TOPLUMSAL BASKININ SOSYO-POLİTİK DİNAMİĞİ ve VARACAĞI YER..


TOPLUMSAL BASKININ
SOSYO-POLİTİK DİNAMİĞİ ve VARACAĞI YER..
 


Prof. Dr. Ahmet SALTIK

Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı

AÜTF Halk Sağlığı AbD
www.ahmetsaltik.net, profsaltik@gmail.com

 

Meslek büyüğümüz Sayın Dr. Erdal ATABEK (İç Hastalıkları – Dahiliye Uzmanıdır), bir hekim olarak topluma yol göstermeye, yıllarca yazdığı tıbbi reçetelerinin yanı sıra “toplumsal reçeteler” de yazmayı sürdürüyor. Bu yazımızı uyaran “Toplumsal Depresyon” başlıklı yazısına bakılmasını öneririz.
http://ahmetsaltik.net/2015/09/14/toplumsal-depresyon/, Cumhuriyet, 14.9.2015).

Ruhsal bozuklukların özneleri salt tekil insanlar, hayvanlar hatta bitkiler değildir! “Topluluk özneleri” (Kollektf özneler) de Ruhsal (Psikiyatrik) bozuklukların (Disorder) ve Hastalıkların (Disease) özneleri olabilmektedir. Açıkçası toplumlar da depresyona girebilir, paranoid bozukluk gösterebilir (Hitler’in Nazileri), hatta Şizofrenik davranışlar sergileyip şizoid tepkiler verebilir, yaşamın gerçekliğinden kopabilirler.Sosyal Psikiyatri, Psikiyatri’nin ve Halk / Toplum Sağlığı‘nın bir alt disiplini olup, ruhsal bozuklukların toplumsal etmenleri ve kökleri ile ilgili tıp dalıdır.

Biz de, Halk / Toplum Sağlığı Uzmanı bir hekim olarak web sitemizdeki yazılarımızda elden geldiğince topluma, kolektif öznelere uzmanlık alanımız sorumluluğu ve yetkisiyle yol göstermeye, apaçık “tıbbi” kokmasa da “sosyal tıp reçeteleri” önermeye – sunmaya çabalıyoruz profesyonel sorumlulukla.

Tıp gerçekte sosyal bir bilimdir (Dr. Solomon Newman, 1847).

Bu bağlamda, AÜTF’de (Ankara Üniv. Tıp Fak.) verdiğimiz derslerden olan SOSYAL TIP NEDİR? (What is Social Medicine?) başlıklı yansılara (slide) bakılmasını önermekteyiz.

Sağlık sorunlarının ağırlıklı nedenleri hep bilindiği gibi Fiziksel, Kimyasal, Biyolojik etmenler değildir! Yanı sıra, hatta belirtilen 3 etmen kümesinin etkilerini gerçekte koşullayıp onları etkili hastalık etmeni kılan nedenler TOPLUMSAL (Sosyal), Ekonomik ve Ekinsel (Kültürel) nedenlerdir.

2002 sonlarından 2015 sonlarına uzanan 13 yılda tek başına iktidar olan siyasal parti ve sorumlu kadroları, ülkemizde 6 alanda da (Fiziksel – Kimyasal – Biyolojik ile Sosyal – Ekonomik – Ekinsel) çok olumsuz gelişmeler yaratmışlardır, çok ağır tarihsel – politik sorumlulukları vardır.

İnsanların en temel gereksinimleri, Abraham Maslow’un Sosyal Psikoloji Kuramı bağlamında GÜVENLİK’tir. Günümüz Türkiye’sinde ne yazık ki, yaygın toplumsal kesimlerin can ve mal güvenliği sağlanamamaktadır. Hükümetlerin – Devletin ilk görevi, sorumlu olduğu ülkede halkın yaşam hakkını güvenceye almaktır. Sayılan öbür alanlarda (6 temel alan) gereksinimlerin sağlanamaması, giderek güven bunalımı ve  kaygı (anksiyete) doğurur.

ADALET – EŞİTLİK – ÖZGÜRLÜK 3’lüsü çağımız insanları için vazgeçilmez 3 değerdir. Toplumsal düzen bu değerlere hak ettikleri özeni göster(e)miyorsa, tüm bunlar kişilerde ve toplu öznelerde giderek biriken örselenme (travma) etkisi yaratır. Kendini güvende görmeyen canlı, “savunma- stres tepkisi verir (Hans Selye kuramı). Bu tepkiler ihkak-ı haktan şiddet kullanmaya, depresyondan dissosyatif sendromlara (Sosyal Şizofreni)… dek uzanabilir. Eğer sistemde biriken negatif enerji uygun yöntemlerle boşaltılamazsa Termodinamik Yasaları kapsamında pozitif geridönüt (feedback) üzerinden yıkım ve dağılma başlar, sistem kendi üzerine çökerek (kapitonaj) canlılığını yitirir. 

Sosyal Psikiyatri ve Sosyal Psikoloji bilim alanında varsıl yazın (literatür) vardır. Sosyal Politika ve Siyaset Psikolojisi (Politik Psikoloji) alanları ilk 2 bilim alanının verilerini etkin kullanmalıdır. Siyasetçilerin danışmanlarının ciddi ve ağır sorumlulukları vardır. Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi bölümlerinde yeter bilgi birikimi kazandırılmaktadır. Bu bilgilerin özenle anımsanması ve yaşama geçirilmesinin zamanıdır. Erdoğan gibi Narsisitik kişilikli “çok zor” yöneticilere bile, Danışmanlarınca, iletişim becerileri kullanılarak mutlaka gerekli iletiler verilmelidir.SOSYAL_SIZOFRENI_MUSTAFA_COSTUROGLU

Türkiye/Türk toplumu daha da baskılanır ve bunaltılırsa, vereceği tepkiler “bilinçli” olmaktan çıkabilir! O aşama “öğrenilmiş çaresizlik” (Pes Sendromu, learned helplessness) basamağıdır, toplum yönetilebilir olmaktan çıkar (de-kapite ya da  de-serebre kitle!). Ne bin yıllık Türk – Kürt kardeşliği kalır ne de öbür değerler kümesi.. Kitleler bilinçsiz biçimde yaşamda kalma – güvenlik arama paniğine girer. Yönetenlerin de güvenlikleri kalmaz..

Orası yangın yeridir, intifada (ayaklanma) aşamasıdır..

*****

Ülke yöneticilerine, başta kişisel hırsları ile ülkeyi kan gölüne dönüştüren “Biri” sine ve O’na bilinçli – bilinçsiz, şu ya da bu nedenle destek veren partililere ve bürokrasiye, seçmen kitlesine, kimi bildik yabancı ülkelere …  kaygı ile duyurulur..

Not : Yazının pdf biçimi..
TOPLUMSAL_BASKININ_SOSYO-POLITIK_DINAMIGI_ve_VARACAGI_YER

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“TOPLUMSAL BASKININ SOSYO-POLİTİK DİNAMİĞİ ve VARACAĞI YER..” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir