtulmanın tek yolu

Gürsel DOĞAN
http://abcgazetesi.com/yazar/akpden-kurtulmanin-tek-yolu-1080.html, 29.10.2015
Türkiye’nin Elektronik Gazetesi ABC

AKP’den kurtulmanın tek yolu


Kuşkusuz bu gidişle Türkiye’nin sonu çok karanlık!

AKP bir dönem daha tek başına iktidar olursa ülke Ortaçağ’a dönecek.

Cumhuriyet’in aydınlanmaya, çağdaşlaşmaya ilişkin kazandırdığı tüm değerleri tek tek,
adım adım, sistemli bir biçimde yok ediyorlar. Elimizde pek fazla bir şey kalmadı doğrusu.

Cumhuriyet’i ayakta tutan hiçbir kurum artık bağımsız ve özerk değil.
Hepsini kılıfına uydurarak ele geçirdiler, siyasallaştırdılar, emirleri altına aldılar.
Artık uzun süredir kimse güvende değil, kimsenin can ve mal güvenliği yok.

Hoşlanmadıkları herkesi Anayasa, yasa, hukuk, vicdan tanımadan yok ediyorlar, saf dışı bırakıyorlar, hapse attırıyorlar, mallarına el koyuyorlar. Karşıt sesler gün geçtikçe daha da azalıyor, cılızlaşıyor, topluma yayılan korku ise hızla artıyor.
Bu nedenle bu denli cüretli olabiliyorlar, bu denli vicdansız olabiliyorlar.

Korkan bir toplum istiyorlar ki, işlerini daha kolay ve hızlı yapabilsinler.
Kimse karşı çıkmasın, herkes sussun, onlara biat etsin.
Çok sesliliğe, farklılığa, başka düşüncelere, demokrasiye asla tahammülleri yok.

Güzel olan bir şey var ki sonunda yine onlar yitirecek. Doğanın yasası bu, sürekli ileri gider, mutlak biçimde geriye almanız olanaklı değildir.
Hiçbir zorba, diktatör uzun süreli olamamıştır.
Önünde sonunda insanlık onuru faşizmi hep yenmiştir.

AKP faşizminden hemen kurtulabilmek için elimizde çok önemli bir fırsat var.
Geleceğinden endişe eden her yurttaş, 1 Kasım’da bu fırsatı iyi değerlendirmeli.

AKP’yi iktidardan uzaklaştırmanın, tehlikeyi bertaraf etmenin (şimdilik) en etkili ve
tek çıkar yolu, onun karşısında en çok şansı olanı desteklemektir, o şansı büyütmektir.

Açıkçası, AKP’siz bir Türkiye için kendisine sosyal demokrat, solcu, ulusalcı, milliyetçi, sosyalist, komünist, dindar, ne ad verirse versin,

Ülkenin geleceğinden endişe eden herkes bu seçimde CHP’ye oy vermelidir.
2. büyük parti olan CHP ne denli çok oy alırsa AKP o denli kan yitirecek,
Türkiye uçurumun kenarından dönecektir.
Hiçbir iddiası olamayan partilere verilen her oy AKP’nin işine yarayacaktır.

CHP’yi ister beğenin, ister beğenmeyin, AKP zulmünden kurtulmanın başka bir seçeneği yok. Şu an tek umut CHP’dir, CHP’nin ülke yönetiminde söz sahibi olmasıdır.

Amaç AKP’den kurtulmak ise, ilk görev budur.
Daha sonra herkes kendi yuvasına dönebilir. Tarihte faşizm böyle yok edilmiştir.
Farklı sınıf ve farklı görüşteki herkes zorbalık karşısında yurtsever bir blok oluşturmuş
ve faşizm belasından kurtulmuştur.

İkinci çok önemli bir gerçek var ki, HDP mutlaka barajı aşmalıdır. HDP barajı aşamazsa bu tümden AKP’ye yarayacak ve tehlike sürecektir. AKP’nin ülkeyi kaos ortamına getirmesinin nedeni de budur. Oynadıkları tüm oyun, kurdukları tüm tezgah  HDP’nin baraj altında kalması içindir. Ancak Kürt yurttaşlar buna asla izin vermeyecektir.

Unutmayın; 1 Kasım,
– faşizm ile Cumhuriyet’in,
– kul ile özgür birey olmanın,
– nefret ile sevginin seçimidir.

=====================================

Evet dostlar,

1 Kasım 2015 yaşamsal seçimine 2 gün kala,
son durumu Sayın Gürsel DOĞAN “real politik“i özetlemiş..
En mühim durum, son durumdur.

FAŞİZME KARŞI BİRLEŞİK CEPHE..

Georgi Dimitrov‘un ünlü yapıtıdır..

Gençliğimizde pek çok arkadaşımızın elinden düşmemiştir..
İçimize sinsin – sinmesin, asgari müştereklerde “şimdilik” zorunlu taktik nedenlerle,
AKP’ye en çok zarar verebilecek güce yığınak yapmak gerekiyor..

YIĞINAKTA HATA, muharebenin, giderek savaşın yitirilme nedenidir.
(Mustafa Kemal, Zabit ve Kumandan ile Hasbihal)

Öyle ki, birkaç bin oyla AKP’nin CHP aleyhine vekil kazandığı seçim çevrelerinde durum
daha da kritikleşmektedir. Yurttaşların stratejik akılla oy kullanması beklenir özellikle buralarda. AKP tarafından bu illere seçmen kaydırması yapıldığı duyumları alınmaktadır.
Ayrıca minik farklar sandık tutanaklarında hile ile kolaylıkla kapatılabilir.
Bu yüzden de yığınağı doğru hatta ve yere yapmak zorunludur.

Son günlerde Kılıçdaroğlu ve CHP’den bir kadın genel başkan yardımcısının “dil sürçmeleri” tam anlamıyla talihsizliktir. Soru soranların tuzaklaması, zaman baskısı.. adı geçenlerin
seçim kampanyasındaki aşırı yorgunlukları.. bir açıklama olabilir.

Nitekim CHP söylemlerinde PKK ile masaya oturmak daha önce HİÇ söz konusu olmamıştır.
Anayasa’nın ilk 3 maddesinin değiştirilmesine de CHP, HEP şiddetle karşı çıkmıştır.
Bu 2 kritik hata – dil sürçmesi CHP’nin süregelen tutarlı politikası değildir.. İhmal edilebilir.
CHP iktidarda mutlaka söz sahibi olmalıdır.
Olası önemli yanlış adımlardan, yurtsever taban tarafından alıkonabilir.

VATAN PARTİSİ 4/4’lük bir politik progam ve tutarlığa sahip gerçekten.
Dün, 29 Ekim 2015 günü Tandoğan’daki coşkulu mitinglerine katıldık.
Sayın Doğu Perinçek ve arkadaşları tam anlamıyla yürekli ve özverili yurtseverler.
Ülkemize çok hizmetleri oldu iktidarda olmamasına ve çok sınırlı olanaklarına karşın..
AİHM’de kazanılan görkemli dava için Türkiye, Sayın Perinçek’e çok minnet borçludur.

Fakat bu 1 Kasım 2015 seçimi Türkiye için tam bir yol ayrımı..
Bu kez bizi bağışlasınlar.. 7 Haziran’da Vatan’a oy verdik..
Bu kez verili koşullar olağanüstü kritik.. Türkiye’nin son seçimi bile olabilir 1 Kasım!
Tek 1 oy bile, kritik 1 milletvekilini belirleyebilir! AKP 18 “ek” vekile oynuyor ölümüne..
Bunca kan, terör, kaos, politik ayak oyunları, operasyonlar, halkı korkutup yıldırma…
İktidar için AKP‘nin her şeyi ama her şeyi yapacağı, her riski göze alacağı kesin.

CHP mutlaka, kendisine bu kritik seçimde gelecek emanet oyların ayırdında olacaktır.
Ucube seçim barajı kaldırıldığında, CHP’ye kayan ödünç Vatan Partisi oyları yuvasına döner.

Herkese kolay gelsin… Coşkulu duygularla değil akla dayalı “sağduyu” ile karar zamanıdır.
(Yazarın HDP ile ilgili düşüncesine ciddi çekincelerimiz var. Fakat öncelik şimdi bu değil..)

“Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki,
belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî 
ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak
ve aynı doğrultuya yöneltmek
gerekir.

Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için,

milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir.
Aynı cinsten
 olan bütün kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

AKP FAŞİZMİNE KARŞI BİRLEŞİK CEPHE;
CHP’de taktik yığınağı kaçınılmaz bir tarihsel zorunluk olarak dayatıyor.

Sevgi ve saygı ile.
30 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Ek not                     :

30 Ekim 2015 günü saat 21:00’de başlayarak yaklaşık 3 saat boyunca CHP Genel Başkanı
Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU‘nu CNN Türk TV programında izledik. Sunucular, bu uzun programda, seçim ile ilgili YSK yayın yasağı başlayana dek sormadık soru bırakmadılar. “İzleyicilerden gelen” leri de sordular. Sayın Kılıçdaroğlu, özgüven ve içtenliğinden kaynaklanan bir serinkanlılıkla, dürüstçe, tüm saydamlığıyla kapsamlı, doyurucu ve tutarlı, kanıta dayalı yanıtlar verdi. Kimi önemli yanlış anlamaları giderdi..

PKK ile masaya oturulmayacağını,
Anayasa’nın ilk 4 maddesine dokunulmayacağını ve dokundurulmayacağını….

açıklıkla dillendirdi. Bize güven verdi temiz – ağırbaşlı kişiliğiyle.. Yukarıda da gerekçelendirdiğimiz üzere, 1 Kasım 2015 seçimi Türkiye için yaşamsal önemde..

YA AKP YA TÜRKİYE…

Bu yüzden bu ölüm – kalım seçiminde AKP’den kurtulmanın en etkili yolu olarak
CHP’nin desteklenmesi gerektiğine bir kez daha ikna olduk..

31 Ekim 2015, Ankara
Dr. Ahmet SALTIK

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“AKP’den kurtulmanın tek yolu” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir