7 Haziran Seçiminin Verdiği Mesajlar


7 Haziran Seçiminin Verdiği Mesajlar

PORTRESİ

 

 

Dr. Haydar Ateş
08 Haziran 2015


Sevgili dostlar,
Türk Milleti 7 Haziran’da sandık başına gitti ve bir karar verdi. Bu kararın sonucunda herkes kendi açısından bir değerlendirme yapacaktır. Özellikle siyasi partilerin algısı
ne olmuştur, bu sonucu nasıl anlamalıdır, kısa ve uzun dönemde ortaya ne gibi fırsatlar çıkmıştır, seçim sonucu akepe ve rte’ye karşı bir avantaja dönüştürülebilir mi? gibi konular değerlendirilmelidir.
 
Öncelikle ortaya çıkan en büyük fırsat, akepe ve rte’ye geçmişte yapılan yanlışlarından dolayı hesap sorulabilecek bir durumun ortaya çıkmış olmasıdır.
 
Bu tabloda ortaya çıkan en iyimser durum şu olabilir:
 
CHP-MHP koalisyonuyla asgari 1 yıllık bir iktidar oluşturulup, aşağıdaki konular halledilip, süre sonunda düşürülen bir seçim barajıyla erken seçime gidilebilir;
1.  Akepe’nin 13 yıllık sürede çıkarmış olduğu ve ülkeyi demokratik uygulamalardan uzaklaştıran tüm yasalar elden geçirilip, düzeltilebilir.
2.  Eğitim sistemi ivedilikle rayına oturtulup, daha büyük yıkıma uğraması önlenebilir.
3.  Yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran tüm yasal düzenlemeler ve uygulamalar düzeltilebilir.
4.  HSYK’nın yapısı düzeltilip, güçler ayrılığı ilkesine uygun hale getirilebilir.
5.  Yüksek yargı organlarının bağımsız hale getirilmesi sağlanabilir.
6.  Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının tümüyle ilgili Meclis soruşturma ve araştırma
komisyonları kurulup, konu bağımsız yargıya devredilebilir.
7.  17-25 Aralık yolsuzluk davası yeniden ele alınabilir.
8.  Bürokrasideki partileşme ve tek parti devleti uygulamaları düzeltilebilir.
9.  Usulsüz olarak yapıldığı iddia eden tüm ihaleler, Sayıştay denetiminden kaçırılan
tüm harcamaların hesabı sorulabilir.
10. Kaçak saray ODTÜ’ye yerleşke olarak devredilip, AOÇ’de özel koruma sağlayan bir yasa
ile ODTÜ’ye devredilebilir. Çankaya Köşkü eski görevine kavuşturulur.
(A.Saltık : AOÇ’nin özel bir yasa ile korunmaya alınmasından, ardıdan Kaçak Saray’ın da
      AOÇ’ye Bilim Merkezi ya da Tarım – Hayvancılık Müzesi olarak devrinden yanayız..)
11. Seçim barajı % 5 veya daha aşağıya düşürülebilir.
12. RTÜK’ün bir baskı aracı olması önlenebilir.
13. Sayıştay’ın anayasadaki görevini yerine getirerek devletin her kuruşunun hesabını sorması sağlanabilir.
14. Mülki amirlerin bir partinin değil, devletin görevlisi olacak şekilde ele alınması ve gerekirse       değiştirilmesi sağlanabilir.
15. TÜRGEV ve benzeri kurumlarla ilgili tüm iddialar ele alınıp, gerekirse hesabı sorulabilir.
16. Yandaşlara verilen tüm ihalelerle ilgili iddialar ele alınıp, gerekirse devlet hazinesinin zararına yapılan tüm harcamaların devletin kasasına dönüşü sağlanabilir.
17. Medya üzerindeki baskılar ortadan kaldırılabilir.
18. Gezinin hesabı sorulabilir.
19. Daha da önemlisi, iktidarı elinden kaybeden akepe gemisinden kaçışlar sonucu bu gemi
bir daha yüzmeyecek hale gelebilir.
20. Seçim yasası ve YSK ile ilgili şaibeli konular ortadan kaldırılabilir.
21. Meclisteki tüm yolsuzluk dosyaları yüce divana gönderilebilir.
22. Ve daha birçok acil ve önemli düzenlemeler yapılabilir.
Bu işlerin yapılması için gerekli durum oluşmuştur. Bunun önündeki engeller ne olabilir?
Öncelikle MHP lideri Bahçeli, 2002 yılında yaptığı hatayı yapmamalıdır. O dönemde,
2001 krizinden sonra ekonomiyi rayına oturtacak tüm önlemler için gerekli çalışmalar yapılmış, MHP’nin de ortak olduğu koalisyon hükümeti bu ekonomik kararların sonuçlarını almadan
ve vatandaşın bu konudaki güvenini tazelemeden, Bahçeli’nin ekonomik programa ilişkin
zafer sarhoşluğuyla koalisyonu bozması sonucu 2002’de erken seçime gidilmiş,
vatandaş henüz ekonomik önlemlerin sonucunu görmediğinden ve Bahçeli’nin koalisyonu bozma kararıyla endişeye kapılmış ve bir çıkış yolu diye gördüğü akepe iktidarı ortaya çıkmıştır.
Bahçeli hatalı kararıyla MHP’yi Meclis dışında bırakmış ve ülkeyi 13 yıllık bir akepe kaosuna terk etmiştir. Bu kaosun üzerine Baykal’ın büyük hatası sonucu rte Meclise girmiş ve demokrasimizi bugünkü sorunlu haline getirmiştir.
Bahçeli’nin dün akşam yaptığı açıklama, yani koalisyonda yer almayacağı ve erken seçim çağrısı, akepe ve rte’ye koltuk değneği olmak niteliğindedir ve büyük bir talihsizliktir.
Zaten rte’nin de tarafsız !!!!!! CB olarak bir süredir meydanlarda anlattığı ve halka inandıramadığı konuda tam da istediği ve başka türlü elde edemeyeceği fırsatı vermiştir.
rte halka, “Bunlar koalisyon kuramaz, dolayısıyla istikrar olmaz, en iyisi başkanlık sistemi” diye feveran etmişse de halk buna kanmamıştır. Ancak Bahçeli’nin dün akşamki talihsiz demeci
bu konuda rte için bir kurtarıcı olmuştur. Bahçeli’nin hatası sonucu Ekim ayında yapılabilecek bir erken seçimde, bu demeci rte için tam bir propaganda malzemesi olacak ve “Bakın ben size söylemiştim, bu ülkede koalisyon olmaz, dolayısıyla istikrar da olmaz” dedirtecektir.
Halk da bu kez rte’ye daha kolay kanabilecektir.
Bunun sonucu, koalisyon şansını değerlendiremeyen MHP seçmeninin oyları tekrar akepe’ye dönebilecek ve MHP tekrar Meclis dışında kalabilecek, akepe ve rte bu kez bir 13 yıl daha demokrasiyi kemirmeye devam edebilecektir.
Elimizdeki en önemli seçenek olan CHP-MHP koalisyonu olmadan yukarıda bir bölümünü
sıraladığım işler yapılamayacak ve bu kez akepe ve rte gerçekten ilelebet (AS: sonsuza dek) gitmemek üzere yeniden iktidar olma şansını yakalayacaktır. Oy oranı % 15-16 çizgisinde olan ve bunu Bahçeli’nin liderliğinde bir türlü artıramayan hatta Meclis dışı kalmayı da tarihinde yaşayan MHP aslında yol ayrımındadır. Ya akl-ı selim (AS: sağduyu) kararlar alacak,
ya da liderini yeniden değerlendirip belki de Meral Akşener veya başka bir seçenekle geçmişte yapılan büyük hataları yapmayacaktır.
CHP-MHP koalisyonu, belki dışarıdan da alınabilecek bir destekle en az 1 yıllığına görev almalı ve ülkenin normalleşmesini sağlamalı, seçim barajını mutlaka düşürerek,
akepe gibi bir partinin bir daha tek başına iktidar olmamasını sağlamalı,
akepe’den ve rte’den geçmişin hesabını sormalı, demokrasiyi ve Güçler Ayrılığı
rayına oturtmalı, ekonomik açıdan halkı rahatlatmalı ve eğer istenirse bir erken seçime
ancak o zaman gitmelidir. Aksi çok büyük hata olur.============================

Dostlar,

Değerli dostumuz, Eğitim Bilimleri Doktoru E. Alb. Haydar Ateş dostumuzun düşüncelerini,
tümüyle paylaşmasak da- size sunmak istedik.

Bu arada, E. Tümg. Naci Beştepe ile Dr. Ateş arasında internet ortamındaki gergin iletişimden mutlu olmadığımızı belirtmek isteriz. Her ikisi de Ordumuzun değerli subayları olan saygın kişilik bundan kaçınmalı bizce.. Çok saygılı ve ölçülü olmalı bir polemik yaşanacaksa..
Her iki kişilik de çok değerli ve bizim dostlarımız…

Sevgi ve saygı ile.
11 Haziran 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“7 Haziran Seçiminin Verdiği Mesajlar” üzerine bir yorum

  1. Ahmet hocam, kaçak saray için çok değerli ve verimli projeler ortaya konabilir. AOÇ’nin korunması gerçekten önemli. Ankara’da önemli bir alanı kapsayan ODTÜ arazisinin tamamına yakınını büyük bir özveri ile ODTÜ personeli ve öğrencileri tarafından ağaçlandırılmış ve korunmuştur. Bu nedenle AOÇ’nin özel bir yasa ile ODTÜ’nün tam korumasına verilmesi uygun olabilir.
    Kaçak saray bir bilim merkezi, araştırma merkezi, teknokent vb. amaçlarla kullanılabilir. Bu bölgenin özelliği dikkate alınarak AOÇ bünyesinde tarim-hayvancılık dahil bir çok araştırma- geliştirme laboratuvar ve tesisleri kurulabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir