Dolar neden sürekli artıyor?

Dolar neden sürekli artıyor?

Mustafa Pamukoğlu

Mustafa Pamukoğlu
pamukoglu@aydinlikgazete.com

AYDINLIK, 19 Nisan 2015

Dolardaki önlenemez artış ekonomik krizi derinleştirmektedir. Bunun ekonomide yarattığı hasarı iki ve üçüncü çeyrekte göreceğiz. Enflasyonun halkı nasıl perişan edeceğini yaşayacağız. Peki Dolar neden yükselmeye devam ediyor?

ABD EKONOMİSİNİN İYİLEŞMESİ

ABD ekonomik göstergeleri son aylarda beklentilerin üzerinde olumlu gerçekleşiyor.

Doların artışı, dolara olan talebin arttığını veya sürdüğünü gösteriyor. Dolara ihtiyaç var.
Bu ihtiyacı doğuran sebeplerin başında ABD ekonomisindeki olumlu gelişmeler ve
FED’in faiz artırımı yapmasına az bir süre kalması geliyor. Çünkü dolar sahipleri
ABD’ye gitmek ve oradaki faiz artırımından yararlanmak isteyecekler.

ÜLKE RİSKİ ARTIYOR

Kürt sorunu, Türkiye’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika olan ile ilişkileri, sözde Ermeni meselesinin sürekli gündeme getirilmesi, komşularla olan ticaretin durma noktasına gelmiş olması, ülke riskimizi artırmış durumda. Dolar sahipleri ülke riski nedeniyle Türkiye’yi
terk etmektedir. Buna sermayenin yurt dışına kaçması da diyebiliriz.

SİYASAL RİSK VE RİSK PRİMİ YÜKSELDİ

Cumhurbaşkanı’nın sürekli başkanlık sisteminden söz etmesi, anayasa ihlali kabul edeceğimiz eylemler yapması, 7 Haziran 2015 seçiminin kritik bir seçim iklimine çevrilmesi,
HDP’nin barajı aşması gerektiği, aksi halde şiddet olaylarının kentlere sıçrayacağına ilişkin tahmin ve tehditler, her türlü koalisyondan söz edilmesi, dolara olan talebi artırıyor. Ülkede güvensizlik ortamı var…

Ülke ve siyasal risk nedeniyle risk primimiz oldukça yüksek. Türkiye’nin 5 yıl vadeli borcunu iflasa karşı sigortalamanın maliyeti olan kredi iflas primi (CDS) mart ayında 11 aydan beri
en yüksek düzey olan 227 baz puana yükseldi. (Ülke risk primleri OECD Uzlaşması kapsamında OECD ülke riski 1 ile 7 arası kategoriler ve geri ödeme dönemi 2 yıl ve daha çok olan ülke kredileri veya orta vadeli sigorta programları için hesaplanmaktadır. Ülke Risk primi hesaplama tablosunda bulunan değerler gösterge niteliğinde olup kredinin sonuçlandırılması aşamasında işlemin ve alıcının durumuna göre değişiklik gösterebilir.)

BORCU BORÇLA ÖDÜYORUZ 

Yıllardan beri dış borçların başımıza iş açacağını söyleyip durduk. Geldiğimiz noktada
borçları çevirmek konusunda zorlanıyoruz. Kısa vadeli borç tutarı 180 milyar dolar,
cari açığı da eklediğimizde 220 milyar dolar parayı 1 yılda bulmamız gerek. Bunun için çılgınlar gibi para arıyoruz. Türkiye’ye artık yabancı sermaye, sıcak para gelmiyor. Oluk oluk para gelme devri bitti. AKP de bunun farkında. Sıcak para ile finanse edilen ekonomimiz
para geldikçe sorun büyüyerek ertelendi. Ertelenmesinin maliyeti daha da ağırdır.
Ama vatandaş bunu fark etmedi. Medya da ekonomiyi iyi gösterdiğinden dış borçlar tartışma konusu bile yapılmadı. Ama devran döndü. Karizmamız çizildiğinden hurmalar da
net hata noksan dışında eskisi gibi gelmiyor. Bu da dolara olan talebi iyice artırıyor.

MERKEZ BANKASI ŞAŞKIN!

Merkez Bankası sürekli dayak yediği için dolardaki artışı durduracak önlemleri almakta
tereddüt gösteriyor. Aslında şu anda faiz indirimi değil faiz artışı yapması gerek.
Ama onu yapmak da öyle kolay değil. Ertesi gün dayak var!

Merkez Bankası her gün piyasaya dolar satarak doların yükselişini engelleyemez.

Hasta ciddi kan yitirdi. Dolar aşağıya inse dahi hastanın eski kan düzeyine ulaşması için
kimi iyileştirici köklü önlemler almak gerek. Bu da seçim sonrasına kalacak.
Koalisyonlar istendiği için bunu da olasılıkla Kemal Derviş yapacak.

Tavsiyemiz doları olanlara; dolarlarınızı 8 Haziran’a kadar bozdurmayın.
Doları olmayanlara ise önerimiz kuru gıda malzemesi biriktirin!..

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir