Çanakkale Utkusu’ndan 100 yıl sonra birlikte barış için yüzdüler!

 

(AYDINLIK Gazetesi haber kapısı (portalı) 2.8.2015)

100 yıl sonra birlikte barış için yüzdüler
Özge Öztürk / Gelibolu

Dünya tarihinin en kanlı çarpışmalarından birisinin yaşandığı Çanakkale,
Büyük Zafer’in 100. yılında dünyaya barış mesajı sunan bir uluslararası bir yüzme etkinliğine
ev sahipliği yaptı. Çanakkale Anzak Koyu’ndaki kitabelerde olduğu gibi, Yeni Zelanda ve Avustralya’da bulunan savaş anıtlarında da yer alan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında söylediği evrensel barışa örnek sözlerinden yola çıkarak, ‘Dostluk ve Barış’ temasıyla bir anma etkinliği düzenlendi. ‘Gelibolu 1915’ adı verilen yüzme etkinliği büyük ilgi gördü.

ANZAK KOYUNA BARIŞ ÇELENGİ BIRAKTILAR

Yerli ve yabancı 700’ü aşkın yüzücünün katılımıyla, dün saat 11:00’de ‘Kulaçlar Barışa’ temasıyla düzenlenen yüzme etkinliği; Çanakkale Savaşı sırasında Anzakların Gelibolu Yarımadası’nda çıkarma yaptıkları, uluslararası öneme sahip tarihi Anzak Koyu’nda düzenlendi. Etkinlik, yüzücülerin kıyıdan 1915 metre açıkta gemiden atlamasıyla başladı. Başlama sireninin hemen öncesinde suya 100 adet barış çelengi bırakıldı. Ardından ‘Savaşa Hayır’ pankartları açıldı.

DEDELERİ BU TOPRAKLARDA ÖLDÜ

Ermeniler yıllarca 2015’i beklediler. Ancak amaçlarına ulaşamadılar.

İnsanların vatan toprağı için kanını döktüğü bu şehirde, ataları burada can vermiş
yabancı yüzücüler de vardı. Yeni Zelandalı bir yüzücü iki dedesinin de Çanakkale’de yattığını söyledi. Avustralyalı bir başka yüzücü ise duygularını şöyle dile getirdi:

– “Burası görkemli! Bu sabah düşünüyordum; genç, masum ve cesur adamlar burada savaştı. Burada olduğum için çok şanslıyım ve onurlu hissediyorum. Önceden atalarımızın savaştığı
o insanların torunlarıyla birlikte kardeşlik ve barış mesajı verdik, yan yana yüzdük.
Çanakkale önemli bir yer. Atmosferi duygusallaştırdı. Türkiye güçlü bir ülke”
şeklinde konuştu. Yüzücü
-“100. yıl için yüzmek bizim için gururlandırıcı. Hiç bitmesin istedik. Yüzerken buranın
o dönemdeki halini hissederek yüzdük. Çok duygulandırıcıydı. 100 yıl önce toprak için yapılmış bir savaş var ve üzerinden 100 yıl geçmiş. O topraklara sahip çıkan milletin insanlarıyla
barış için yüzüyorsunuz... Bu çok önemli bir adım.” ifadelerini kullandı.

===========================================

Dostlar,

Çanakkale savunmaları bir destandır.
Hakkında onbinlerce sayfa belgesel yazılmıştır.
Yaklaşık yarım milyon genç insana, ince uzun Gelibolu yarımadası mezar olmuştur.
Yarımadanın manevi iklimi ağır ve kuşatıcıdır; orada şehitlerin ruhu hala dolaşmaktadır!
Tarihin çok önemli kırılma noktalarından biridir.
1915’te Çanakkale’yi geçemeyen, dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun
10 Ağustos 1920’ye (Sevr Andlaşması) dek 5 yıl daha uzatmalı bitkisel
(=işgal altında açık sömürge!) olarak yaşamına izin veren bir tarihsel ayraçtır (parantezdir).

Ayrıca, İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya vd.) Çarlık Rusyasına yardım ulaştıramamış ve bu sayede Ekim 1917 Rus Devrimi gerçekleştirilerek Bolşevikler Menşevikleri yönetimden uzaklaştırmış Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğini (SSCB) kurabilmişlerdir.

Yeni Sosyalist yönetim, Batı emperyalizmi ile boğuşan Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Kuvvayı Milliyecilere çok anlamlı destekler sağlamıştır. Moskova Andlaşması ile (Sovyet Rusya ile TBMM Hükümeti arasında 16 Mart 1921Doğu cephesi sağlama alınmış, Sovyetler Türklere mali ve askeri yardımda bulunmuşlardır. Bir vefa borcu  bağlamında, 1. Büyük Paylaşım Savaşı öncesinde Batılı emperyalistlerle yaptıkları Osmanlı topraklarının gizli paylaşım planı
Sykes-Picot Andaşmalarını açıklayarak geri çekilmişlerdir.

*****

Savaştan sonra Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Mustafa Kemal ATATÜRK‘ün Anzak Koyu’na evlatlarının mezarlarını ziyarete gelen annelere verdiği
kısa ve son derece özlü eşsiz söylev, insanlık tarihinde bir dönemeçtir, bir belgedir :

Ataturk'un_Anzaklara_soylevi
Bir askerdir bu sözlerin sahibi..
Hümanist bir asker Mustafa Kemal Paşa
Nice kanlı savaşlardan geçen, askerlerine Conkbayırı’nda “savaşmayı değil ölmeyi emrederek” dünya savaş literatürüne geçen yengin (muzaffer) bir komutan..
Milyonlarca vatan evladının yitiminden, ülkesinin paramparça ve viran duruma düşürülmesinden sorumlu emperyalizmin paralı – kiralık ANZAK Kolordusu‘nun ölen askerlerinin anababalarına söylenen insancıl – barışçıl – sağduyulu – ileriye dönük sözlerdir. Bu askerler ki, dönemin üzerinde güneş batmayan sömürge imparatorluğu İngilteresinin taaa Avutralya ve
Yeni Zelanda’dan devşirdikleri dev yapılı savaş canavarlarıdır
(ANZAC : Australia and New Zealand Army Corps).
İngiliz hükümetinin siparişi ile “The Blue Book” adlı kara propaganda kitabını yazan
ünlü tarihçi Arnold Toynbee,
“Barbar Türkler Konstantinapol’de ayaklandılar.. Uygarlığı yok edecekler..” 
yalanını uydurarak Çanakkale cephesine gönüllü – lejyoner – zorlama.. asker toplamışlardır. Ritmik savaş müzikleri eşliğinde eğiterek saldırgan kişiliklerini beslemişlerdir (Haka dansı!). Devasa adamlardır.. Mehmetçik ise, Tokat’ın “Hey 15’lileri” dahil, 45+ kg tüm “erkekler”den oluşmaktadır. Karnını bile doyuramamaktadır Mehmetçikler..

Canakkale'de_Mehetcik_ne_yedi

Mustafa Kemal Paşa bağrına taş basarak belki de, BARIŞ’a olan vazgeçilmez gereksinim nedeniyle kin – intikam – rövanş vb. ilkel duygulanımlarını bastırmış ve BARIŞA sahip çıkmıştır. 1934’ler, yeni Türkiye’yi kurma yıllarıdır. 1. Sanayi Planı uygulanmaktadır.

Daha sonra aynı Arnold Toynbe Atatürk için şunları yazacaktır :

Arnold_Toynbee'nin_ATATURK_Hakkinda_Sozleri

– “ATATÜRK, Batı dünyasındaki Rönesans, Reformasyon, bilim ve düşünce devrimi, Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi’ni, ATATÜRKbir insan ömrüne sığdırmıştır.”

*****

Görüldüğü gibi en azılı düşmanları bile Büyük ATATÜRK‘ün hakkını yerinde teslim ediyor.
Atatürk hakkında birkaç sayfacık olsun namuslu kaynakları okumamışların (Türk Milli Eğitim Sistemi ne yapar sahi???) O’na ve Devrimlerine en ağır biçimde saldırmaları ne hazin bir çelişki değil mi??

Çanakkale Utkusu‘nun 100. yılında böylesine bir etkinlik hoş olmuştur.
Emek verenlere teşekkür eder, sürdürülmesini dileriz.

Bu arada başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere tüm şehitlerimizi sonsuz bir şükranla
bir kez daha anıyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
2 Ağustos 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir