KAPİTALİZM DİNİ KULLANIYOR..

KAPİTALİZM DİNİ KULLANIYOR..

portresi_renkli

 

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

 

Dostlar,

Yazı uzun.. Anıl hocanın hep yaptığı gibi..

Şöyle başlıyor :

“Dünya tarihi içinde Batı ülkelerinde ortaya çıkmış olan kapitalist sistem, uzun yıllar süren sömürgecilik ve emperyalizm sonucunda bir ekonomik düzen olarak ortaya çıkmıştır. Sermayecilik anlamına gelen kapitalizm kavramı, eski Latince kökünden gelen bir deyim olarak bütün batı dillerinde yer alarak, sermaye merkezli bir ekonomik düzenin oluşturulması sürecinde etkili olmuştur. İlk çağlarda insanlar gereksinimlerini karşılamak için ürettikleri malları önce trampa adı verilen değiş tokuş ile çevirerek bir ekonomik arayış içerisinde olmuşlar ama istenen düzeyde bir gelişme bu yoldan sağlanamayınca, bunun üzerine değerli madenlerden üretilen para ile kalıcı bir ekonomik değişim ve yaşam düzenini oluşturmaya yönelmişlerdir. Paranın icat edilmesiyle, Batı dünyasında bugünkü uluslararası kapitalist sistemin kuruluşuna dek giden yolun önü açılmıştır. Değerli madenlerden kolayca üretilen paralar, Dünya ticaretinin gelişmesinde ve paraya dayalı bir ekonomik düzenin ortaya çıkmasında etkili olmuşlardır. Zamanla bankacılık sistemine geçilmesiyle birlikte madeni paradan kağıt paraya doğru bir geçiş gerçekleşmiş ve böylece paranın kullanımı daha kolay bir düzene doğru geliştirilmiştir. Böylece, paranın merkezinde yer aldığı bir evrensel ekonomik düzen, parayı esas alan ve sermaye egemenliği anlamına gelen kapitalizm kavramı adı altında kurularak bugüne dek getirilmiştir.”

*****
Yazı devamla;

“Ortaçağ boyuncu Vatikan kilisesinin Katolik anlayışının tutsağı olan Avrupa kıtası,
uzun süren bir durgunluk dönemi yaşamış ve daha sonra da Protestanlığın ortaya çıkışı ile birlikte bu baskı düzenini kırarak dünyaya açılarak, kıtalararasında geliştirilen ticaret ilişkileri üzerinden kapitalizmin oluşum sürecini başlatmıştır. Katı bir Katolik anlayış ile ticaretin gelişememesi üzerine başlatılan Protestanlık akımı ile birlikte, ticaretin de önü açılarak dünya kapitalist sisteminin gelişmesi sağlanmıştır. Alman filozofu Max Weber, Protestanlık ahlakı üzerine yazmış olduğu kitabında kapitalizmin bütünüyle Protestanlığın ürünü olduğunu
öne sürerek, bu sayede uluslararası ticaretin gelişmesiyle para akımının hızlanarak sermaye birikiminin ortaya çıktığını vurgulamıştır. Kapitalizmin ruhunun Protestanlık ahlakında yattığını öne sürerken, geleceğin gelişmiş kapitalist yapılanmasının da tohumlarını bu düşünür ortaya atmıştır. 18. yy’da ve sonrasında Avrupa ülkelerinde ekonomik ve siyasal karışıklıklar birbirini izleyince, en zengin bankerlerin desteğinde
Karl Marx’a kapitalin kitabı yazdırılmıştır. Böylece kapital kavramı kutsallaştırılırken,
var olan devlet yapılarının kapitalist ekonomiye karşı direnişlerini kırmak üzere de bir evrensel sosyalist akımın gündeme getirilmesi sağlanmıştır. Sosyalizm görünüşte kapitalizm karşıtlığı ya da düşmanlığı çizgisinde geliştirilmesine rağmen, bir yandan da kapitalist sistemin karşı dengelerini oluşturarak, dünya halkları ve devletlerinin ulusal çıkarları doğrultusunda evrensel kapitalizmin ekonomik alanda gerçekleşmesine karşı direnişinin önlenmesini sağlamıştır. Paranın ekonomi üzerinden toplumsal alanda ön plana geçmesiyle başlayan yeni dönemde, bir uluslararası kapitalist sistemin ortaya çıkarak gelişmesinin ortamı yaratılmıştır. Ortaçağ sonrasında batının dünyasının Katoliklikten Protestanlığa doğru kayma göstermesi ile birlikte, kapitalist açılımın ön koşulları daha özgürlükçü bir ortamda gelişme şansına sahip olmuştur….”

*****
Ve şöyle bağlanıyor :

” Kapitalizm tarihin her döneminde dini bir araç olarak kullanmış ama hiçbir zaman karşısına almamıştır, çünkü kapitalizmin kurucusu konumundaki Yahudi grupları bir dini cemaat yapılanması içinde kalarak, ekonomik etkinliklerini sürdürmüşler ve dinsel kimliklerini koruyarak Hıristiyan ve Müslüman ülkeler ile ilişkilerini geliştirmişlerdir. Uluslararası şirketler, Ortaçağ sonrasında Vatikan’ın ve Halifeliğin direnişlerini kırma doğrultusunda uluslaşmayı desteklemişler ve böylece Hıristiyan ve Müslüman dünyaların ulusal kurtuluş hareketleri ile parçalanmalarını sağlayarak ekonomi üzerinde dünya hegemonyalarını geliştirmişlerdir.

Büyük İmparatorluklardan iki yüz ulus devlet çıkartarak güçlü devlet yapılanmalarını tasfiye eden tekelci şirketler, yeni dönemde cemaatlar ve alt kimlikli kesimler ile işbirliği yaparak karşılarındaki devlet düzenlerini yeniden küçültme doğrultusunda,
iki yüz ulus devletten iki bin eyalet devletine geçişi zorlamaktadırlar.

Bu aşamada dinsel cemaatlar daha dikkatli olarak, küresel şirketler gibi devletleri ve milletleri karşılarına alarak bölücülük oyunlarına ya da çökertme operasyonlarına
alet olmamalıdırlar. Hakkaniyet, bugünün koşullarında böylesine adil bir tutumu gerektirmektedir.” (27.02.2025)

*****

Yazının tümünü pdf olarak indirip okuyabilirsiniz :

Kapitalizm_Dini_Kullaniyor

Sevgi ve saygı ile, 02.03.2015

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir