Hüsnü Merdanoğlu : DERSİM’den DERS ALMAK…

 

Dostlar,

Aşağıda yazdıklarımızı 24 Kasım 2014 günü yineleyerek bu dosyayı güncelliyoruz..

Başta hükümet ve Başbakan Davutoğlu olmak üzere herkesi sorumlu davranmaya
ve siyasal sömürü (istismar) kaynağı olarak kullanmamaya;
böylesi davranıştan “utanmaya” çağırıyoruz.

“Dersim modern bir Kerbeladır..” sözü, Başbakan Davutoğlu adına büyük bir ayrıştırma, provokasyon olarak kaydedilmiştir.

Davutoğlu bu ağır hatasından ne zaman utanır bilemeyiz ama
toplumsal barışı kundakladığını dileriz hızla fark etsin ve rotasını düzeltsin.

Haydi RTE‘yi mazur görelim.. (Görülmez ya!?)

Başbakan Davutoğlu Boğaziçi gibi seçkin bir üniversitede siyasal bilimler –
uluslararası ilişkiler (ve Ekonomi) okumuş, bu alanda Profesör olmuş bir kişi.. Kendisinden kamil bilim insanı davranışı beklemek hakkımızdır;
kendisinin de bu yönde davranmak boynunun borcudur.

Neydi Alevi – Bektaşi inancının özü : Eline (İline) – Beline – Diline sahip ol!

Her kim ki bu ilkeye uyar; önce kendini kurtarır..

Sevgi ve saygı ile.
24 Kasım 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

==============================================

DERSİM’den DERS ALMAK…

PORTRESI_husnu_merdanoglu
Hüsnü Merdanoğlu

 

 

Dostlar,

Kardeşimiz araştırmacı – yazar Sn. Hüsnü Merdanoğlu‘nun önemli bir kitabını,
2014’ün kritik topludurumuna (konjektürüne) paldır küldür sürüklenirken
paylaşmak istiyoruz :

  • DERSİM’den DERS ALMAK…

İlgi ve bilginize sunarız…

Dersim'den_Ders_Almak_Husnu_Merdanoglu_kitabi
Bu çalışma;
Dersim konusu Alevilik sorunu mudur?

Yoksa Alevilikle doğrudan ilintili olmayan etnik bir konu mudur?

Dersim harekâtı, bir ayaklanma sonucu mudur?

Dersim olaylarının günümüz ayrılıkçı girişimleri ile benzerlikleri nelerdir?

Dersim harekâtında Atatürk’ün etkinliği nedir?

gibi soruların, yansız bir yaklaşımla ve belgelere dayanılarak yanıtlanması,
konunun özenle incelenip, geçmişte yaşanılanlardan günümüz ve gelecek için
kimi derslerin çıkarılıp deneyimlerin kazanılmasına yardım amacıyla yapılmıştır.

Osmanlı yönetimi Mondros Mütarekesi‘ni kabul etmekle, hem Osmanlı’nın sonunu getirmiş hem de Sevr Antlaşması dayatması ile karşı karşıya kalarak,
emperyalist güçler tarafından Anadolu’nun bölüşülmesine zemin hazırlamıştır.
Bu bağlamda, Anadolu’nun paylaşılması yanında Ermenistan ve
Kürt devletlerinin kurulmasını da kurgulayan egemen güçler
,
etnik ayrımcılığı kışkırtmışlardır.

İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’un 9 Temmuz 1919 ve 21 Temmuz 1919’da hazırlayıp Londra’ya gönderdiği rapordan:

  • “Binbaşı Noel, Abdülkadir ve Bedirhanoğulları ile görüştü. Abdülkadir satın alındığı takdirde güçlük çıkaramaz. Binbaşı Noel, Kürt şefleriyle görüşbirliğine varırsa, bundan büyük yararlar sağlayacağını söylüyor. (…) Kürtler henüz
    Mustafa Kemal‘e karşı ayaklanmadı. Noel bunu başarabileceğinden emin.”

İngiliz Yüksek Komiserliğinin görevlisi Hohnel’in Sir Tilly’e gönderdiği
21 Temmuz 1919 tarihli rapordan:

  • “Türkleri zayıflatmak maksadıyla, Kürtleri Türklerden dikkatli ve temkinli bir şekilde kopartmanın iyi bir fikir olduğu…”

İngilizlerin İstanbul’daki Yüksek Komiser Yardımcısı Amiral Webb’in,
Dışişleri Bakanı Lord Curzon‘a 19 Ağustos 1919 günü gönderdiği rapordan:

  • “Amerika, Trabzon ve Erzurum’u içine alan Ermenistan’ı himaye edecek;
    geri kalan dört il ise Kürt devleti olarak İngilizlerin himayesine bırakılıyor.”

İngiliz ajanı Kindston’un 28 Kasım 1919 tarihli raporundan:

  • “Kürtlere ne kadar inanmasak da onları kullanmamız
    çıkarımız gereğidir.”

*****

Eşe – dosta ve de “ilgilisine” armağanlık..

İbretlik..

Bir kez daha teşekkürler Sn. H. Merdanoğlu ve 2014’te yeni ürünler dileğiyle..

Sevgi ve saygı ile.
30 Aralık 2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Hüsnü Merdanoğlu : DERSİM’den DERS ALMAK…” üzerine bir yorum

  1. “ŞERİAT HÜKMÜNÜN VE KİTAPLARIMIZIN VERDİĞİ HAKLARLA BİZ ALEVİLERİN BİR KAFİR VE DİNSİZLER TOPLULUĞU OLDUĞUNA KARAR VERDİK… BİR TEK FERDİ CANLI BIRAKILMAYA…” (1514 tarihli İbni Kemal Fetvası)

    Aleviler aleyhinde Emevi Halifesi Yezit’ten bu yana “BİR TEK FERDİ CANLI BIRAKILMAYA…” denilen Fetvalar (ENGİZİSYON KARARLARI) verilmekte ve bunlar bir daha geri alınmamaktadır.

    Sözde Laik Cumhuriyet, Alevilik aleyhindeki “ENGİZİSYON KARARLARINI KALDIRMASI GEREKİRKEN; ALEVİLİĞİ, DEDELİĞİ, TÜRBE ZİYARETLERİNİ YASAKLAYARAK; TEKKE VE ZAVİYELERİ KAPATARAK BÜTÜN ENGİZİSYON KARARLARINI YÜRÜRLÜKTE tutmuştur.

    Bu Fetvaların(Engizisyon Kararlarının) en kötüsü, en korkuncu, en zalimi olan 1514 Tarihli İbni Kemal Fetvası ise; TUNCELİ KANUNU adıyla zamana ve mekana UYDURULARAK; DÖNEMİN İLERİ ASKERİ TEKNOLOJİSİYLE SÖZDE LAİK CUMHURİYET DÖNEMİNDE YEZİD HİLAFETİNİ YENİLEME AŞKIYLA UYGULANMIŞTIR.

    Sözde Laik Cumhuriyet, “Dersim’de 60 km genişliğinde 90 km uzunluğunda, 450-500km2 alanda BİRKAÇ YÜZ BİN ALEVİ’NİN ÖZGÜRCE YAŞAMASINA İZİN VERMEMİŞ; Dersim 3. Büyük Alevi Soykırımını yaparak, TÜRKİYE’DE ALEVİLERİN TOPLU OLARAK YAŞADIKLARI EN BÜYÜK BÖLGEYİ dağıtmıştır.

    Ve bu soykırım sırasında bu sitenin sahibi SAYIN AHMET SALTIK’IN HAMİLE BABAANNESİ DE aynı canavarca duygularla katledilmiştir.

    Bu sitenin sahibi Ahmet bey, “ALEVİLER, KERBELA’DAN BU YANA İSYAN ETMEMEKTE, ÖZGÜRCE YAŞAMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY DE DÜŞÜNMEMEKTEDİRLER!..” demeyen bir Cumhuriyet ve Laiklik; ne Cumhuriyet’tir, ne Laikliktir… Yalnızca yalandır.

    Bu kitabın araştırmacı yazarına MEREDANOĞLU değil, YALANOĞLU daha fazla yakışır!..

    Sayın Ahmet Saltık, bu konudaki gerçeği arıyorsanız; HAMİLE BABAANNENİZİN NASIL ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ anlatın!.. Bundan başka belge, bundan başka doğru, bundan başka gerçek olamaz!..

    Yüksek kayalardan atılarak mı, azgın sulara itilerek mi, bir makineli tüfeğin gırıltısıyla küçük bir grubun içinde taranarak mı, bir taş ocağının içinde on binlerce kişiyle birlikte dört koldan taranarak mı, Mağaralarda zehirli gaz ve duman verilerek mi, evleriyle birlikte yakılarak mı, süngüyle karnı deşilerek mi, BİLMEDİĞİMİZ, HAYAL BİLE EDEMEDİĞİMİZ BAŞKA BİR BİÇİMDE Mİ öldürüldü babaanneniz Ahmet bey?

    Evet… Ahmet bey, hamile babaanneniz NASIL ÖLDÜRÜLMÜŞSE DERSİM GERÇEĞİ ODUR!..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir