Kanlı Plan adım adım deşifre oluyor

​Kanlı Plan adım adım deşifre oluyor

YURT‘un açıkladığı ve Erdoğan-AKP kliğinin Meclis çoğunluğunu tekrar ele geçirmek için uyguladığı plana yönelik yeni kanıtlar ve adımlar doğrudan AKP yönetimince ortalığa saçılıyor ..
(YURT, 31.7.2015)

HABER ANALİZ/ ÇAĞLAR TEKİN

Erdoğan ve yandaşlarının tek başına iktidar için uygulamaya koydukları kanlı tezgah, Türkiye’yi belirsizlikler ülkesi haline getirdi.

Kan ve gözyaşı dinmiyor, çatışma, saldırı ve şehitler bitmiyor.

Tezgahın amacı şu                      :

Çatışma tırmandırılarak erken seçime gidilecek.
HDP baraj altı kalacak, 80 vekili AKP alacak.
MHP’deki radikal oylar da AKP’ye dönecek.
Böylece AKP tek başına iktidar, Erdoğan başkan olacak.

Kanlı tezgahı, AKP yöneticisi Atalay ve Akdoğan doğruladı. Atalay, teşkilatlara gönderdiği gizli yazıda %60’lık bloku nasıl çökerttiklerini anlattı,
Akdoğan, “Çözüm Süreci”nin başkanlık için feda edildiğini söyledi.

AKP ve Tayyip Erdoğan’ın 7 Haziran seçimlerinde ağır bir yenilgiye uğrayarak iktidardan düşürülmesinin ardından uygulamaya koyulan ve ülkeyi adım adım kanlı bir çatışma ortamına çeken planı gazetemiz ortaya koymuştu.

‘AKP’nin kanlı planı’ manşetiyle sürecin nasıl işlediğini ve gelecekte ne gibi adımlar atılacağını Genel Yayın Yönetmenimiz Merdan Yanardağ’ın kaleminden okurlarımıza ulaştırmıştık. Planda ülke adım adım kanlı bir çatışma ortamına sürüklenecek ve ardından da AKP’lilerin sıklıkla dillendirdiği, “koalisyon kaos demektir” tezi etrafında propaganda başlayacaktı. AKP Hükümeti şimdi, “koalisyonun adı bile yetti” diyerek
bu yolda ilerlemeye devam ediyor. Dün yaşanan gelişmeler de bu planın ilerleyişine yönelik çok sayıda işaret barındırıyor.

Son on günde ölenlerin sayısı şimdiden 50 kişiye ulaştı (AS: 20-20 Temmuz arasında
51 ölüm!
).
Daha dün 3 asker, bir polis ve bir sivil yurttaş yaşamını silahlı saldırılar ve çatışmalar sonrasında yaşamını yitirdi. Sınır ötesi hava operasyonlarında kaç kişinin öldüğü ise bilinmiyor. Yandaş basının verdiği doğruluğu kuşkulu kimi haberlerde
ölü sayısının 200’ü aştığı bile ileri sürülüyor.

Plan için fırsat Suruç katliamı               :

Planın esas kanlı ayağı ise Suruç katliamıyla başladı.
AKP Hükümetinin kuruluşundan başlayarak desteğini hiç eksik etmediği ve
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun adlandırmasıyla “Öfkeli gençler” yani cihatçı terör örgütü IŞİD‘in Suruç’ta 31 sosyalist genci katletmesiyle meşru zemin doğdu.
Suruç katliamının ardından, nasıl ve neden yapıldığına ilişkin hakkında çok sayıda yanıtlanmamış soru bulunan Ceylanpınar suikastıyla iki polisin öldürülmesi de saldırı için yeterli zemini sağladı. Suruç katliamıyla ilgili olarak HDP Eş Genel Başkanı
Selahattin Demirtaş’ın, Tayyip Erdodğan’a bağlı “Yeni Gladyo” yapılanmasını suçlaması bu aşamada oldukça ilginç bir gelişme olarak kaydedilmeli.

Ardından PKK yöneticilerinin Kandil’den yaptıkları açaklamada, iki polisin öldürülmesini üstlendikleri ilk açıklamayı düzelterek, suikastın kendileri tarafından yapılmadığını
ileri sürmeleri de yine önemli bir gelişme olarak görülmeli.

Ülke içinde ve dışında IŞİD’e yöneldiği iddia edilen bir operasyon başladı.
Ancak operasyon sırasında mezhepçi terör örgütü IŞİD‘i incitmemek için adata olağanüstü bir duyarlık gösterildiği gözlemlendi. Öyle ki, gözaltına alınan kuşkulu sayısı 1350’ye ulaştığı halde bu rakamın yalnızca 150’sinin IŞİD üyesi oldukları açıklandı.
IŞİD üyeliği kuşkusuyla gözaltına alınanların ise yalnızca 8’i tutuklandı.

Bu durumda, operasyonlar sırasında 1200’e yakın kuşkulunun ise radikal sol örgütler ve PKK mensupluğu gerekçesiyle gözaltına alındığı ortaya çıktı. Dahası, bunların birçoğu tutuklandı.

     Bu arada İstanbul’un Bağcılar semtinde sosyalist bir genç kadın,
YURT’un polis tutanaklarındaki kayıtlardan ortaya çıkardığı üzere,
yargısız infaz (polis eliyle cinayet) sonucu öldürüldü.

Bu tablo ortada büyük sehtekarlığın bulunduğunu, AKP-Erdoğan iktidarının,
IŞİD’e yönelik operasyonu dejenere ederek, esas sol guruplara ve Kürt örgütlerine yönelik bir saldırı başlattığını ortaya koydu.

Erdoğan ve militan siyasal islamcı grubu,
böylece Türkiye’yi iç savaşa götürecek kanlı bir çatışma sürecini başlatmış oldu.

Bu durum, Erdoğan ve ekibinin, kendi mezhepçi faşizan rejimini kurabilmek için her türlü çılgınlığı yapabileceklerini gösterdi.

İlk itiraf Akdoğan’dan

Önceki gün AA’ya açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın,
HDP’ye yönelen eleştirileri ve Dolmabahçe Mutabakatı’nı dahi, neredeyse,
“gazozuma ilaç koydular” düzeyindeki bir gerekçeyle reddettiklerini ortaya koydu. Akdoğan’ın açıklamaları, çözüm sürecini Erdoğan’ın isteğiyle bitirdiklerini ve
bir erken seçimle HDP’yi baraj altına itmek ve bunu yaparken takındıkları tutumla MHP’den birkaç puan oy devşirerek tek başına iktidar olmayı hedefledikleri şeklindeki planı da dolaylı olarak itiraf etmiş oldu.

Atalay’ın talimat metni

AKP Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay’ın parti teşkilatlarına yolladığı ortaya çıkan ve Taraf gazetesinin dün haberleştirdiği “gizli yazı” da Yurt’un ‘Kanlı Plan‘ haberini doğrular nitelikte. Habere göre Atalay yolladığı yazıda erken seçime hazır olunması talimatı veriyor teşkilatlara. Yazıda AKP karşıtı %60’lık bloğun dağıtıldığı ve AKP’nin psikolojik üstünlüğü yeniden ele geçirdiği vurgulanıyor. Atalay’ın mesajında HDP’ye yönelik tutumun sertleştirilmesi ve “HDP ikiyüzlü” mesajının verilmesi isteniyor. %60’lık bloğun kırılmasında, TBMM Başkanlığı seçimlerinin iyi bir başlangıç olduğunun altı çiziliyor.

Yandaş medyada itiraf gibi haber

Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Star Gazetesi de dünkü 1. sayfasından verdiği haberde, Cumhurbaşkanı’nın Çin gezisi esnasında da “operasyona yönelik mesaisini aralıksız sürdürdüğü” vurgulanıyor. Bunun anlamı şu; Anayasa gereği güncel siyaset dışında kalmak zorunda olan Cumhurbaşkanı, Çin gezisinden ‘Kanlı plana’a yönelik direktiflerini vermeye devam ediyor..

==============================================

Dostlar,

Galiba Türkiye’de kurgulanan ve sahnelenen kanlı oyuna en yerinde tanıyı
YURT Gazetesi koyuyor..

Yetkin, birikimli ve yürekli araştırmacı gazeteci-yazar ayın Merdan Yanardağ’ın genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş olması bu gazeteyi günümüz koşullarında daha da değerli kılıyor.

Yapılan irdelemeye, haber – çözümlemeye katılmamak olanaklı mı?
Biz de 20 Temmuz 2015 Suruç kırımının komplo olduğunu il günden beri sitemizde işliyoruz.

40 katır mı / 40 satr mı??

Durumumuz böylesine ikilemde… Bir yanda AKP’nin dinci faşist diktatörlük dayatması öbür yanda Kürt ırkçılığı yaparak emperyalizmin maşalığına soyunan HDP – KCK ve Batı’nın silahlandırdığı çetesi PKK – PYD – YPG.. (IŞİD’i geçici ayraca alırsak..)..

Fakat Ulusumuzun sağduyusuna güveniyoruz..
AKP – RTE öyle bir ders alacak ki, kazdıkları kuyuya gömülecekler..
Sonrasında da kanlı planların yasal hesabını verecekler..
Bir halka bunca zulmü, bunca masum kanına – canına dayalı bir “meş’um politik hırsı”
Yüce Tanrı’nın sessizce izleyebileceğini hiiiiç ama hiiiiç sanmıyoruz…
Tabii bu sorunu göklere havale etmek yazgıcılığı anlamında değildir.
Nesnel politik – aklılcı – düşünsel savaşım sürdürülmeli, kitlelere gerçekler anlatılmalıdır.
CHP’ye tarihsel yaşamsal sorumluluk ve yükümlülükler düşüyor..
Gereğini yaparsa, sürüklendiğimiz erken seçimden en kazançlı CHP çıkabilir.

Sevgi ve saygı ile.
1 Ağustos 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir