Mustafa Balbay : Boştepe’den Atatürk’ü Kaldırmak…


Boştepe’den Atatürk’ü Kaldırmak…

Mustafa Balbay

Sonunda bu da oldu;

  • Atatürk’ün resmi kaçak sarayda Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantılarının yapıldığı salondan kaldırıldı!

Şaşırdık mı? Elbette hayır.
Arama motorunda “Atatürk’ün resmi kaldırıldı” başlıklı haberler listelendiğinde onlarca sayfa tutuyor.

  • Ders kitaplarından, madalyalardan, hutbelerden Atatürk’ün resminin, adının kaldırılmasının ardından sıra MGK salonuna geldi.

Bütün dünyanın kabul ettiği, 20. yüzyıldan 21. yüzyıla taşınabilmiş çok az lider arasında
yer alan Mustafa Kemal Atatürk’ün kaçak saraydan kaldırılmasını kötüye de yormamak gerekir. O masanın arkasının boş kalması tabloyu daha iyi tamamlıyor. İki boşluk birleşmiş oluyor. Böylece kaçak saraya bir ad daha çıktığını söyleyebiliriz; bölgeye Beştepe adı verildiği için Cumhurbaşkanlığı Sarayı yerine Beştepe de denmeye başlanmıştı.

Şimdi Boştepe de denebilir.

***

Atatürk Orman Çiftliği’nin talan edilmesinde en büyük imzayı atan kaçak sarayın yapımı, başından sonuna birbirini tamamlayan sahteliklerle dolu.
Özetleyelim…
2011 yılında bölgenin 1. derece sit özelliği
3. dereceye indirildi. O gün burası için hiç de iyi şeylerin planlanmadığı anlaşılmıştı.
Ardından gecekondu semtlerinin modernleştirilmesi, yeniden planlanması için kentsel dönüşüm ve gelişim programının içine AOÇ de kondu. Düşünün; topluma biz gecekondulaşmayı kaldıracağız diyorsunuz, buna sığınıp saray kondu yapıyorsunuz!
İnşaat başlarken adı, Başbakanlık Hizmet Binası idi. Bitimine yakın Cumhurbaşkanlığı Sarayı oldu. Görünen hedef, başkanlık sarayı yapmak.
Oda sayısı bin küsur, küsur sayısı onlarca olan kaçak saraya harcanan 1.5 milyar liranın hazineden çıkış kalemi de gidişi tamamlıyor; inşaat Kalkınma Bankası bütçesinden yapıldı.
Kalkınma deyince bundan sonra neyi anlamamız gerektiğini de anlamış olduk.
Mademki yapılan resmi açıklamada olduğu gibi kaçak saray halkın;
bundan böyle kalkınma rakamlarına şunu da eklemek gerekecek:


Kişi başına düşen saray odası sayısı!

***

Bir kamu kuruluşunda başbakan olarak görev yapan Ahmet Davutoğlu’nun
bu tablodaki yeri nedir?

O koltuk boş.
O boşluğu da Boştepe’deki kaçak saray sakini dolduruyor. 5 Ocak olmadı, 19 Ocak’ta
Bakanlar Kurulu Başbakan’ın değil, Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanacak.
Bu durumda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin adını da şöyle değiştirmek yakışır:


Tayyip’e Bakanlar Kurulu…


Bakanlar zaten bu adı benimsemiş, art arda yaptıkları açıklamalarla bunu ilan ediyorlar.

Cumhuriyetin kuruluş değerlerini benimsemiş, bu alandaki erozyondan büyük kaygı duyan insanların 2014’e ilişkin iyi anılarının olmadığı ortada.

Toplumun büyük kesiminde karamsarlık egemen.
Öyle ki şu görüş bile ciddi ciddi tartışılıyor:

Bunlar sandıkta düşük oy alsalar bile iktidarı vermezler…
Geçen gün Çayyolu’nda bu olasılığı soranlara şu karşılığı verdim:

Evet, bunlar iktidarı vermemek için her şeyi yaparlar, vermezler; biz alacağız.
Onlar iktidarı vermez diye bunu kabullenecek miyiz? Elbette hayır. Bu, yılbaşı diliyle söylemek gerekirse, bilet almadan, bize piyangodan para çıkar mı çıkmaz mı, diye tartışmaya benzer.
Biz, başarıya, iyiye, umuda, kazanmaya bilet alacağız.

Boştepe’den fotoğrafı kaldırılan Atatürk ne diyor;

Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.

Duvarlardaki değil, yüreklerdeki Atatürk’le kazanacağız.

========================================

Sağol sevgili Balbay,

Slide5

Biraz moral verdi yazınız..  ??!!

Slide6

Büyük ATATÜRK‘ün tam da yerinde sözü ile yanıt verelim :

    • “Beni inkâr edeceksiniz.
      Hatta bühtanla yad edeceksiniz.
      Hint’e, Yemen’e ve Mısır’a giden fikirlerim,
      orada filizlenerek gelip sizi boğacaktır.”


Sevgi ve saygı ile,
03.01.2015 

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir