PKK İSTER; AKP YAPAR

PKK İSTER; AKP YAPAR

 portresi_Anit_Kabir'de

 

Suay Karaman

 

7 Haziran seçimleri sonrasında başlayan (AS: başlatılan!) terör olayları, toplumda büyük öfke ve üzüntü yarattı. Bu üzüntünün uzun bir süre daha süreceği endişesini taşıyan yurttaşlar, çaresizlik içinde olup bitenleri anlamaya çalışmaktadır.

Tayyip Erdoğan, çatışmaların ve ölümlerin suçlusu olarak kendisini ve hükümeti gösterenleri kınayarak, “terörün en büyük destekçileri bunlardır” dedi. 2009 yaz aylarındaki ABD destekli çözüm süreci palavrası sonucunda bugünlere gelineceği çok açıktı. Bu süreci eleştirenlere “alçak, namussuz” diyenlerin ve emperyalizmin güdümünde siyaset yapanların her türlü kandırmalarına inananlar, çözüm süreci denilen çözülme sürecini de desteklediler.

Terörle mücadeleyi bırakarak, PKK silah bırakmadan ve teslim olmadan, terör örgütüyle Oslo’da müzakere yapanlar, bugün ülkemizde akan kanın sorumlularındandır.

Habur sınır kapısındaki rezalet, çadır mahkemeleri ve yapılan kutlamalar, ülkemizi adım adım bugünlere getirmiştir.

“PKK terör örgütünün çözüm süreci boyunca sadece saldırıları durdurduğunu ve çatışmasızlığa geçtiğini” söyleyen AKP Diyarbakır eski milletvekili Galip Ensarioğlu;

Bütün bölgeyi, işadamlarını haraca bağladı, vergi daireleri kurdu, asayiş birimleri kurdu, kimlik kontrolleri yaptı, mahkemeler kurdu. Çözüm sürecinde bölgede paralel devlet gibi yapılandı..” sözleriyle bugün gelinen durumu açıkladı.

Bugün PKK terör örgütü Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde yaşayanları tutsak almıştır. Bugün bölgedeki belediyeler PKK terör örgütünün emri altında ve hastaneler de denetimi altındadır. AKP iktidarı döneminde PKK terörüne karşı TSK etkisizleştirilmiş ve polise de teröristleri yakalama işi bıraktırılmıştır.

Siyasal iktidarın yanlış ve vatana ihanete varan politikalarıyla, yaklaşık kırk bin kişinin katili PKK terör örgütüyle Oslo’da pazarlık görüşmelerine başlanmış, hatta PKK terör örgütüne engel olan, istemedikleri vali, kaymakam ve emniyet müdürlerinin değiştirileceği sözleri verilmiştir. PKK terör örgütünün yurdun çeşitli yerlerinde silahları gömmesine göz yumulmuştur. Yani kısaca

“PKK ister, AKP yapar”

sloganı ile ülkemizin bütünlüğü parçalanmaya başlanmıştır.

Bütün bunlar açık seçik yapılırken, terör örgütüne destek verilirken, bugün çıkıp “PKK terör örgütü bizi aldattı” demek, alçaklık ve namussuzlukla bile açıklanamaz.

Emperyalizmin işgal projesinin eşbaşkanı olarak övünenlerle, emperyalizmin bölme projesinin eşbaşkanı olarak şanlı bayrağımıza “ırkçılık” yakıştırması yapanların ihanette el birliğiyle, ortak oldukları ortaya çıkmıştır.

PKK terör örgütü, emperyalizmin projelerini yerine getirmek için sürekli terör eylemleriyle istenilenleri yaparken, siyasi iktidarın desteğini de hep arkasında görmüştür.

Sıkıştığı yerde sahte barış çağrıları yaparak, yine öldürmeye devam etmiştir. Tayyip Erdoğan’ın; “benim devletim bugüne kadar vatandaşın yanında yer almıştır. Ama bunlar haindir, alçaktır, adidir. Bunlara bu ülkede asla taviz vermeyeceğiz. Benim binbaşımı çapraz ateşe alarak eşinin yanında şehit etmişlerdir. Bunların hepsi olan olaylar..” söylemi içtenlikten uzaktır ve inandırıcı değildir. Tayyip Erdoğan’ın şehitlere “kelle”, PKK terör örgütünün bebek katili başına da “sayın” dediği belleklerde durmaktadır.

Bugün, PKK terör örgütüne göz yuman ve ülkemizi terörün odağına getiren AKP’den hesap soramayan beceriksiz bir muhalefet vardır. Bugün şehitler üzerinden oy alma hesabı yapan AKP iktidarını deviremeyen sessiz bir muhalefet vardır. Muhalefet tüm bu olanlar karşısında uyurgezer rolüne soyunmaktadır, çünkü hepsini emperyalizm biçimlendirmiştir. İşte bu yüzden emperyalizmden hesap soramayanlar, birbirileriyle kavgalı gibi gözükmektedirler ama aslında birbirilerini beslemektedirler.

Dün bu eylemleri yapanlarla görüşeceksin ama bugün “hain” diyeceksin. Böyle bir politika düşünülemeyeceği gibi, sıkıştığı her konuda “aldatıldık” diyen yöneticilerle, ülkemizin hiçbir sorunu çözülemez. Bu ortamda yapılacak 1 Kasım 2015 seçimleri de, umut olamayacaktır. Ancak içlerinde özgürlük ateşi yanan Atatürk’ün gençlerinin, her türlü olumsuzluğun üstesinden gelerek, aydınlık yarınlara ulaşmanın yolunu bulacaklarından kimsenin şüphesi olmasın..

==========================

Dostlar,

Sevgili Suay’a teşekkür ederiz..
Bir noktada ayrılıyoruz..
1 Kasım seçimlerinden umutluyuz..
AKP’nin oyları eriyor..
Bu Halk aptal değil!
Katılım % 84’ten yukarı her 1 puan yükseldikçe AKP oylarının oranı %1 puan düşüyor..
7 Haziran’da seçime gitmeyen 9,1 milyon + yeni seçmen 400 bin + 1,3 milyon geçersiz oy..
Bunların ezici bölümü AKP oyu değil.. 10.8 milyon seçmen..
Yeni 400 bin genç seçmenden 1/3 oy ancak alabilir.. 18.8 milyon AKP oyu eriyor..

Hedef, katılımı % 90’ın üstüne taşımak.. 10,8 milyonun yarısı (katılmayan %16’nın yarısı, %8) bu seçimde oy kullansa.. O zaman AKP %41 – % 8 katılım artışı = %33’e iniyor..
10,8 milyon oyun yarısı CHP’ye gitse, CHP 200’ü aşarak 1. parti olabilir.. AKP 2. sıraya düşer. CHP + MHP ortaklığıyla hükümet kurulabilir; “iyi kötü“, AKP – HDP belasından kurtuluruz..

YURTTAŞ, 1 KASIM’da SEÇİME KATIL, GEÇERLİ OY KULLAN..
AKP – HDP DIŞINDA İSTEDİĞİNE OY VER..

Sevgi ve saygı ile.
21 Eylül 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir