Katliamın sorumlusu siyasilerdir!

 

Geçtiğimiz cumartesi günü (AS: 10 Ekim 2015Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda düzenlenen, “Emek, Barış ve Demokrasi” mitinginde, katılacakların, alana gitmek üzere toplanacağı Ankara Garı önünde, katılımcıların toplanmaya başladığı sırada, yirmi saniye arayla iki büyük patlama sonucu bir katliam yaşandı.

Bu yazının yazıldığı ana dek yitirilen can sayısı, artması endişesiyle beraber 97 kişiydi.
Katliamın yaşanmasından sonra,
Terörü hep beraber lanetleyelim”,
”Birlik beraberlik sergileyelim”,
” Güzel ülkemize yazık oluyor”,
”Bütün siyasal partiler ortak hareket edelim”, 
”Sağduyulu olalım”,
”Şimdi dayanışma zamanı”gibi söylemler elbette kulağa hoş geliyor.
Ama bu gibi sözlerin söylenmesinin hiçbir yararı olmadığını yaşayarak gördük.
Elbette halkı birbirine karşı kışkırtmaktan kaçınalım, kaçınalım ki bu kanlı oyunu
sahneye koyan iç ve dış güçlerin ekmeğine yağ sürmeyelim.
Bu katliamı kimin, hangi terör örgütünün veya örgütlerinin yaptığının üstünde durmanın bir anlamı yoktur. Aksine, öyle davranmak dikkatin gerçek sorumlular üzerinde odaklanmasını engeller.

– AKP’nin de olaydan hemen sonra bölücü terör örgütünü, sonradan da İŞİD’i işaret etmesinin nedeni,
gerçek sorumlu olan kendisini saklama çabasıdır.

Bu gibi katliamlar yürütülen yanlış iç ve dış politikaların sonucudur.
Katliamı yapanlar yalnızca tetikçidir.
Bu tetikçiler, bir başka terör örgütü tarafından da elde edilmiş olabilecekleri gibi,
yabancı bir ülkenin istihbarat teşkilatlarının paralı uşakları da olabilirler.
Bu noktaya gelinirken AKP iktidarı tarafından ve bir bölüm muhalefet partileri tarafından da desteklenen vahim iç politika yanlışları yapılmıştır.

Çok önemli tutarsızlıklar, çelişkiler, belirsizlikler içeren, tehlikeli tuzaklar barındıran bir açılım politikası uygulanmıştır

Ucu açık bu açılım politikası               :

Etnik ayırımcılığı teşvik eden
, toplumda etnik sorgulamayı tahrik eden,
insanların yaftalanmasına yol açan, ayrıştırıcı, sakıncalı bir politikadır.
Açılım politikası ile terör örgütü muhatap haline getirilerek,
bölgedeki etkisini ve gücünü artırmasına neden olmuştur.
Yurdun dört bir köşesinde çevresiyle uyum içinde yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımızı huzursuz etmeye başlamıştır.
Bu politika, etnik ayrımcılığı milli eğitime taşıyarak çok tehlikeli bir süreci harekete geçirmiştir.
Bütün bunların çağdaş demokrasi anlayışı ile de bir ilgisi yoktur.
Bu politikalar, terör örgütünün ayrımcı politikalarına doğru değil,

Kürt kökenli vatandaşlarımızın gerçek gündemine yönelik; işsizliğe, eğitimsizliğe, dışlanmışlığa, bölgenin kanayan yarası feodal düzene karşı bir açılım olmalıydı.
Böyle olmadığı gibi, bu açılım politikası ile milli kimliğimizi, ulusal bütünlüğümüzü tartışmaya açan, Anayasanın ilk 3 maddesinin değiştirilmesini istemeyi makul karşılayan
bir siyasal zemin oluşturulmuştur.
AKP’nin bu yanlış, ayrıştırıcı açılım politikalarına maalesef 2011’den sonra başka siyasal partiler de, içeriğini bilmedikleri halde kredi açmışlar ve etnik bölücüleri partilerine alarak, kısa vadeli siyasal çıkarlarını, ülke çıkarlarının üstünde tutmuşlardır.
Bu iç politika yanlışlarının yanında, dış politikada da yine vahim yanlışlar yapıldı.
Dört yıldır AKP iktidarının, ABD ve AB’nin kuyruğunda sürüklendiği yanlış,
Suriye politikalarını, ülke gündeminin üst sıralarına taşıması gereken muhalefet,
Suriye olayları daha yeni başlamışken, geleneksel Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkemizden ayrılarak ABD’nin ve AB’nin kuyruğuna takılarak yaptıkları, “Esad’ın gitmesi bir hedeftir. CHP buna katılmaktadır” açıklaması ile, AKP’nin önüne açık çek koydular
ve bölgeyi kan gölüne çevirmesinde ona yardımcı oldular.
Yaşanan katliamda bombayı patlatanın kim olduğu önemli değildir.
Onlar aşağılık birer katildirler.

Bu katliamın gerçek sorumluları, Türkiye’yi, Batılı çağdaş bir ülke olmaktan çıkarıp, her gün bombalar patlayan bir Ortadoğu ülkesi haline getiren siyasilerdir.

=================================

Teşekkürler Değerli Av. (eski CHP milletvekili) Şahin Mengü..
Kimi adımlar için tren kaçtıysa da, CHP bu uyarıları dikkate alarak
1 Kasım 2015 genel seçimlerinde yelkenlerini hala önemli ölçüde doldurabilir..

Belli bakımlardan hala çok geç değil..

Sevgi ve saygı ile.
16 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Katliamın sorumlusu siyasilerdir!” üzerine 2 yorum

  1. Şahin Mengü’nün, “Bu katliamın gerçek sorumluları, Türkiye’yi, Batılı çağdaş bir ülke olmaktan çıkarıp, her gün bombalar patlayan bir ortadoğu ülkesi haline getiren siyasilerdir.” tespitini doğru bulmuyorum. Bu bir demogojidir. Ülkenin dış politikasını belirleyen ve uygulayan, devlet adına hükümetlerdir. Dış politikayı belirleme ve uygulama rolü olmayan siyasiler nasıl sorumlu tutulabilir ki. Sayın Mengü, CHP’ye saldıracak başka argümanlar bulsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir