Necati Doğru : SORULAR (ve bize düşündürdükleri..)

Sorular!
(ve bize düşündürdükleri..)

Necati Doğru
Necati Doğru

SÖZCÜ, 10 Eylül 2015

Soru 1                   :
400 milletvekili istiyorsunuz. Aldınız diyelim. Ne yapacaksınız da terör bitecek?

Soru 2                   :
O şeyi, neden şimdi yapmıyorsunuz? Elinizi tutan mı var?

Soru 3                   :
O şey, her ne ise, 13 yıldır neden yapmadınız?

Soru 4                   :
Öcalan ile yıllardır masa kurdunuz. Görüştünüz. PKK’dan haber getirip götürdünüz.
PKK’yı spor kulübü mü zannettiniz?

Soru 5                   :
PKK’nın silah yığınağı yaptığını bildiğiniz halde ve sizlere bu konuda bilgi geldiği halde
neden seçimlere dek kılınızı kıpırdatmadınız? Askerin garnizondan, polisin karakoldan çıkmaması için valilere niçin emirler verdiniz?

Soru 6                   :
13 yıldır yönettiğiniz ülkemizi iç savaş alanına döndürmenin karşılığı olarak hâlâ
oy istemeye hangi yüzle çıkıyorsunuz?

Soru 7                   :
Seçimlerden sonra ne oldu da son 4 yıldır görüştüğünüz PKK ile bozuştunuz?

Soru 8                   :
Öcalan- PKK- HDP ile görüşmeleriniz sırasında

PKK, her kezinde
“Öcalan’a verdiğiniz sözleri yerine getirmiyorsunuz silaha sarılacağız”

diye açıkça ilan ve tehdit ettiği halde onun saldıracağını hesap edip neden bir gelecek planı yapmadınız? Siz gelecek planı yapmadığınız için her gün şehit sayısının 15’e çıkabileceğini bilmiyor muydunuz?

Soru 9                   :
Bilmiyordunuz ise şimdi Devleti yönetmek ve yönetirken yine ülkeyi gelecek planlarından yoksun bırakmak için hangi yüzle 400 milletvekili istemektesiniz?

Soru 10                   :
PKK ve Öcalan ile yaptığınız görüşmelerin tutanaklarını halka ne zaman açıklayacaksınız?

* * *

Bu; “gelecek planı niçin yapmadınız da ülke Suriye, Irak, Libya benzeri iç savaş ateşinin içine düştü” ana sorusunu; birer gün arayla şehit olan 16 asker ve 15 polisin acılar içinde kaldırılan cenazelerine donuk gözlerle bakıp yanıtsız bırakmaktalar.

Iğdır haberliydi.
Bağırıyordu.
PKK oradaydı.
Biliniyordu.
Iğdır-Kars-Ardahan hattında Türkler Batıya göç ediyordu. Kürt kökenli vatandaşlar onların terk ettiği kentlere akıyordu. Iğdır Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın bir olup “Tek Millet- İki devlet” diye gururlandığı umudun köprü başıydı. Iğdır, Türkiye’yi Azerbaycan’a bağlayan Nahçivan’a sınırdı. 15 polis de Iğdır’dan Dilucu Sınır Kapısı’nda görev yapan arkadaşlarına yardıma koşuyordu. PKK’nın hain tuzaklar döşediğinden haberliydiler.

PKK polis araçlarını her gün çapraz ateşe alıyordu.
Ankara’dan zırhlı araç istemişler, o zırhlı gelmemişti.
Bombalar haindi. Uzaktan patlatıldı.
Asfalt yolun sağına 1 ton ağırlığında güçlendirilmiş mayını uzaktan haince patlatanlar
yaya olarak nereye, nasıl kaçtı? Iğdır’da evlere mi sığındılar? Yoksa İran’a ya da
Ermenistan’a mı kaçtılar, korunuyorlar?
A planı!
B planı!
C planı! Niçin yoktu?

* * *
Son soru: Gelecek planı yapmadınız.
Hazırı yediniz, bitirdiniz. 400 istiyorsunuz?Hangi yüzle?
*****

Boynu kalın! Ruhu karanlık!

Toplanmış, kurgulanmış, kışkırtılmış 40- 50 kişinin lideri olup Hürriyet Gazetesi’ne taşlı-sopalı baskın verdiren Boynukalın adlı AKP milletvekili için partisi ne karar verecek? O’nu;

  • “Bu yaptığın Anayasaya, parlamenter demokrasiye, siyaset ahlakına, hukuka, güçler ayrılığı ilkesine, parti ilkelerine, akıl ve mantık ölçülerine, Meclis’te yaptığın yemine aykırıdır.
    Sen partimizin yüz karası oldun. Seni partimizden atıyoruz. Milletvekili olman için yeniden listeye koymayacağız. Senin boyun kalın, ruhun karanlık.” dedi mi?Niçin demedi? Demek için ne bekliyor? Kimden izin bekliyor?

    =====================================

    Dostlar,

    Sayın Necati Doğru‘dan çelik leblebi gibi 10 soru AKP – RTE’ye..

    Bir de, AKP Gençlik Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın
    sorusu ve sorunu var.. Kimdir bu adam? Ne mal olduğunu anlamak için, Soner Yalçın‘ın
    dünkü (10.9.2015) SÖZCÜ‘de kaleme aldığı belgesel makalesine bakılmasını öneririz..
    (http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/soner-yalcin/kim-bu-boynukalin-931139/)

    Bu yazısını (Kim bu Boynukalın??) Soner Yalçın şöyle bağlıyor :

    – …..
    İstedikleri rejim bellidir; Türkiye’yi “küçük Suudi Arabistan” yapmak istiyorlar!
    Yıllardır… Bu bilinçle büyütüldüler…
    Kemalist Cumhuriyet’ten nefret ediyorlar!
    Baksanıza… Suud Kralı ölünce ulusal yas ilan edip Türk bayrağını yarıya indirirler.
    Baksanıza… Abdurrahim Boynukalın’ın 16 Ağustos’daki retweeti sanki
    “Ebû Gudde”nin intikamını almak istercesine idi:

    “Mücahitlerimizin mesajı net; Ya Suriye’yi cennete çeviririz ya da cennete gideriz.”

    Tehlikenin farkında mısınız?..
    (AS: İlhan Selçuk da ölümünden önce bu soruyu Cumhuriyet’in manşetinden sürekli sormuştu..) 

    Büyük bir birleşik cephe oluşturamazsak, yeni Madımak’ları seyretmeye devam ederiz.
    Mesele sadece Doğan Medyası değildir…
    Mesele derin’dir; rejim değişikliği saldırısıdır.

    ******

    Evet dostlar,

    “Beraber yürüdük biz bu yollarda”, şifreli sloganı eşliğinde “2023 Türkiyesi hedefleri” artık bütün çıplaklığıyla ortadadadır..

    Bay RTE ısrarla ve kendi ağzıyla “.. Türkiye’de artık rejim değişmiştir..” dayatması içindedir.
    Tapılan fiili bir darbedir ve apaçık Anayasayı ihlaldir, Anayasa suçudur.
    Gemiler yakılmıştır, geri dönüş yoktur..
    Ülkenin kan deryasına sürüklenişinin ana nedeni budur..
    İktidar, iktidar, iktidar..
    Hem de tek başına..
    Ve de Anayasayı halkoylamasına (referandum) gerek bırakmadan değiştirecek en az 367!

    RTE bu baklayı da ağzından kaçırmıştır. 16 askerimizin kahpece mayın tuzağı ile şehit edildiği günün gecesinde yazlık tatil yaptığı Huber Köşküne çağırdığı yandaş TV kanalına canlı yayında demeç vermiştir ve

  • “400 vekil verilseydi bunlar olmayacaktı..” diyebilmiş, kanımızı dondurmuştur.
    Bu konuşma aşağıdaki erişkeden izlenebilir, özellikle AKP’li ler izlenmelidir.http://webtv.hurriyet.com.tr/haber/cumhurbaskani_119197?startVideo=6, ATV, 6.9.2015

    Bir AKP milletvekili örgütlemesiyle gece yarısı HÜRRİYET Gazetesine saldırmak yerine,
    bu çok tehlikeli sözlerin sahibini sorgulamalıdırlar. Bu kişidir asıl sorumlu gerçekte..

    Bu bağlamda CHP’nin sorumluluğu tarihsel olarak iyice ağırlaşmış, stratejik ve kritik bir
    boyut almıştır. Bu sırat köprüsünde küçük hesaplara asla yer yoktur..
    Yeni ve büyük, yürekli adımlar zorunludur!

  • Bütün ULUSALCI KESİMLERİ BİRARAYA TOPLAMAK KAÇINILMAZDIR! 

    Unutulmasın, Büyük ATATÜRK böyle başarmıştır Kurtuluş Savaşımızı ve
    bize tüm zamanların altın öğüdüdür :

    • “Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.”
      Sevgi ve saygı ile.
      10.09.2015, Datça

      Dr. Ahmet SALTIK
      www.ahmetsaltik.net
      profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir