ZİHNEN İPTAL!

ZİHNEN İPTAL!

portresi_genc

 

Prof. Dr. Birgül Ayman Güler

 

 

Seçim, siyasal vaadler üzerine yürür. 

Siyasal partiler, şimdi adet olduğu üzere 200 sayfa ortalamada seçim bildirgeleri yayınlar. Kimsenin okumayacağını bildikleri için olsa gerek, bir de kısa bildiriler çıkarırlar.
Şimdilerde bunların da okunacağı kuşkulu olduğu için belki, “FLAŞ! FLAŞ!” projeler açıklama adeti belirdi.

ALTI OKLU DEĞİL, ÇINAR AĞAÇLI Cumhuriyet Halk Partisi de bir “flaş!” yaptı.
Belli ki gündemi işgal etmek, tartışılmak istiyor.

Aman sakın yanılmamalı! TARTIŞILMAK İSTEMİYOR, gündemde “DÖNEN HABER” olmak istiyor. Çünkü “flaş! flaş!”a kapılıp “iyi ama şu da böyle…” diyecek olursanız,
bir kesim laik – cumhuriyetçi – hatta Atatürkçü ve ilerici – solcu – sosyalist olduğunu ilan edenler affetmiyorlar. -ŞİMDİ ZAMANI MI! SEÇİME GİDİYORUZ!

Gerçekten söyler misiniz; seçim vaatleri üzerine konuşmanın zamanı ne zamandır?
Hem de böyle gürültülü “flaş!”ları bile duymazdan gelip,
SEÇİMLER OLUP BİTTİKTEN SONRA MI?

Durum ilginç ötesi…

Bir kısım laiklik yanlısı, “AKP ile LAİKLİK TEHLİKEDE DEĞİL” sözünü duymazdan gelmeyi yeğledi. Bir bölüm cumhuriyetçi – Atatürkçü, “Anayasa’da vatandaşlığı
TÜRK DEĞİL TC diye tanımlayacağız” sözünü duymadı. Bir kısım ilerici – solcu – sosyaldemokrat – pek sosyalist şimdi son “FLAŞ!”ı savuşturmanın derdinde.

-KONUŞMA, SUS, SEÇİM VAR! 

-İyi ama, bütün bunlar “oyumuzu verelim” dediğiniz partinin seçim vaatleri!
Siz, gerçekten, bu vaatleri, hedefleri, amaçları doğru ve yerli yerinde mi görüyorsunuz? 

-HAYIR, HAYIR AMA, OLSUN, DUR ŞİMDİ, SEÇİM VAR! 

Bu duruma ne denebilir ki!

Seçime gidiyoruz, tüm algıların en açık olması gereken zaman diliminde algılar kapalı,
AMİGO RUHU BASKIN, kısacası ortam ZİHNEN İPTAL!

*
Açıklanan “FLAŞ!” proje, EKONOMİK YÜKSELİŞ PROJESİ.

Kalkınma değil, YÜKSELİŞ.. Anlamı şu: biz artık çabamıza kalkınma değil yükseliş diyoruz, çünkü biz “emerging economy”lerden biriyiz. Yükselen ekonomiler’den biri olarak da, KALKINMA PLANCILIĞINI TERK EDECEĞİZ. Size, KÜRESEL EKONOMİ ile
daha sıkı bağlanmayı amaçlayan proje esaslı NEO-LİBERAL İKTİSAT zihniyetini benimseyeceğimizi duyuruyoruz.

Ekonomik yükseliş zihniyeti, MONTAJCILIK düzeyine sıkışmış mevcut sanayiyi AMBALAJCILIK sanayisi düzeyine çekecek. Ticaret de, komisyonculuk mertebesine indirilecek.

SANAYİNİN ÖZÜ, depolama – gerekirse montajlama – mutlaka ambalajlama – etiketleme – bunları gideceği yere gönderme (POSTALAMA) İŞLERİ OLACAK.
Toptan – perakende ticaret düzeneğinin yerini ise, başka ülkede üretilmiş malı,
tüketileceği başka ülkeye iletme işi için alınacak KOMİSYONCULUK SİSTEMi alacak.
Kısa adıyla “LOJİSTİK“, yani “GERİ HİZMETLER”, yani “istihkam işleri”…

Ekonominin yükselişi için umulur ki, kimi üretim şirketleri bizim lojistik kentte yerleşir;
biz de onlardan teknoloji öğrenebiliriz.

Ürettiği malı alıp, TÜKETECEK ÜLKELERE GÖNDERME HESABI İÇİNDE
58 ÜLKE VAR. Büyük pazar! Ne var ki, bu ülkelerin böyle bir proje için ne diyecekleri şimdilik meçhul! Cazip bulacakları umulur!

1940’lı yıllarda ABD’li Thornburg gelmiş, bir rapor hazırlayıp Türkiye’ye
“SANAYİ DEĞİL TARIM” yolunu göstermişti. Şimdi dışarıdan birilerinin gelmesine
gerek yok.
Tüm iddialarımızı ve hedeflerimizi, ülkemizi kuran partinin yöneticileri dahil, dünya-bölge liderli parti bürokrasileri elbirlik etmişler, GERİ ÇEKİYORLAR.

*
“Flaş! flaş!” Tanıtım filmi, bu “proje”nin dünyada dördüncü olacağını ilan ediyor.
İlki Güney Amerika’da, diğer ikisi Uzak Asya’daymış.

Gelin görün ki, ÖRNEK GÖSTERİLEN PROJELERİN BU PROJEYLE
UZAK YAKIN BENZERLİĞİ BULUNMUYOR.

GÜNEY AMERİKA’DAKİ PROJE 2000 yılında başlayan, IISRA kısa adıyla bilinen
The Initiative for Regional Infrastructure Integration in South America. Bu, Güney Amerika’nın 12 ülkesinde devletlerin bir anlaşmaya bağladıkları, kimilerinin kendi kalkınma bankalarını devreye soktukları, “KITAYI BÜTÜNLEŞTİRME PROJESİ”. Proje çerçevesinde demiryolları, karayolları, enerji, telekomünikasyon hatları yapımı gibi işler var.

UZAK ASYA’DAKİ öbür 2 proje ise ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ ve Çin odaklı işler.

Biri, Çin’in Kunming kentinden başlatılıp Singapur’a uzanırken 8 ülkeyi içine alan
KUNMİNG DEMİRYOLU PROJESİ. Ülkeler arası anlaşmalar yapılmış; ama daha önemlisi arkasında Çin’in CNR ve CSR adlı dünya devi, 180 bin işçili, dünyada 350 yatırım üstlenmiş durumda olan iki demiryolu yapım-işletim şirketinin birleştirilmesi gibi
bir hazırlık var.

Öbürü İPEKYOLU EKONOMİK KUŞAĞI, Şangay İşbirliği Örgütü ve içinde Rusya, Kazakistan, Özbekistan, …. gibi ülkelerin yer aldığı, anlaşmalara dayanan bir ulaşım – enerji – iletişim altyapı projesi. Ülkeler yatırım şirketlerini harekete geçirmişler, anlaşmalar yapılmış.

Örnekler, bir ülkede bir mega kent kurup BAŞKALARININ ÜRETTİKLERİNİ başkalarının tüketimi için POSTALAMA işine hiç benzemiyor. Bunları, “flaş! flaş'” tanıtımına BENZERMİŞ DİYE SUNMAK HİÇ YAKIŞIK ALMIYOR.

*
Depocu-ambalajcı yeni sanayi, ÖZEL BİR KENTTEN yürütülecek. Hakkını yemeyelim, kent “MEGA KENT” olacak. Besbelli ki, şu anda ovalık – dağlık – boş bir alan bu işe hasredilecek. En önemlisi, bu Mega’nın yönetimi, ulusal ve kamusal yönetimin bir parçası değil, KÜRESEL ve ÖZEL SEKTÖR SİSTEMİNİN ELİNDE olacak.
ÖZEL YASA ve ÖZEL VALİ ile yönetilecek. Maliyetler sıfırlanacak.

Yani Anadolu’nun göbeğinde işçi ücretlerinin, sendikal hakların berhava edileceği;
vergi kasamızdan özenle
beslenecek; uyuşmazlıkları ULUSAL YARGI SİSTEMİNİN DIŞINDA ÇÖZÜLECEK; ulus-ötesi sigorta, para-kredi, hukuk kurumlarının iş göreceği bir KÜRESEL neo-liberal sermaye cenneti yaratılacak.

Yargı birliği mi demiştiniz! İdari birlik mi diyorsunuz! Hele adil ücret diyenler! Vatandaşların yasa önünde eşitliği mi! Bu modelde asıl olan bunlar değil,
REKABET ve YARIŞMADIR. Dinazorluğun ve statükoculuğun, ulusalcılığın ve
kamu hizmeti yandaşlığının alemi yok!

*
Ekonomik Yükseliş Projesi, bu seçim vaadi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş bir parti adına UMUT DEĞİL en fazla derin bir MAHCUBİYET DUYGUSU yaratabilir.
BU ZİHNİYET, artık ÇÖKEN KÜRESELCİ NEO-LİBERAL ZİHNİYETTİR.
Dünya Bankası, IMF ve hatta NATO’nun devirlerini tamamladıklarını görmeden,
halka bu denenmiş ve BATMIŞ PROJELERİ “seçim vaadi” diye sunmak
yakışıksız bir iş olmuştur.

Bu karşıdevrimci dalganın ortasında, yurttaşlarımızın umut aradıkları bir ortamda,
Türk Devrimi‘nin öncü gücü büyük bir partiyi bu duruma düşürmenin
SORUMLULUĞU BÜYÜKTÜR.

*
Ama belki bu sözler bile fazla olabilir. Ortadaki “flaş!” projesi, adeta bir okul bitirme projesi gibi bir şey. İlk kez okuyup, yeni öğrendiği şeylerin çok parlak olduğunu sanan acar bir öğrencinin okul bitirme ödevi… Acaba bu parlak okul ödevini ciddiye alıp Türk ve dünya kamuoyuna sunulmasını uygun gören yöneticilere ışık tutmakla mı yetinsek?

* BİR GÜN SONRA BİR EK

Bu yazı yayımlandıktan sonra, AKP’nin tepesinin değerlendirmesi geldi. Dediler ki,
“BİZ ZATEN BUNU YAPIYORUZ; tüpgeçitler, üçüncü köprüler, havaalanları ve diğerlerinin ne olduğunu sanıyorsunuz; hem yazdık hem de çoktaaan yapmaya başladık; BİZDEN AŞIRMA BU PROJE!”
 

BÖYLECE BU YAZININ DOĞRULUĞU KANITLANMIŞ OLDU. 

Yani: Sandıktaki yarış,
küreselci neoliberal zihniyetin iki kanadı arasında!

Kamu-özel işbirliği, KÜRESELE BAĞLILIK, sıfırlanmış maliyetçilik, SANAYİSİZLEŞTİRMEyargının ve idarenin birliğine son verip
HER ŞEY SERMAYENİN EMRİNE…  

HEPİMİZ KÜRESELCİYİZ, HEPİMİZ NEOLİBERALİZ, HEPİMİZ! 

http://baguler.blogspot.com.tr/2015/05/zihnen-iptal.html?spref=fb, 22 Mayıs 2015

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir