NATO Genel Sekreteri’nden ‘güvenli bölge’ açıklaması

NATO
NATO Genel Sekreteri’nden
‘güvenli bölge’ açıklaması

 

Suriye’de IŞİD, Kuzey Irak’ta PKK hedeflerine yönelik operasyon yürüten Türkiye’nin
Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 4’üncü maddesinin aktive edilmesini talep etmesi üzerine
NATO üyesi ülkelerin sürekli temsilcilerinden oluşan Kuzey Atlantik Konseyi (NAC),
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg başkanlığında toplandı. “Güvenli bölge” tartışmalarına değinen NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg,

“NATO bu çabaların bir parçası değil.
İkili olarak Türkiye ve ABD arasındaki görüşmelerin konusu” dedi.

Toplantıda kimi ülkeler sürekli temsilci düzeyinden daha düşük düzeyde temsil edildi. Türkiye’yi NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Fatih Ceylan yerine Daimi Temsilci Yardımcısı Gülin Dinç temsil etti. Bilgilendirme ve istişare amaçlı toplantının başlangıcında bir açıklama yapan Stoltenberg, Türkiye’nin ciddi güvenlik durumu nedeniyle talep ettiği toplantının
haklı ve zamanlı yapıldığını vurgulayarak,

“Terör hangi biçimiyle olursa olsun hoş görülemez ve haklı çıkarılamaz” dedi.
Toplantıda Türkiye’nin yanı başındaki ve NATO’nun sınırındaki istikrarsızlığın ele alınacağını vurgulayan Stoltenberg,

NATO gelişmeleri çok yakından izliyor.
Müttefikimiz Türkiye’yle çok yakın dayanışma içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“DAHA FAZLA YARDIM TALEBİ GELMEDİ”

Stoltenberg, toplantı kapsamında düzenlediği basın toplantısında ise,

“Terörle mücadele konusunda elimizden gelen yardımı yapıyoruz. Türkiye NATO’dan
daha çok yardım talep etmedi.” dedi.

NATO lideri,

“İttifak’ın güvenliği bölünemez ve Türkiye ile güçlü dayanışma içindeyiz. NATO’nun Güneydoğu sınırındaki gelişmeleri çok yakından izlemeyi sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Stoltenberg, “NATO Konseyi’nde bugünkü toplantı çerçevesinde kimi tartışmalı konuların da olduğu söz konusu. Güvenlik kaygıları artarsa, Türkiye askeri destek isteminde bulunursa NATO bu desteği sağlayabilir mi?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

“Toplantıda tam antlaşma söz konusuydu. Bütün müttefikler Türkiye’ye güçlü desteğini
ifade etti. Ve hep birlikte, bir arada dayanışma içindeyiz Türkiye’yle. Bütün müttefikler terörizmi bütün şekilleriyle kınadılar.”

GÜVENLİ BÖLGE

Stoltenberg, “Türkiye’nin açıklamakta olduğu güvenli bölge konusunda NATO’nun tutumu
ne şekilde?” sorusuna ise,

– “NATO bu çabaların bir parçası değil. İkili olarak Türkiye ve ABD arasındaki görüşmelerin konusu… Ve Burada Türkiye’nin çabalarını memnuniyetle karşılıyorum. Türkiye halihazırda katkı sağlamakta. Ilımlı muhalefetin eğitimi konusunda katkı sağlamakta.” diye yanıt verdi.

Türkiye, şu ana dek NATO’dan herhangi bir askeri destek talebinde bulunmadı,
ancak bu hakkını ileride durumun kötüleşmesi ya da gerek duyulması durumunda
devreye sokmak üzere saklı tutuyor.

DÖRDÜNCÜ MADDE

NATO’nun 4’üncü maddesi, “Taraflardan herhangi biri, taraflardan herhangi birinin
toprak bütünlüğü, siyasal bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğü zaman, tüm taraflar birlikte danışmalarda bulunacaklardır.” ifadelerini içeriyor.

Danışma amaçlı 4’üncü madde geçtiğimiz yıllarda Türkiye tarafından iki kez aktive edildi. Türkiye bu madde bağlamında 2003 ve 2012’de NATO’yu toplantıya çağırırken son olarak Polonya da 2014’te aynı yönde talepte bulundu.

ERDOĞAN’DAN NATO ZİRVESİ AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Uzakdoğu gezisi öncesi Esenboğa Havalimanı’ndan yaptığı konuşmada, Türkiye’nin NATO’dan beklentisi konusunda şunları söyledi:

– “NATO üyesi olan bir ülke olarak, herhangi bir NATO üyesi ülke saldırıya uğraması halinde, malum NATO üyesi olan ülkeyle ilgili kendisine her türlü desteği verir. Burada da nihayetinde 4. madde uygulamadadır. Şu anda saldırıya uğramış olan Türkiye burada kendisini koruma haklarını şu anda kullanmaktadır, bunu sonuna kadar da kullanacaktır. Burada uluslararası hukuktan kaynaklanan ne hakkımız varsa kullanmaya devam edeceğiz. NATO’nun da
bu konuda hazırlıklı olması talebimiz var. ABD’nin açıklamalarını duydunuz,
DEAŞ nasıl bir terör örgütüyse terör örgütüyle savaştığını iddia eden PKK da
terör örgütüdür.”
diye açıklama yaptı.

(28 Temmuz 2015, http://www.yurtgazetesi.com.tr/dunya/nato-genel-sekreterinden-guvenli-bolge-aciklamasi-h93141.html)

======================================

Dostlar,

NATO toplantısı da AKP – RTE‘nin dostlar alışverişte görsün politikası..

Bu yargımız için 3 ipucu :

1. Toplantıya Türkiye’nin NATO katında (nezdinde) sürekli temsilcisi büyükelçinin katılımı ile değil, yardımcısı düzeyinde.

2. Toplantıya kerhen katılmak durumunda kalan pek çok üye ülkenin de “Türkiye kadar” ilgi (!) göstererek alt düzeyde temsilci göndermeleri..

3. Ve NATO Genel Sekreterinin 2 vurgusu :
a. Türkiye’nin NATO‘dan “çok şey” istememesi,
b. – “NATO bu çabaların bir parçası değil. İkili olarak Türkiye ve ABD arasındaki görüşmelerin konusu.

demesi… Aklımızla alay edercesine..
Top “out” ta ve Türkiye bir kez daha ABD’nin kucağına atılmakta..

Pekiiiiii, bu göstermelik “alt düzey siyasal desteğin” bedeli ne??

Başta İncirlik olmak üzere sayısını ve adlarını bil(e)mediğimiz ve AKP – RTE’nin açık / saydam olmayan geleneksel – esrarengiz hava verilen (!) kapı ardı politikaları yüzünden öğrenemeyeceğimiz kaç üs ABD kullanımına açıldı??

Karşılıklı (mutual) çıkarları uluslararası hukuka dayalı olarak dengeli biçimde gözeten bir sonuç alındı mı??

Başta ABD, müttefikleriyle (saldırganlarla!) Suriye – Irak’ta… BOP’u yürütmek üzere istediklerini AKP – RTE’yi bir kez daha köşeye sıkıştıran stratejik akıllarıyla teslim aldılar. Üstelik kamuoyu direncini de kurgulanan IŞİD – PKK saldırıları üzerinden teslim alarak..

Şimdi bu izlenen bağımsız – onurlu -barışçı dış politika mı;
tersine uydu – ilkesiz – teslimiyetçi AKP – RTE klasiği mi??

Bu niye böyledir son 10+ yıldır?
Bu uğursuz kadroların nesi – nesi eksiktir?

Bu soru ciddidir, ağırdır, yakıcıdır ve güncelliğini korumaktadır.
Gelinen yer daha fazla sürdürülemez ve katlanılamaz kertededir.
Yakın zamanda bu karanlık dönemin perde arkası elbette aydınlatılacaktır.
Ancak;

Ciddi kuşku ve kaygımız var ki                 :

Bu son vahim – kanlı gelişmeler, 20 Temmuz Suruç kırımından bu yana bir kurgu ürünüdür.
Cinayetlerin her biri toplumsal vicdanını – kamuoyunu isyan ettirecek tahrik düzeyindedir.
Eşbaşkanın sahte çığlıkları – 180 derece çark edişleri, hazin tabloyu tam anlamıyla traji-komik kılmaktadır.. “Sayın muhbir vatandaş” defterleri açılmış, umarsız medet bağlanmıştır!?
Düşük – emanetçi AKP hükümeti de facto (fiilen) iktidarı gasp ederek yürütmeyi tıkamıştır.
– Hükümet kurulması engellenerek Türkiye yeniden genel seçimlere ite kaka sürüklenmektedir.
Türkiye AKP – RTE eliyle tutsak alınmıştır;
yoz bir darbe süreciyle genel seçim sonuçları adeta boşa çıkarılarak milli irade
kıskıvrak bağlanmıştır
.

– Oyun / politik kumar, olabildiğine büyük, gözü kara ve kanlıdır;
göze alınan ve mutlaka ödenecek olan bedel de öyle..

Yazılmadı, söylenmedi.. denilmesin..
Bu doğrultuda yazdığımız ve bu sitede yayımladığımız yazıların / çığlıkların sayıları
3 değilse 2 basamaklı.

Sevgi ve saygı ile.
28 Temmuz 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yazımızın pdf biçimi : NATO_TOPLANTISI_UZERINE

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir