ANADİLİNDE EĞİTİM…


ANADİLİNDE EĞİTİM…

Dostlar,

Bu gün, Eğitimciler Evinde (Ankara, Sümer Sokak 10/1)
“ANADİLİNDE EĞİTİM”
başlıklı açık oturumumuzu gerçekleştirdik.

Bizim de üyesi olduğumuz EĞİTİMİŞ Ankara 1 No’lu Şube ile yine üyesi olduğumuz
Ulusal Eğitim Derneği‘nin ortak etkinliği olarak önerimiz üzerine gerçekleşen toplantı
2 saati aşkıN sürdü.

Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Sayın Nazım Mutlu‘nun yönettiği açıkoturuma Dilbilimci Dr. Kemal Ateş, Eğitimci – Yazar Zeki Sarıhan ve biz konuşmacı olarak katıldık. Katkı ve tartışmalarla 2,5 saati aşan oturumda Dr. Ateş ve biz 2. resmi dilin Türkiye’de sakıncalarını ve olanaksızlığını savunduk kanıtlara dayanarak.
Sn. Sarıhan ise Kürtçe’nin 2. resmi dil olmasından yana görüş belirttiler.
Uygun bir zamanda söylediklerimizi özetleyebilmeyi umuyoruz.

Toplantıyı düzenleyen ve katılanlara şükranlarımızı sunarız.

IM000931.JPG

Fotoğrafları gönderen dostumuz Duran Aydoğmuş’a teşekkür ederiz..

Yorumlar altta….

Sevgi ve saygı ile.
18.10.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“ANADİLİNDE EĞİTİM…” üzerine 3 yorum

  1. Sevgili Dostlar !!!

    Dün (18/10/2014 CT) “Çeşitli Yönleriyle ANADİLİNDE EĞİTİM” konulu Açık Oturum’a
    ben de izleyici olarak katıldım. Konuşmacılar :

    – Prof. Dr. Ahmet SALTIK
    – Dr. Kemal ATEŞ,
    – E. Öğr. Yazar Zeki SARIHAN ve
    – Yöneten ise Ulusal Eğt. Der. Gnl. Bşk. Em.. Öğr. Nazım MUTLU idi.

    Bu oturumu izleyenlerden biri idim ve üçüncü konuşmacı Sn. Sarıhan’ın dile getirdiği
    “İsveç’te iki dilde eğitim olduğu” konusunda aksi görüşümü belirttim

    Bu açık oturumun özetini, Sayın konuşmacı Prof. Dr. Ahmet SALTIK hocamız web sitesinde (www.ahmetsaltik.net) yayınlamış. Yalnızca iki dinleyicinin (D. Aydoğmuş ve F. Coşkun) konuşmasını almış, Mehmet AYHAN Hocamız da bu özeti ayrıca paylaşmış (Aşağıdaki).

    ÖZETle;

    – Dünkü bu açık oturum ülkemiz geleceği için çok önemli idi. İyi ki katılmışım…
    – (WEB’deki özette, verilmeyen kimi cümleleri de ben ekledim çünkü dünyadaki
    dillerin sayısının dört binden çok olduğu ve bunların yalnızca 120’sinin geçerli resmi dil
    olduğu konusu çok önemli idi -Ahmet hoca, uzatmamak için koymamıştır..)

    Saygılarımla.
    Duran Aydoğmuş
    19.10.2014
    —–

    19 Ekim 2014 10:32 Pazar tarihinde Mehmet Ayhan şöyle yazdı :

    18 Ekim 2014 günü Ankara EĞİT-DER Genel Merkezinde (Sümer 1 sok. No: 10 Kızılay- Ankara) “Anadilinde Eğitim” konulu bir oturum düzenlendi. Çoğunluğunu Ulusalcı- Dilseverlerin
    oluşturduğu kalabalık bir dinleyici kitlesince ilgi ile izlenen ve katkıda bulunulan oturumda: Konuşmacılardan Prof.Dr. Ahmet Saltık, Dr.Kemal Ateş ve Oturumu Yöneten Ulusal Eğt. Der. Genel Başk. Nazım Mutlu,

    – “Ana dil anlamının Anayasa Anayurt vb. gibi Ana Dil anlamına geldiğini doğal ki, yan dillerin de olabileceğini ve o dillerin de kullanılmasının bir insan hakkı olduğunu vurguladılar.
    – Ne ki, Eğitimin, her etnik köken diline göre ayarlanması ve uygulamasının Tekil (Üniter) Devlet bütünlüğü içinde olanaklı olmadığı
    – Böyle bir girişimin, hem Tekil Ulus Devlet bütünlüğünü hem de kişinin eğitim gelişmesini zaafa uğratacağını,
    – Dolayısıyla bu isteklerin uygulanırlığını bulunmadığından, Devletin Ana Dilinin iyi öğretilmesinin ve eğitim dizgesinin bu yolla verilmesi gerektiği görüşünü paylaşmışlardır.

    İzleyicilerin sorular ve katkıları da bu doğrultuda olmuştur.

    Konuşmacılardan Zeki Sarıhan ise; kişinin eğitim dizgesini anne dili ile algılayabileceğini ve bunun bir hak olduğunu, İsveç’de bile böyle olduğunu söylemiştir.

    Bu görüşe izleyiciler karşı çıkmışlar :

    * Duran Aydoğmuş;
    “Yıllarca İsveç’te kaldığını, çocuklarının bile orada okuduklarını ve orada 3 etnik topluluk (Lapon’lar, Skan’lar, Fin’ler) bulunmasına karşın, Eğitimin İSVEÇ ANADİLİ ile verildiğini belirtmiştir.

    * Fevzi Coşkun ise;
    -Prof. Saltık’ın da dediği gibi- dünyada 4000 (dörtbin)’den fazla dil konuşulmakta,
    Birleşmiş Milletler’de 192 ülke temsil edildiği halde ancak bunlardan 120 (yüzyirmi) dil ANADİL olarak geçerlidir. Dilin, toplumların yarattığı dil sayıları zamanla birleşip
    gelişmiş – kurallı tek dil kullanma gerçeği oluşurken; küçük dillere göre eğitim dizgesi hazırlanmasının ve uygulamasının birleşme – bütünleşme – gelişmeye – karşın,
    ayrışma küçülme ve bocalamayı doğuracağı görüşünü dile getirmiştir.

    Esas olan, emperyalizmin empozisyonlarına aldanılmaması, aynı vatanda yurttaşlar birliğinin, demokrasiye, insan haklarına sahip çıkması ve bunların eksiksiz uygulanmasının sağlanmasıdır!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir