SURUÇ’TA BOMBAYI ABD Mİ PATLATTI?

suruç 22

 

 

 

 

 

 

 

 

SURUÇ’TA BOMBAYI
ABD Mİ PATLATTI?

portresi

 

 

 

 

Zeki  Sarıhan
(Fatsa, 25 Temmuz 2015)

20 Temmuz’da Urfa’nın Suruç ilçesinde Kobani’nin yeniden imarı için bir araya gelen
sosyalist gençlerin toplantısında bombayı kim patlattı?

Canlı bombanın yalnız kimliği değil, IŞİD adına hareket ettiği kısa sürede anlaşıldı.
Çünkü PYD, Kobani’yi IŞİD’den kurtarmıştı ve bu iki örgütün savaşı hızla devam ediyordu. Olay hiçbir komplo teorisi kaldıramayacak kadar açıkken, Aydınlık gazetesi
21 Temmuz günü, bütün gazetelerden farklı olarak şu manşetle çıktı:

“Terör dalgası Türkiye’de- ABD’den BOMBALI MESAJ, 30 ÖLÜ

Gazete “Güvenlik bürokrasisi”ne atfen (AS: yollama ile) şu iddiada bulundu:

PKK koridorunu önleme amacıyla güvenli bölge planları yapan Türkiye’ye
ABD bombayla yanıt vermişti.

Güvenlik bürokrasisinin Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve eski Genel Kurmay İstihbarat Başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin olduğu, O’nun 1. sayfadan başlayan yazısından anlaşılıyordu:

“Saldırı CIA, MI6, Mossad’ın bilgisi dâhilinde olabilir.
Bir taşla birkaç kuş vurulmak istenmiş gibi.”
diyordu Pekin.

Aydınlık’ı bu komplo teorisine sarılmaya iten duygu, onun uzun süredir izlediği bir politikayla ilgili. Adını Vatan Partisi olarak değiştiren İşçi Partisi’nin en büyük hedefi
Kürt siyasi hareketidir. Türkiye’deki Kürtlerin ABD tarafından Türkiye’yi bölmeleri için kışkırtıldığını ileri süren parti, ABD’nin şimdi neden Esad rejimini bırakıp IŞİD kuvvetlerini bombaladığını da anlayamıyor.

IŞİD, en yakın örneği Naziler olan, insanlığın birkaç yüzyıllık tarihinde pek az görülen
bir vahşet örgütü olarak, Orta Doğu’daki halklar kadar bütün milletlerin, dinlerin, mezheplerin, uygarlıkların, en azılı düşmanı. Dolayısıyla yalnız Esad hükümetinin değil ABD’nin de onu hedef almasının anlaşılabilir nedenleri var.

İkinci Dünya Savaşı’nda emperyalist İngiltere ve ABD ile Sovyetler Birliği’nin Alman faşizmine karşı birlikte savaşmasının nedeni de herkes için tehlikeli olan bir düşmanı
alt etme ihtiyacı idi. IŞİD’e karşı bir ortak cephe en yakın tehlikenin bertaraf edilmesi zorunluğundan kaynaklanıyor.

Bir süre önce bu partinin Kürt siyasi hareketine karşı “Örtülü olarak” IŞİD’i desteklediğini yazdığım için bu partinin etkisindeki kimi arkadaşlar Vatan Partisi’ne iftira ettiğimi
ileri sürdüler. Partilerinin IŞİD gibi çağ dışı bir vahşet örgütünü örtülü olarak da olsa destekleyemeyeceğini düşünmüş olmalılar. Bu durum, yalnızca onların iyi niyetli olduğunu gösterir; Partinin PYD’ye karşı IŞİD’den medet ummadığını değil.

Vatan Partisi liderlerinin bu tutumları yeni de değildir. Başka birçok örneği yanında, Kobani savunması sırasında Tayyip Erdoğan gibi İP Genel Başkanı da “Kobani düştü düşecek” demişti. O, Kürtlerin düzde savaşamayacaklarını, sonlarının geldiğini ileri sürüyordu. O tarihte Kürtleri yurtsuz bırakmak isteyenler de IŞİD’ciler idi.
Günümüzde de Vatan Partisi sözcüleri Kürtlerin yaşadığı Suriye’deki bölgenin
Türk ordusu tarafından işgal edilerek burada bir “Güvenlikli Bölge” oluşturulmasını istiyor. Hükümetin de böyle bir plan üzerinde çalıştığını biliyoruz.

“Sosyalist Olmanın Verdiği Mutluluk” başlıklı yazıma verilen yanıtlardan bazılarına bakılırsa, Suruç’ta Kobani’ye yardım için toplanan ve büyük bir IŞİD suikastına uğrayan gençler sosyalist olamaz! Çünkü onlar Kobani’ye yardıma gidiyorlardı…

Kendisinden başkasının sosyalist olduğunu kabul etmeyen, kendisi de
Sosyalizme hiç yakışmayan görüşler savunanlara bilmem ne demeli?
Her halde onlar için Milliyetçi Sosyalist (Nasyonal Sosyalist) dense hata edilmiş mi olur?
Bütün enerjisini Kürt, Ermeni, Rum düşmanlığına harcayan bir hareket için
başka ne söylenebilir?

============================

Dostlar,

Sayın Zeki Sarıhan, kıdemli bir Sosyalist dostumuzdur.
Doğrultu tutarlığını koruduğu için ayrıca saygıya değer bir kişiliktir.
Bu sitede kendisinin pek çok yazısına yer verilmiştir..
Bu yazısı da üzerinde düşünülmeye değer bir içeriktedir.
Katılıp katılmamak ayrı bir olgudur ama sorunlara farklı yaklaşımları irdelemek
bilimsel aydın sorumluluğudur.

Sevgi ve saygı ile.
26 Temmuz 2015, Mudanya

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“SURUÇ’TA BOMBAYI ABD Mİ PATLATTI?” üzerine 2 yorum

  1. Yazı vesilesi ile birkaç soru…nefsi mülkiyetçi emperyal düzenin sürgit devamını isteyen güçler belirli çevreleri bazı amaçları için maniple edemezler mi?…abd ve bahsi geçen istihbari yapıların bu düzenin sürgit olmasında hem payları hemde menfaatları yok mudur?.. işid ve bugün bilumum terör örgütleri ortadoğuda kurulmak istenen devşirme sömürğe düzeninin araç ve payanadaları olabilirler mi?? işçi partisi malum çevrelerinin “dün ak dediği bugün kara” olabilir ancak İ.Hakkı Pekin komutanın tahlillerinde yaşam tecrübesinin sezgisel birikimi olabilir mi?….baki selamlar…

  2. Ben de bekliyordum zaten, “bombacının ABD ajanı olduğu” açıklamasını… O şeref de bizim Zeki Bey’e nasip oldu.

    Biz de biliyoruz, Yolda giderken ayağımız bir taşa takılsa o taşı ABD oraya koymuştur, Başımıza bir Kuş pislese uzaktan kumandalı ABD ajanı bir kuşun işidir..

    Ordu… Hükümet… Kandil… PKK… İmralı… İktidar-Muhalefet Parti başkanları… Azınlık liderleri… Mafya babaları… Tüsiad… Basın Medya Patronları… Köşe yazarları… Diyanet… vs. hergün uyandıklarında, baş uçlarında o gün ne yapacaklarını emreden ABD mesajını asılı bulurlar ve ona göre hareket ederler.

    Bu devran ABD nin Kuruluş tarihi MÖ 1776 dan beri böyledir…*

    Sevgilerimle. æ

    _____
    *Bkz. “ABD gerçeği…” Ali Ercan 4.7.2015 – İnternet …
    bu şakamıza Zeki Beyin kızmayacağını biliyoruz. æ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir