HACCIN MATEMATİĞİ

HACCIN MATEMATİĞİ


portresi, Gülümseyen
Prof. Dr. D. Ali ERCAN
Değerli arkadaşlar,
Bayram vesilesiyle, geçen yıl gönderdiğim ‘Haccın matematiği’ konulu iletiyi,
güncellenmiş durumuyla yeniden yolluyorum.

Esenlik ve mutluluk dileklerimle. æ
 
***
 
MÜSLÜMANLARIN YALNIZCA % 15’i HACI OLABİLİYOR…
‘Dinde Reform’ galiba Hac ile başlayacak…
 
Beytullah önündeki izdiham… 
Satır içi resim 2
 

Değerli arkadaşlar, 

Müslümanlığın 5 koşulundan biri, yaşam süresince en az bir kez Mekke’ye giderek (Hac) Kâbe’yi tavaf etmektir. Bu yıl yine rekor kırılmış, 3 milyonun üzerinde hac ziyaretine giden mümin var Dünyanın dört bir yanından.
Mevcut koşullarda Yıllık Hac kapasitesinin fiziksel sınırına gelindiği (hatta aşıldığı) anlaşılıyor. 
Mekke’de durum
13 m x 12 m boyutlarındaki Kâbe’nin (Müslümanlara göre Dünyadaki ilk mabet) yakınında dikilmiş gökdelenlerden dolayı, Kâbe etrafında tavaf için serbest kalan fiziksel alan yaklaşık 185 m yarıçapında,
~100 bin m2’lik bir alandır. Bu alana en çok 300 bin hareketli insan sığabilir.
Küçük bir hesap yapalım : Kâbe’nin çevresinde 7 kez dönüşü en kısa zamanda sağlamak için yürüyüş yolunun dıştan içe doğru sarmal biçiminde olması (sonra Kâbe duvarına yakın bir alt tünelden çıkılması) en etkin çözümdür. 
 
yürüyüş dışarıdan merkeze doğru
 
Kâbe’nin çevresinde yarıçapı 185 m olan alanda, gittikçe küçülen daireler halinde (spiral biçiminde) 7 kez dolanan yürüyüş kulvarının genişliği 25 m, uzunluğu yaklaşık yaklaşık 4,3 km olurdu. Bu yürüyüş kulvarı üzerinde rahatça yürüyebilmek için m2’de en çok 3 kişi olmalıdır; dolayısıyla kuramsal olarak, bir kezde 300 bin kişilik bir grup 75 dakikada
Kâbe ziyaretini bitirebilir. (Ortalama yürüyüş hızı ~1 metre/saniye,
~3,6 km/saat)
 ve 15 dakikalık aradan sonra yeni bir gruba hizmet verilir..
(1,5 saat/grup)
Bu hesaba göre, organizasyonun çok çok mükemmel olması koşuluyla, bir günde
(24 saat içinde) 300 bin/grup x 16 Grup = 4,8 milyon, veya biraz daha gerçekçi yaklaşımla, “yılda en çok 4 milyon insan hacı olabilir” diyebiliriz.S. Arabistan ne yapacağını şaşırmış durumda, inşaat üstüne inşaat yapıyor (Bu acele tempoda tabii Vinç kazaları da oluyor). Önümüzdeki yıllarda
5 milyona yakın Müslümanın Kabeyi ziyarete geleceği bekleniyor.
Kabul edelim ki, Müslümanların sağlık durumlarında ve maddi durumlarında hiçbir sorun yok. Peki böyle bir durumda  Dünyada varolan bütün Müslümanların yaşamları boyunca 1 kezcik olsun Hacca gidebilmeleri olanaklı mı? Yanıt: HAYIR. 
 
Çünkü, Dünyada ortalama insan yaşamı 70 yıl kadardır. (Aslında Müslüman ülkelerde daha kısa, ama biz 75 yıl alalım) Bir insan ~15 yaşından sonra hacca gidebilecekse, adam başı hac ziyareti için yaklaşık 60 yıllık bir süre var demektir.. Kâbe’yi ziyaret kapasitesi ençok
4 milyon kişi / yıl
olduğuna göre, Dünyada ömür boyu hacca gidebileceklerin sayısı ençok
60 x 4 = 240 milyon kişidir. Oysa Dünyada Müslümanların toplam nüfusu bugün 1,6 milyarı aşkındır. Bu demektir ki, Müslümanlığın 5 koşulundan biri olan Hac farizesini (AS: edimini) Müslümanların ancak % 15′i yerine getirebiliyor!!!
Müslümanların %85 kadarı fiziksel koşullar nedeniyle hacdan yoksun durumdalar..* 
Bugün için 7,35 milyar olan Dünya nüfusu 2050 yılında 9,5 milyara yaklaşırken, Gezegenimiz üzerinde 2,8 milyar Müslüman bulunacak
ve o zaman Hac koşulunun gerçekleştirilmesi daha da zorlaşacak demektir… (Hacca gidebilenlerin oranı %15’ten % 10’a düşecek!)
 
Çözüm     :
Mekke’nin Hac kapasitesinin 2050 yılına dek 40 milyona çıkarılması gerekiyor ya da Dinde bir Reform yapılacak, Haccın usulü değiştirilecek, Yılın her günü Hac olanaklı olacaktır.

Tabii bu arada, 40 milyon kişiyi 4-5 gün süreyle konuk edebilecek bir kent olabilir mi,
o da ayrı bir sorun…
 
***
 
BİR YANLIŞLIK VAR, AMA NEREDE?
 
Değerli arkadaşlar,
Bu basit hesap gösteriyor ki, Hac Müslümanlığın “olmazsa olmaz” türünden bir koşulu olamaz. Peki, yalnızca sağlıklı ve parasal mali durumu yerinde olanların Hacca gitmeleri yazgıları (!) ise, o zaman da sormak gerekir: 
Müslümanların  Hacca asla gidemeyecek olan %85’inin sağlık yönünden ve/veya maddi yönden kısıtlılığı, yani yoksulluğu, sefaleti ilahi kader olabilir mi?…æ
* S. Arabistan Türkiye’ye binde bir oranında Hac kontenjanı tanıyor. Bu nedenle 2015’te Türkiye’den 74 bin kişi Haca gidebildi;  1,3 milyon aday da neredeyse 10 yıldan beri sırada bekliyor… Yani her yıl yeni hacı adayı sayısı 200 bin civarında; ayrıca, Hac dışında, Umreye gidenlerin sayısı da yılda 400 bin civarındadır.
Türkiye’deki Sünni Müslümanların tümü (Nüfusun % 80 i) Hacca gitmeye kalksa, yılda ortalama 1 milyon kişinin Mekke yollarına düşmesi gerekirdi.  Şimdiki durumda, Sağlık ve maddi kısıtlar nedeniyle isteyip de gidemeyenlerle birlikte, Türkiye’de  Hacı olmak isteklisi Sünni oranı % 50 kadardır; diyebiliriz; yani tüm Nüfusun %40 kadarı… Bu orantıyı başka kıstaslardan da tanıyoruz zaten. æ
 
—————————————–
Hacca giden Müslümanlar  Akaba Cemresinde Şeytanı (ortadaki sütun) taşlıyorlar; 

Satır içi resim 1

Buralara atılan çakıl taşları Havuz dibinde toplanıyor, yeniden kullanım için poşetleniyor

Satır içi resim 1

Satır içi resim 3
============================


Dostlar,

Sayın Prof. Ercan gene çarpıcı bir “Matematiksel” irdeleme yapmış!

Şu “muzır” Matematik yok mu; adamı dinden – imandan edecek az kalsın!

‘Dinde Reform’ galiba Hac ile başlayacak…

Font sorunu, üzgünüz, Ali hocadan kaynaklanıyor..

Nedense böyle karmaşık boyutta, kimisi okunamayacak ölçüde küçük bölümler oluyor
ve düzeltemiyoruz.. Sayın Ercan’ın bilgisine birkaç kez sunduk ama düzelmedi..
Bir kez de açıktan yazalım.. Ali hocamız bize gücenmeden hem dilini biraz daha arıtır,
Arapça – Farsça sözcükler yerine elden geldiğince Türkçesini kullanır
hem de font sorununu çözer??

Hacca giden Müslümanlara da, ailelerine de kolaylıklar dileriz..
Parasal gücün yanı sıra adamakıllı sağlıklı da olmak gerekiyor..
Güçlü – kuvvetli, çöl sıcağına dirençli, gezi hastalıklarına dayanıklı..

Sevgi ve saygı ile.
23 Eylül 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

==========================

Güncelleme notu…

Sayın Ercan hocamız bu dosyanın pdf biçimini göndermiş..
Dosyada görünmeyen şekiller ve yazılar düzgün fontlarla aşağıdaki erişşkede..

HACCIN_MATEMATIGI

Her nerede yaşanacaksa ve ne denli anlamlıysa,
biz de herkese “
iyi bayramlar” diliyoruz !?..

Sevgi ve saygı ile.
24 Eylül 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“HACCIN MATEMATİĞİ” üzerine 4 yorum

  1. Doğru söylüyorsun Sevgili Saltık, Matematik (daha doğrusu irdeleyen, inceleyen, kıyaslayan ‘rasyonel/matematik düşünce’) insanı dinden(!) yani saplantılardan çıkarır… Biliyorsun, Rasyonel düşüncenin en önemli keşifleri Fizikte ‘belirsizlik ilkesi’ (W. Heisenberg) ve Matematikte ‘eksiklik teoremi’ dir. (K. Gödel)
    *
    Font meselesine gelince, özel bir gayret göstermiyorum. İleti yazımındaki standart fontu (Verdana, küçük/normal/büyük/çok büyük) kullanıyorum.
    Sevgilerimle. æ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir