TÜRKİYE PARTİSİ HDP

 

TÜRKİYE PARTİSİ HDP!

Rifat Serdaroglu

Hangi etnik kökenden, hangi inançtan, hangi düşünceden olursa olsun bu vatanın ekmeğini yiyen, suyunu içen, havasını soluyan her insan ülkesinde huzur-zenginlik- çağdaşlık-barış içinde yaşamak ister. Hainler, siyasetteki ajanları, yabancı istihbarat örgütlerinin maşası olan satılmışlar dışında…

T.C. Devletinin kuruluş gerekçelerine, Ulus Devlet yapısına, Lâik Cumhuriyete karşı olan ve bu tutumundan dolayı Anayasa Mahkemesi tarafından “Lâiklik karşıtı  eylemlerin odağı” olmakla suçlanan ve mahkûm edilen AKP,
“Demokratik Haklar Sorunu” ile “Terör Sorununu” birbirine karıştırdı.

Üstelik bunu, BOP Eşbaşkanlığını kabul ederek, bilerek ve isteyerek yaptı.

Geldiğimiz noktada, eline silah alıp 54 bin insanımızın yaşamını çalan, uyuşturucu-organ-kadın kaçakçılığı yaptığı, tüm hür devletler tarafından belgelenerek kabul edilen PKK Terör örgütü militanları; Türk Televizyonları ve özellikle CNNKÜRT’ün kadrolu Kürtçü elemanları tarafından “Dağlarda çok eziyet çekmiş zavallılar” olarak gösterilir oldu!

Şimdi yeni moda deyim; HDP Türkiye’nin Partisi olmalı!”
Demek ki HDP şu ana kadar Türkiye’nin partisi değildi!
Peki, HDP kimin veya kimlerin partisidir?
“HDP, Türkiye’nin partisi olmasın” diye dayatan Kandil değil midir?
Çok partili Siyasi yaşama geçtiğimizden beri oluşan parlamentoları inceleyin.
Her dönemde, en az 150 Kürt kökenli vatandaşımızın Milletvekili olduğunu görürsünüz. Bunlar Türkiye’nin Milletvekilleri değiller miydi?

Mademki barış-kardeşlik- huzur için HDP’nin Türkiye Partisi olması şart, o zaman asgari müştereklerimizi belirlemeliyiz. Öyle ya, herkes acısını yüreğine gömecek ve birlikte barış içinde yaşayacaksa, bunun temelini sağlam atmamız gerekmez mi?

HDP Türkiye Partisi olacaksa şu sorulara açık-net-art fikirsiz yanıt vermelidir :

– Silahı olan ve öldürmeye devam eden birinin “Barış” talebi gerçekçi midir?
– PKK bir terör örgütü müdür, yoksa bir kurtuluş ordusu mudur?
HDP, PKK’ya “Silah bırakın” diyebilecek midir?
– HDP; PKK Kandil Yönetimine “Siz bize emir veremezsiniz” diyebilecek midir?
-HDP; Büyük Kürdistan Devleti kurma hayalimiz yoktur. diyebilecek midir?
-HDP, Bölgedeki feodal yapıya karşı çıkıp, toprak reformu isteyebilecek midir?
-HDP, PKK’nın öldürdüğü, çocuk-kadın-yaşlı-öğretmen-doktor-mühendis-işçiler için
ne düşünmektedir?
-HDP, “Bir erkek dört kadınla evlenebilir” diye Anayasasına madde koyan Barzani ile ideolojik ve örgütsel bağını kopartabilecek midir?
-HDP, çoğu partisinin ilçe yöneticisi-delegesi olan kaçakçılar için ne düşünmektedir?
-HDP, bölgede ödenmeyen elektrik-su-telefon-doğalgaz-vergi paraları için
ne düşünmektedir?
-Türkiye Partisi olmak istediğini söyleyen HDP, Ermeni-Süryani-Yahudi-Eşcinsel kişilerden Milletvekili seçtirmiştir. Hatta soyadı Öcalan olan birini de TBMM’ye sokmuştur. HDP, PKK’nın öldürdüğü Kürt kökenli vatandaşlarımızdan birinin kardeşini, örneğin

“Öcalan’ın Yoğunlaştırma Evlerinde” tecavüze uğrayıp sonra PKK’lı
kadın militanlara öldürtülen bir Kürt kızının kardeşini Milletvekili yapmayı
niçin düşünememiştir?

-Sayıları 3 milyonu bulan ve Irak’ın “Asli Unsurlarından” biri olan Türkmenler, bölgenin en eğitimli, en çalışkan, kültür düzeyi en yüksek, şehir yaşamına en alışkın kesimidirler. Türkmenler sistemli olarak “Kürtleştirme” politikaları ile
yok edilmektedirler. HDP, bu katliam karşısında niçin sessiz kalmaktadır?

HDP, tüm bu sorulara en açık biçimde yanıt vermelidir.
Birbirimizi kucaklayacaksak HDP, benim İzmir’li bir vatandaş olarak
T.C. Devletinin Anayasasına – Yasalarına uyduğum gibi uyacağını taahhüt etmelidir. Ben, TC Devletine nasıl vergi ödüyorsam, o da ödemelidir…

Bugün HDP Genel Başkanlık koltuğunda oturan Selahattin Demirtaş da,
T.C. Devletine bağlılığını göstermek için PKK terör örgütünün üst yöneticilerinden olan abisini Türkiye’ye getirtip, Türk Adaletine teslim etmelidir…

Türk Devletini, Türk Milletini, Türk Bayrağını, Türk Dilini seven ve saygı duyan herkes Türkiye’nin gerçek sahibidir. Gördünüz mü, Türkiye’nin partisi olmak ne kadar kolaymış!

Sağlık ve başarı dileklerimle (11.07.2015)

============================

Dostlar,

Sayın Serdaroğlu bu güzelim yazısı için teşekkürü hak ediyor değil mi??

Sevgi ve saygı ile.
12 Temmuz 2015, Tunceli

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“TÜRKİYE PARTİSİ HDP” için bir yorum

  1. Demokrasi=Halkçılık demektir. (Okullarda bu kadar basit öğretilseydi, şimdi bu kafa karışıklığı olmayacaktı) Halkların Demokrasi partisi=Halkların halkçılık Partisi gibi saçma bir deyim çıkıyor ortaya… Ayrıca Halklar derken Ulus/Millet kavramı yok ediliyor, bölünmeye kapı aralanıyor…
    Türkiye’de “Halk-lar” yoktur. Atatürk, “Türk Milletini” Cumhuriyeti kuran Türkiye Halkı (ahalisi) olarak görmüştür. Yüzlerce değişik Ülkeden, farklı etnik kökenlerden gelen 320 Milyonluk ABD’ de insanlar, bir üst kimlikte birleşebiliyor, “I am American!” diyebiliyor da, şu Medeniyetler beşiği 80 milyonluk Anadolu’daki halk “Ben Türk’um” demeyi beceremiyor..
    Yazık, çok yazık. æ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir