Ülkemizi savunmak durumundayız!

Ülkemizi savunmak durumundayız!

portresi

 

İsmail Hakkı Pekin
E. Korgeneral
ihakkipekin@aydinlikgazete.com
AYDINLIK, 30 Haziran 2015
Türkiye yeni bir kararın eşiğinde, ama bu kez çok sıkıştırılmış ve çok az seçeneğe sahip durumda. Her seçeneğin mahzurları var. Ancak bu seçenekleri değerlendirecek, uygulayacak, aldığı kararların arkasında duracak bir siyasal irade yok ortada. Zaten AKP iktidarı bu konuda bir türlü kararlılık gösteremedi. ABD, İsrail ve Batı yanlısı politikaların peşinden gitmesi
bugün karşı karşıya kaldığımız beka tehdidini yarattı. Sorun yalnızca Suriye’nin kuzeyinde kurulacak bir Kürt devleti değil, aynı zamanda Türkiye’nin içinde PKK’ya karşı uygulanan ve “çözüm süreci” adı verilen politikanın yanlışlığından kaynaklanan daha büyük ve kapsamlı bir sorun.

AKP iktidarının satrancı tavla oynar gibi oynaması yüzünden,
Türkiye satranç tahtasında mat olma durumuyla karşı karşıya.

Şimdi Türkiye bu sıkışık durumdan kurtaracak politikaları uygulayacak ve düşünce tarzını geliştirecek bir iktidara ve çözümlere ihtiyacı var. Çözüm yok mu? Tabii ki var,
yeter ki milli düşünülsün ve Türkiye’nin sahip olduğu imkanlar değerlendirilsin.
Bölge ülkeleri ile ve küresel güçlerle görüşülerek mevcut dengeler gözetilsin.

Türkiye için tehdit önceliği;

PYD/PKK öncülüğünde Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt oluşumunun
meydana getirilmesi ve bunun Türkiye – Suriye sınırı boyunca Akdeniz’e kadar uzatılması yani ABD – İsrail koridorunun tesisi.

Koridorun Türkiye tarafındaki yapı ve Lübnan’ın Lazkiye’yi de içine alacak şekilde büyütülmesi, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz de dikkate alındığında içine yuvarlandığımız ya da itildiğimiz tehdidin boyutu daha kolay anlaşılır sanırım. Suriye, Irak, ABD ve Batı için
tehdit önceliği IŞİD. Rusya için de aynı. Suudi Arabistan ve Katar için IŞİD bir tehdit olarak görülmesine rağmen asıl tehdidin (Körfez ülkeleri dahil) İran olduğunu söyleyebiliriz,
Yani “Şii tehdidi”. Bu konuda Suriye’nin mevcut yönetimi ve Lübnan Hizbullahı da çok önemli bir tehdit. Söz konusu tehdit değerlendirilmesi konusunda Suudi Arabistan ve İsrail hemfikirler ve ittifak içindeler.

Suudi Arabistan da, İsrail de İran ile Arap ülkeleri arasına birleşik Sünni bir Kürt Devletinin tesisi konusunda bir politika / strateji izliyorlar. ABD de İsrail’in ve bölgedeki petrol ve doğal gazın güvenlikli bir bölgeden Akdeniz’e inişini sağlayacak böyle bir devletin tesisi konusundaki planlarını uyguluyor. Bunun için Suriye’nin bölünmesi gerekiyor. Hem de dört veya
beş parçaya. Bu da yetmiyor şu anda devam eden çatışmaların Lübnan’a gitmesi gerek.
Yani IŞİD Lübnan’a kaydırılarak, Lübnan Hizbullahı ile çatışmalar yakında başlayacak ve Levent bölgesi de şekillendirilecektir.

Bütün bu tehdit değerlendirmelerinden sonra Türkiye’nin yapması gereken şey,
Suriye ile anlaşarak ona IŞİD ile mücadelede ona yardım etmek ve Cerablus bölgesinden Suriye’ye girerek ABD – İsrail koridorunu fiziken önlemek ya da kesmek. Bunu yaparken
Suriye kuzeyinde Suudi Arabistan ile birlikte oluşturulan Fetih Ordusu’na olan desteği kesmek ve sınırları kapatmak. Rusya ve İran ile bu konuda gizli diplomasi yürütmek. ABD ve Batı’ya IŞİD ile mücadeleye yardımcı olacağımızı anlatmak ve bu konuda gereken yardımı yapmak. Türkiye içinde silahlı PKK unsurları ile mücadele etmek. Türkiye’den Suriye’ye olan insan, silah, malzeme ve mühimmat akışı dahil her türlü ikmali (PKK/PYD, IŞİD, ÖSO vb.) önlemek. Tabii asıl önemli olan siyasi kararlılık, alınan kararların arkasında durmak ve taviz vermemek. Bunları yapabilecek o zaman koridoru kesmek için gereken gücü Suriye’ye sokalım. Tabii Suriye ile anlaşarak. Eğer mevcut iktidar bunları yapamayacak ise o zaman bunu yapacak milli bir iktidar gerekiyor. Bunları yapmak ancak milli bir politika yürütmek ile mümkün. Ülkemizin bekası ve toprak bütünlüğümüz söz konusu. Ülkemizi savunmak durumundayız. Kimsenin toprağında gözümüz olmadığı gibi savaş yanlısı da değiliz.

Sadece ülkemizi savunuyoruz.

=======================================

Dostlar,

Sayın E. Korg. İsmail Hakkı PEKN’in bu önemli yazısı gözden kaçmamalı..

Tanı da doğru, önerilen sağaltım da…

AKP’nin gözünü 4 açması gerek..
Üstelik bu tablonun sorumlusu olarak..

Hiç olmaza bu denli somut ve kritik aşamada artık sorunu görün..
Ülkeyi bölünmenin eşiğine sürüklediniz!..
Hata idiyse haydi dönün artık..
Yok BOP Eşbaşkanlığı nedeniyle misyonunuz bu idiyse,
tarih ve bu toplum sizi asla bağışlamayacak ve hesabını mutlaka soracaktır.

Sevgi ve saygı ile.
04 Temmuz 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir