Rifat SERDAROĞLU : KİŞİLİK BOZUKLUĞU

 

KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Rifat Serdaroglu

Kişilik bozukluklarına genelde şunlar sebep olabilir;
-Anne ve babanın çocuk yetiştirirken sergiledikleri tutum nedeniyle çocukta oluşan ve yerleşen mizaç. (Örneğin, komşu kızına küfreden çocuğu urganla tavana asan babalar, vs.)
-Merkezi sinir sistemi bozuklukları.
-Beyin hastalıkları.
-Biyolojik- Kültürel- Bilinçaltı etmenler.
-Fiziksel çevre.

Özellikleri    ;
Hasta, kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır!
Kendini dünyanın merkezi olarak görür.
Sevgi, saygı, empati, anlayış ve duygusallık yaşamında pek yer kaplamaz.
Başkalarının söylediği doğruları kabul etmeyi güçsüzlük sayarlar.
Ortada geçerli bir neden yokken, aldatıldığından, ihanetten, sabotaj ve suikasttan kuşkulanırlar. Çevrelerinden sürekli olarak kuşkulanırlar.
Yeterli ve gerçek bir kanıt olmadan kendi ailesinden ve yakın çalışma arkadaşlarının bağlılıklarından kuşkuya düşerler ve öfkeyle saldırıya geçip karşısındakileri
tekme-tokat dövebilirler…

Bu tip hastaların tedavileri çok zordur.
Öncelikli ve temel tedavi biçimi psikoterapidir.
İlaç tedavisi 2. sırada bir yöntemdir. Yetkin bir klinikte kesin istirahat şarttır.

*****
Şimdi lütfen bir an için
ülkenizi yöneten kişinin “Kişilik Bozukluğu” hastası olduğunu düşünün!
Türkiye’de böyle bir olay olmaz ama, mesela dedik!
Bizimkisi varsayım yani! Neler olurdu acaba?

-Çevrenizde konuşup, anlaşabileceğiniz, ticari ve dostane ilişkide bulunacağız
bir tane komşu ülke kalmazdı!

Paranoid ve Narsist Kişilik Bozukluğuna yakalanan yöneticiniz sayesinde,
hem dünyada yalnız kalırdınız, hem de dış ticaretiniz batma noktasına gelirdi!

-Yöneticiniz, sabah televizyon canlı yayınında söylediklerini, öğleden sonra inkâr ederdi!

-Yurtiçi toplam tasarruflarınızın Milli Gelirinize oranı %20’den, % 12-13 düzeyine gerilerdi! Güven endeksi yerlerde sürünürdü!

-Sanayiniz, ara malı ve hammadde ithal edip, ithalat yapılan ülkelerde istihdam yaratır,
kendi insanınız ise işsiz kalırdı. 15 yıl önce %6,5 olan işsizlik oranı bugün 10,5 a fırlardı!
Genç işsizlerin oranı ise %20’ler düzeyine çıkardı!

-Devletin tüm altyapı ve stratejik yatırımları, 2-3 yıllık kazançları karşılığında,
blok özelleştirme adıyla peş keş çekilmiş olurdu.

-12 yılda 457 MİLYAR DOLAR Dış İşlemler Açığı verirdiniz!
Dış Borçlarınız 400 MİLYAR DOLARI aşardı!
-Ülkenizin kanını emen, gencecik fidanlarımızın yaşamlarını çalan
Uyuşturucu ve Terör Çeteleri, ellerinde silahlarıyla Devletinizin muhatabı yapılırdı.
-Ülkeniz “HUKUK DEVLETİ” ilkesinden sapar;
Yargı, hükümetiniz eliyle Cemaat ve Tarikatların emrine verilirdi!
-Bağımsızlığınızın simgesi olan Bayrağınız indirilir ve yakılırdı!
-Cumhuriyetinizin kurucularının büstleri kırılır yıkılırken, vatan hainlerinin heykelleri dikilirdi!
-Eğitim sisteminizin başında bulunan “MİLLİ” kelimesi yırtılıp atılır,
yerine “ŞER’İ” kelimesi konurdu!

Eğer ülkenizi “Kişilik Bozukluğu” olan biri yönetiyorsa, bu kişi halkın yararına olacak işleri yapmak yerine kendi geleceğini güvence altına almayı ön plana alırdı!
Ülkenizin sistemini değiştirmeye çalışır, ülke anayasasının kendisine vermediği yetkileri kullanır, yasaları da paspas gibi çiğnerdi!

Örneğin, ülkenizde 15 yıldır yaşanmamış bir elektrik kesintisi olsa, ülkenizin enerji sistemi çökse, insanlar-çocuklar-yaşlılar- elektriğe bağlı yaşayan hastalar perişan olsa, aşı ve ilaçlar bozulsa sizin “Hasta” yöneticiniz ne derdi?

Eyy halkım!

Ben size, “bu sistem bekleme odasına alınmıştır” demedim mi?
Çift başlı yönetim olursa böyle olur diye kezlerce konuşmadım mı?
Verin bana 400 parmak makinası, anında tüm sorunları çözeyim yahu!
Vermezseniz, işte böyle karanlıkta kalırsınız. Eski Türkiye’yi isteyen Gezicilerin oyunları bunlar! Ben anlarım, ben kül yutmam!
Boynumda mangal mı var?
Kim astı ulan bu mangalı boynuma?
Çözün beni be, niçin bağlıyorsunuz?
Deli miyim ben yahu?
Paralel paralel paralelli, taralel taralel taralelli…

Not :
*Hırsızlıklarını örtmek için devletin güzide istihbaratçılarını darmadağın ettiler!
*“Vizeleri kaldırdık” demek için, Ortadoğu’nun profesyonel teröristlerinin ülkeye
serbestçe girmesine göz yumdular!
*Ellerinde baltalarla, Lâik Cumhuriyet’in damarlarına arsızca saldırdılar!
*Lâik Cumhuriyeti yaraladılar!
*Cumhuriyetin Savcısını, Adliye binasında koruyamadılar!
*PKK’nın taşeronu teröristler, Kandil’in emriyle, Adliye Sarayında,
Türk Milletinin gözü önünde Cumhuriyetin Savcısını katlettiler!
*Cumhur’un Başı, Cumhuriyetin Savcısının ölümüyle sonuçlanan operasyonda görev alan Polisleri “TEBRİK ETTİ.”

Bunlar iyi günlerimiz, korku arttıkça zulüm de artacaktır, ta ki yıkılana kadar…

Sağlık ve başarı dileklerimle 01 Nisan 2015

========================================

Dostlar,

Yeryüzünün bütün laneti, güzelim ülkemizi bu sefil – rezil durumlara düşürenlere olsun!

Sevgi ve saygı ile.
01.04.2015, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir