ÇARŞI GRUBU’na YAPILAN BASKILARI KINIYORUZ!


ÇARŞI GRUBU’na YAPILAN BASKILARI KINIYORUZ!


Beşiktaş ÇARŞI Grubu
, tümüyle demokratik hak ve özgürlükler bağlamında olan
yasal, hukuka uygun bir topluluktur. Anayasal güvence altındadır ve

Anayasa md. 25 uyarınca “Düşünce ve kanaat hürriyeti” ni

Anayasa md. 26 uyarınca da “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” ni kullanmışlardır.

Ayrıca Anaysa md. 34 uyarınca da
“Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” vardır.

Bu madde, ilk fıkrasında şöyle yazar :

Anaysa md. 34 : “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.”

ÇARŞI Grubu, 31 Mayıs 2013 günü İstanbul Taksim’de “Gezi” de başlayan
AKP karşıtı doğal – yasal – demokratik protesto eylemlerinde
çok etkin katılım sağlamıştır.

AKP iktidarı bu durumdan çok rahatsız olmakta ve gelecekte benzer eylemlerin düzenlenmemesi için elinden geleni yapmaktadır. Korku bacayı samıştır.
Öyle ki; bu kümede (grupta) yer alan insanları sindirmek için, yapılabilecek en ayıp –
yüz kızartıcı davranış sergilenerek, DARBECİLİK suçlaması yüklenmiştir.

Sivil – silahsız sınırlı sayıda bir insan topluluğu nasıl Hükümet devirebilir ki?

AKP iktidarının, tüm despot yönetimlerde olduğu gibi “iktidardan düşme” fobisi ile takınaklı (obsessif) – zorlantılı (kompülsif) paranaoid davranışlar sergilediğini izliyoruz. Bu üzücü durum son derece sağlıksız olup, ülkemizi Faşizme götürür!
Yaşanan da budur. AKP iktidarı giderek otoriterleşmiş, neredeyse totaliter – baskıcı bir rejime ülkemizi sürüklemiştir. İnternet sansürleri, TİB’e verilen olağanüstü ve hukuksuz yetki ve olanaklar (çok özel personel, donanım, sınırsız dinleme – engelleme..), Cemaatle ortak yürütülen Ergenekon vb. tertip – kumpas davalar,
yıllarca hapisler..demokratik hukuk devletlerinde kabul edilemez ve
örneği gösterilemez dayatmalardır.

Gerçek darbeci AKP iktidarlarıdır!

T.C.’nin Anayasal temel değerleri ile ciddi – uzlaşmaz çatışmaları vardır ve
bu rejimi yavaş yavaş yasa – hukuk – anayasa… dinlemeden eylemli olarak (fiilen,
de facto) sürekli biçimde başkalaştırmaktadırlar (dejenerasyon – metamorfoz).

Bu tablo karşısında, Anasaya’nın ilk 4 maddesinde güvence altına alınan T.C.’nin
temel niteliklerini siyasal iktidara karşı da olsa savunma, koruma ve kollama görevi
doğrudan doğruya bu ülkenin sahibi olan yurttaşlarına düşmektedir.
Bu bir meşru savunmadır ve hem hak hem de vatandaşlık görevidir.

Bu bakımlardan, ÇARŞI Grubu’nu, tümüyle yasal eylemlerinden dolayı destekliyoruz ve bu yurttaşlarımza yapılan AKP iktidarı baskılarını reddediyoruz.
Açılan zorlama – tertip soruşturma ve davalar derhal durdurulmalı;
Cumhuriyetin yurttaşı yersiz – haksız – baskıcı – yıldırıcı biçimde taciz edilmemelidir.

ÇARŞI Grubu’na destek amaçlı olarak onlarla birlikte Beşiktaş maçını izleyecek iken,
bu yerinde kararını her nedense (?) değiştiren ve maçı “protokol tibününüden” izlemeye karar veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na da, halkın içinde değil ama
protokol tribünlerinde muhalefet kolay gelsin” (!) diyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
19.9.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir