GÜNAYDIN! TÜRKÇE BİLİM VE SANAT DİLİDİR!

Dil_dernegi






GÜNAYDIN! TÜRKÇE BİLİM VE SANAT DİLİDİR!

Hiçbir dil, düşüncesi siyasal çıkara göre durmadan değişen
insanlar gibi bir gecede değişmez; hiçbir toplum bir gece yatıp
ertesi sabah dilsiz kalkmaz. Ancak "din" gibi "dil" de siyasanın aracı
yapılır. Pek çok yönetici Türkçenin tarihsel akışında,
Türkçeye ihanetle yer almıştır.

Kaşgarlı Mahmut'tan, Ali Şir Nevai'ye dek pek çok aydın Türkçeyi
savunmak için kitaplar yazmıştır. Yöneticilerle bilgin ve
yazarların Türkçeyi dışlaması yüzyıllar öncesinde de çok
tartışılmıştır. Âşık Paşa, 

"_Türk diline kimse bakmaz idi
Türklere hergiz gönül akmaz idi
Türk dahi bilmez idi bu dilleri
İnce yollu ol ulu menzilleri" diye yakınmış;
Âşık Kâmil, _"Unuttum bildiğim Türkçe lisanı /Arabî, Fârisî sohbet ederken"_ dizeleriyle Türkçenin unutulma tehlikesiyle yüz yüze geldiğini belirtmiştir. Selçuklu gibi Osmanlı da kendine Türk, diline Türkçe dememiştir. Osmanlı, yüzyıllarca halka Arap abecesini ve Arapça-Farsçanın kurallarıyla örülü Osmanlıcayı öğretememiştir. Bugünün Osmanlıca hayranları da öğretemez; savunurken bile gülünç duruma düşüyorlar.
Çünkü amaç Osmanlıcayı sahiplenmek değil, Türk Devrimi ve Atatürk'le hesaplaşmaktır.
Ömer Seyfettin, Ali Canip'e yazdığı mektupta (1910), dilden nefret
ettiğini yazmış, Ziya Gökalp ve birçok Osmanlı aydını "yeni
lisan" arayışına girmiştir. Harf ve Dil Devrimlerinin
kazanımlarıyla bütün kaynakları okuyup anlayabiliyoruz. Osmanlı
aydını "yeni lisan" arayışındayken 21.yüzyıl politikacısının
"eski dil" sevdası tutuculuktur; bilgisizliktir. Türkçenin tarihsel
akışına baktığımızda, örneğin II. Bayezit bile bugünün
egemenlerinden birkaç adım öndedir; Kemal Paşazade Şemseddin
Ahmet'e bilimsel yapıtların Türkçe yazılmasını buyurmuş; buyruk,
Osmanlıca engeliyle karşılaşmıştır. II. Abdülhamit döneminde
Türkçenin "resmi dil" olması kararlaştırılmış; karar, kâğıt
üstünde kalmıştır. Çağın gereklerini karşılayamayan
imparatorluk, "geri kalmışlık"tan kurtulabilmek için batıdaki gibi
yeni okullar açmak, çağdaş kitapları Türkçe'ye çevirmek istemiş;
çok zengin olduğu sanılan Osmanlıcanın batılı kavram ve terimleri
karşılamadığı açıkça görülmüştür. Avrupa dinde reformu,
rönesansı yaşar; buluşlarla insanlığı, "matbaa" ile beyinleri
aydınlatırken Viyana kapılarına dayanan Osmanlı, kapının ötesini
görememiştir. Bugünkü iktidar sahipleri de kapıları bilgiye,
sanata kapatma aymazlığı içindedir.

Atatürk gibi biz de hiçbir zaman geçmişi yadsımadık. "Selam
verdim rüşvet değildir deyü almadılar"_ diyen Fuzuli; şiirleri
türküleşen Pir Sultan; eşkıya soyuna uğradığı için "Harname"yi
yazan Şeyhi; ülke batarken _"İzn alub cum'a nemâzına deyû
mâderden (annenden)/Bir gün uğrılayalım çerh-i sitem-perverden
(zalim felekten bir gün çalalım)"_ diyen Nedim de bizimdir. Bilimsel
çalışmalar yapan Hekimbaşı Mustafa Behçet, Ahmet Cevdet Paşa,
Şemsettin Sami gibi toplumu bilgilendirmek için her alanda kitap yazan
Ahmet Rasim de bizimdir. Onlarca Divan şairi sayabilmemize karşın,
onlarca bilimci sayamıyoruz. 21. yüzyılda Osmanlıcayla bilim
yapılabileceğini söylemek, bilgisizlik değilse aymazlıktır.
Felsefe dersini gereksiz bulan, tarihi çarpıtan, dil bilinci
taşımayan bu iktidar döneminde de Türkçe, yüzyıllar boyunca
olduğu gibi direnmektedir. _"Ülkesini, yüksek bağımsızlığını
korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller
boyunduruğundan"_ kurtarma savaşımını sürdürecektir. Atatürk'ün
vasiyetnamesini çiğneyen, Türk Tarih ve Dil Kurumlarını
kapatanların ardılı bu iktidar ve yandaşları unutmasın:
Türkçe, bilim ve sanat dili olduğunu 82 yılda kanıtlamıştır.

Dil Devrimine karşı olanların hepsi, devrimin kazanımlarıyla tümce
kurabilmektedir. Bu da Harf ve Dil Devrimlerinin başarısıdır! Orunu,
adı sanı ne olursa olsun, kimse yanlışı doğru diye satmasın!
Ülkemiz de Türkçemiz de sahipsiz değildir! Kimse unutmasın tarih,
dilini hor görenlerin acınası örnekleriyle doludur! Dileriz,
Osmanlıcaya övgü düzenler acınası duruma düşmezler!

DIL DERNEĞI YÖNETIM KURULU BAŞKANI

SEVGI ÖZEL

Sevgi_Ozel_portresi

 

 

 


http://www.dildernegi.org.tr/TR,699/gunaydin-turkce-bilim-ve-sanat-dilidir.html

============================

Dostlar,

Bir Dil Derneği üyesi olarak,

Genel Başkanımız Sayın Sevgi Özel‘in yazısını içerik olarak paylaşarak yayımlıyoruz.

Dilimizi küçümseyen, aşağılayanlara biz de aynı fiillerle bakıyoruz.. üstelik acıyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
03.01.2015, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir