Dil Bayramımızın 83. yılı Türk Ulusuna kutlu olsun

 

Dil Bayramımızın 83. yılı Türk Ulusuna kutlu olsun!

logo

 

 

 

Gönderen: ‘dilgonulluleri antalya’ via VATAN ve EMEK <aydinlik-gelecek-hareketi@googlegroups.com>
Tarih: 26 Eylül 2015 00:41
Konu: [VATAN ve EMEK Cephesi] Dil Bayramımızın 83. yılı Türk Ulusuna kutlu olsun;
bir yazı eşliğinde.
Alıcı: “dildernegi@dildernegi.org.tr” <dildernegi@dildernegi.org.tr>, VATAN ve EMEK Cephesi <aydinlik-gelecek-hareketi@googlegroups.com>

– 26 Eylül 1932’de Birinci Dil Kurultayının toplanması.
 
Dil Bayramımızın 79. yıl dönümü Türk Ulusuna kutlu olsun!..
Konuya ilişkin yazı aşağıdadır.

 26 Eylül 1932: M.K. Atatürk’ün günlük çalışması

  – Atatürkâ’ün, Dolmabahçe Sarayı’nda çalışmalarına başlayan 1. Türk Dil Kurultayı’nın açılışını izlemesi (Kurultay, 5 Ekim 1932 tarihine dek çalışmalarını sürdürmüştür. Ünaydın, s. 33,69; İ.A., s..788; Almanak, 1933, s.112; T.M.T.V, s. 1697).
  – 27 Eylül 1932: Atatürk’ün, Dolmabahçe Sarayı’nda Türk Dil Kurultayı çalışmalarını izlemesi (A.N.D., s.100; C. 28.9.1932).  
: Atatürk’ün, saat 17.00’de Dolmabahçe Sarayı’nda Amerika Genelkurmay Başkanı General Mac Arthur’u kabulü (A.N.D., s.100) ve görüşmesi:
 …Avrupa devlet adamları, başlıca anlaşmazlık konusu olan önemli siyasi sorunları,
her türlü milli egoizmlerden uzak ve yalnız umumun yararına olarak, son bir gayret
ve tam bir iyi niyetle ele almazlarsa korkarım ki, felaketin önü alınamayacaktır.
(C. 8.11.1951; A.S.D., III, s.93-95).
: Atatürk’ün, Dolmabahçe Sarayı’nda İktisat Bakanı Celal (Bayar) Bey’i kabul ederek bir süre görüşmesi (M. 28.9.1932).
***********************
DİL BAYRAMINI NE KADAR ANLAMLANDIRABİLDİK?

26 Eylül 1932’de toplanmış olan ilk Dil Kurultayı’nın Türk eğitimi ve kültürünün inşasında çok önemli yeri vardır. 13. yüzyıldan beri tartışılagelen Osmanlıca mı Türkçe mi konusu, Türkiye Cumhuriyeti kuruluna değin sürmüştür. Türk dilindeki sadeleştirme (AS: arılaştırma) gayretleri (AS: çabaları) Ziya Gökalp, Tevfik Fikret, Ömer Seyfettin gibi aydınlarla başlamış. Bu değerli Osmanlı aydınlarınca Türkçe’ye yöneliş başlamış. Cumhuriyet yönetimince kültür siyaseti olarak ele alınıp benimsenmiştir. Halkın dilinde, kültüründe (ekini) yaşayan Türkçe’ye yönelinmemiş olsaydı Harf (yazaç) Devrimi başarıya ulaşamazdı. Yazaç Devrimi, 1 Kasım 1928’de yapıldı.
***
2000’LERİN TÜRKİYE’SİNDE DİL DERNEĞİ’NİN DİLİMİZE BAKIŞI

– 12 Eylül 1980’de mührü ele geçiren asker süleymanlar, Atatürk diye diye Atatürk’ün iki çınarını; Türk Dil Kurumu ve Tarih Kurumu 1983’te kapattıkları gibi vasiyetine de saygı göstermediler.
– 1983 yılından sonra mührü ele geçiren siyasi sivil süleymanlar da
Atatürk diye diye bildiklerini okudu.
– Ata’nın yolunda yürüyenler ise 28 yıl önce, 27.09.1987’de Dil Derneği‘ni kurdu. Ata’nın vasiyeti çerçevesinde dil çalışmalarını halen sürdürmekteler.

Dil derneği bir yandan bilimsel kurultay, açıkoturum ve söyleşiler düzenlerken halka dil duyarlılığıyla ilgili çağrılar yapmaktalar.
Kendi tümceleri ile çığlıkları şöyle:

“2000’lerin Türkiyesinde çokları Türkçenin kirlenmesinden,
dilin kötü kullanılmasından yakınıyor. Oysa kirlenen dil değil,
dil bilincidir. Kirlenen düşencedir.

a)
Eğitim kurumlarına, yaşamın bütün alanlarına dil devriminin yansıması,

b)Anadili eğitimin, çağdaş Türk ve dünya yazınına dayandırılarak, dilbilimin ve çağdaş eğitim-öğretim verilerinin ışığında biçimlendirilmesi,

c) Herkes için sağlıklı yabancı dil eğitimi yapılması, yabancı dille eğitim-öğretimin kaldırılması,

d)
 Bütün ülkeyi saran yabancı adlandırmayı önlemek için merkezi ve yerel yönetimlerin duyarlı davranması,

e) Kitle iletişim araçlarının dil kullanımına özen göstererek topluma
öncü olması.”(1) 
gereğini açıklamaktadır.
***
İLK TÜRK DİLİ KURULTAYI

Dokuz gün süren İlk Türk Dili Kurultayı 26 Eylül 1932’de toplanır. Son günü, H. Fahri Ozansoy’un, her “26 Eylülün Dil Bayramı “ olarak kutlanması önerisi kabul edilir. 
17 Ekim 1932’de çalışmalar tamamlanır. Türk Dili Tetkik Cemiyeti‘nin (Derneği) ilk yönetim kurulunca;
a)Türk dilini, ulusal kültürümüzün eksiksiz bir anlatım aracı durumuna getirmek,

b) Türkçe’yi, çağdaş uygarlığımızın önümüze getirdiği tüm gereksinmeleri karşılayacak bir yetkinliğe eriştirmek.” 
gibi özde güzel bir bildiri yayımlanır.

Mustafa Kemal’in, 
  • Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. sözleri, Derneğin amaç ve çalışma yöntemine esin kaynağı olmuştur.
Mustafa Kemal, ölünceye dek il konusuyla hep ilgilenmiştir. Sözcük ve terimler türetmiş; söylev ve demeçlerinde bunları özellikle kullanmıştır.

Genel, özel, evrensel, kutsal, önemli, arıtmak, ısı, esenlik, erdem, kıvanç, konuk, tüm…” gibi sözcükleri kullanarak, bir Geometri kitabı yazarak, birçok geometri terimini (Üçgen, çokgen gibi) Türkçeye kazandırmıştı.

Siyasal, iktisadi ve toplumsal alanlarda olduğu gibi; 

“Bakınız arkadaşlar, ben belki çok yaşamam. Fakat siz ölene dek,Türk gençliğini yetiştirecek,Türkçe’nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız. Çünkü Türkiye ve Türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir.” 
vasiyeti de unutturulmuştur.

Yaşadığımız yerlerdeki caddelerde dolaşırken bu unutturulmuşluğun tanıklığını
yapıyoruz. Görebilenler gibi.

Her dil bayramının; uyanışın meşalesi olması dileğiyle
Dil Bayramınız kutlu olsun.

26 Eylül 2015
(1) Dil Derneği Örütağ Sayfası( www.dildernegi.org.tr)

=============================

Dostlar,

Bir Dil Derneği üyesi olarak, bu iletiyi, bayram telaşında kaynamasın düşüncesiyle bu güne bıraktık.. 2 gün sonrasına.. Hoşgörülsün lütfen..

DİL DEVRİMİ’ni var gücümüzle yaşatmalı ve sürdürmeliyiz..

Üyesi olduğumuz Dil Derneği’ndeb etkinlik :


Sevgi ve saygı ile.
28 Eylül 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com
Dil Derneği Üyesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir