Bekir Coşkun: Bu yazı Kürtlere…


Bu yazı Kürtlere…

portresi_gulumseyen


Bekir Coşkun
SÖZCÜ,
6 Kasım 2014


2006…

“Başkan” olmak planının ilk adımıydı, anayasa değişikliği halk oyuna gidecekti… Oylama öncesi Diyarbakır’da çıktı ilk kez “Kürt sorunu” dedi…

Ekim’de silahlar sustu… Kürtler “Evet” dediler…
*

2009… Seneye (2010) referandum var…
Bu kez parti kapatmayı zorlaştırmak, askeri şurayı etkisizleştirmek,
yargıyı kucaklamak, sorgudan sualden kurtulmak lazımdı…

“Açılım” dedi… Mayıs’ta silahlar sustu…
Kürtler “evet” dediler…
*

2014… Artık cumhurbaşkanı olacaktı… Doğru Diyarbakır’a…
Adı bu kez “süreç” oldu… Silahlar sustu…
Kürtler “evet” dediler…
*

Kürt oylarına ihtiyacı olduğunda hep böyle oldu…
Ama “Kürt sorunu”, “Açılım”, ya da “Süreç”in ne olduğunu kimse öğrenemedi…
Kürtlerin bin bir derdi varken, gele gele mesele “Apo’ya villa” noktasında…
Bir yanda yalan dolan siyaset, bir yanda kanlı terör örgütü…
Her seferinde Kürtleri kandırdılar…

Sonuç ortada…
Asırlardır süren bir arada yaşamanın keyfi kaçtı…
Türkiye de, üzerinde yaşayanlar da paramparça…
*

Şimdiden söyleyeyim: Önümüzde seçim var, bu sefer “Başkan” olmak istiyor…
Ne uydururlar bilemem…
*

Sözüm Kürtlere… İnanma…
Bu kanlı oyunlara gelme… Çocuklar sokakta birlikte oynasın
Dirsek dirseğe sınıfta ders sürsün… Kulübelerde nöbet saatleri eşittir…
10 bin ortak şirket, 100 bin yuva var…
İstanbul’un içinde üç tane Diyarbakır yaşar…
Komşudan yine bir tas çorba gelsin…
Zibidiye elletme…
O bayrak hepimizin
*

İnanma… Olmadı, İlhan İrem‘in şarkısıdır: “Yine de sen bilirsin…”

=================================================

Evet Dostlar..

Kürt kardeşlerimizi biz de çoook  uyardık.

Emperyalizmin maşası olmamak başta gelen koşul..

“Biji serok Obama” hiç ama hiiiç olmadı.

Diyarbakır ve Yüksekova’daki arkadan kalleşçe sivil askerleri vurmanın
bağışlanacak hiçbir yanı yok…

HDP’nin çağrısıyla 6-7 Ekim  2014 günleri ülkeyi savaş alanına çevirerek
40’ı aşkın masum insanın ölümüne neden olmanın da hoşgörülecek yanı yok..

Yakılıp yıkılan Atatürk yontuları, indirilen bayraklar…

Haydi biri provokasyondu, beriki de..

Ardarda gelen hepsi mi provokasyon?

Mahkemesini kuran, kolluğunu kuran….. Kürt kardeşlerimiz bu provokasyonlara
hiç mi engel olamıyor? Yoksa bilinç altı husumet – düşmanlık dışa mı vuruluyor??
Provokasyon maskesi ardına saklanarak??

Bu yol çıkmaz sokaktır ve bedeli ağırdır…. Bu sözümüz herhangi bir tehdit – şantaj vb. anlam taşımıyor. Nesnel bir öngörüdür..

Bir kez daha yazmış olalım ve her tür şiddete son vererek, başkalarını da araya sokmadan eşit yurttaşlık temelinde yola devam edelim..

Bu zeminin de hızla ve ciddi düzeyde yitirildiğinin ayrımında değil misiniz?
Yeterli karşı çabanızı göremiyoruz bu kopuşu engelleme adına??!!..

Sevgi ve saygı ile.
7.11.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir